Özgür Özel Ailem Güvende operasyonlarını hedef aldı: Sapkın LGBT derneklerine sahip çıktı
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

Özgür Özel Ailem Güvende operasyonlarını hedef aldı: Sapkın LGBT derneklerine sahip çıktı

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çocukların, gençlerin ve aile kurumunun korunması gerekçesiyle yürütülen “Ailem Güvende” operasyonlarını hedef aldı. Operasyonları “özensiz” olarak nitelendiren Özel, Adalet Bakanlığını Anayasa’yı yok saymakla suçladı. Özel, açıklamalarında operasyon kapsamındaki dernekleri ve erişim engellerini öne çıkarırken, savcılıkların fuhuş, müstehcenlik, uyuşturucu ve örgütlü suç iddiaları kapsamında yürüttüğü soruşturmaların gerekçelerini görmezden geldi.

L
Lumout Medya 17 Eylül 2026, 17:27
3 6 dk

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Ailem Güvende" operasyonlarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. LGBT dernekleri, bazı işletmeler ve şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmaların kapsamına karşı çıkan Özel, operasyonları "fevkalade özensiz" olarak nitelendirdi.

Takip eden süreçte, özel, "Herkesin bir anlamda aynı çuvala sokulup kriminalize edildiği bu durum ile karşı karşıyayız. Yapılan operasyonun nasıl sonuçlar doğuracağı hiç düşünülmeden, son derece özensiz bir süreç var karşımızda" ifadelerini kullandı.

Konuya ilişkin, operasyon kapsamındaki bazı yapıların cinsel sağlık alanında faaliyet gösterdiğini, HIV/AIDS ile mücadele eden kuruluşlarla aile dayanışma derneklerinin de soruşturmaya dahil edildiğini söyleyen Özel, bu kurumlara yönelik işlemlere tepki gösterdi.

Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, özel, söz konusu yapılara "ahlaksızlık" ve "müstehcenlik" suçlamaları yöneltildiğini savundu. Ancak Özel'in savunduğu dernekler, soruşturma ve denetim dosyalarında farklı başlıklarla yer aldı. SPoD, HEVİ, LİSTAG, Pozitif Yaşam, Pozitif İz ve Lambdaİstanbul hakkında yurt dışı fonları, dernek faaliyetleri ve çeşitli usulsüzlük iddiaları kapsamında incelemeler yapıldı.

Özel’den “Ailem Güvende” çıkışı: Operasyonları hedef aldı Özel'in açıklamalarında soruşturmaya dahil edilen dernekler ön plana çıkarken, operasyonların hangi suç şüpheleri kapsamında başlatıldığına ilişkin resmi açıklamalar ise geri planda kaldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "fuhuş", "müstehcenlik" ve "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya satın almak" suçlarından yürütüldüğünü açıklamıştı. Başsavcılık, teknik ve fiziki takiplerin yanı sıra tanık ifadeleri ve ihbarların değerlendirildiğini aktardı.

Savcılık bunun yanı sıra, bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimini henüz tamamlamamış çocuklar ile reşit olmayan gençlerin yaş ve gelişim düzeyleri gözetilmeden cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında yönlendirildiğine ilişkin deliller elde edildiğini açıkladı. Bu hususlar soruşturma makamlarının suçlamaları olup nihai yargı kararı niteliğinde değil.

Dikkat çekici bir gelişme olarak, özel ise açıklamalarında bu suç isnatlarının esasına yönelik ayrıntılı bir değerlendirme yapmak yerine operasyonların kapsamına ve soruşturmaya dahil edilen kurumlara itiraz etti.

Özel, "Bu operasyonlar bir gerçeği görmezden gelmek istiyor olabilir ama bu, o gerçeği ortadan kaldırmaz" ifadelerini kullanarak LGBT'li sapkınlara desteğini yineledi.

Özel'in eleştirilerinin bir diğer adresi Adalet Bakanlığı oldu. Operasyonların savcılıklar tarafından yürütülmesi gerektiğini söyleyen Özel, Adalet Bakanlığının Cumhuriyet Başsavcılıklarına yargı yetkisinin kullanılması yönünde talimat veremeyeceğini savundu.

Özel, "Bu operasyonun yapılmasına Adalet Bakanlığı kararname veremez" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanlığı ise 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, çocukları ve gençleri hedef alan suç ve müstehcen içeriklere ilişkin ihbarların değerlendirilmesini, gerekli adli tedbirlerin uygulanmasını ve suçun mali boyutunun araştırılmasını istedi. Bakanlık, söz konusu çalışmaların Anayasa'nın aile ve çocukların korunmasına ilişkin devlete yüklediği sorumluluk kapsamında yürütüldüğünü bildirdi. Özel buna rağmen, "Bunun yapılması Adalet Bakanlığının anayasayı da ayaklar altına alması, anayasayı yok saymasıdır" diyerek Bakanlığı hedef aldı ve hukuk devletinin ortadan kalktığını öne sürdü.

Özel bunun yanı sıra gazeteciler ile bazı hak temsilcilerinin sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerini de sert tepki gösterdi.

Erişim engeli kararları ise soruşturmalarda müstehcen içerik, çocukları ve gençleri hedef aldığı değerlendirilen paylaşımlar, suç unsuru taşıdığı öne sürülen dijital faaliyetler ve devam eden adli süreçleri hedef gösteren içerikler gerekçe gösterilerek alındı. Adalet Bakanlığı da başsavcılıklara gönderdiği yazıda, çocukları ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin dijital delillerin tespit edilmesini, gerekli durumlarda içerik çıkarma ve erişim engelleme tedbirlerinin uygulanmasını istedi.

Bu kapsamda Kaos GL, SPoD, Pembe Hayat, Lambdaistanbul, 17 Mayıs, HEVİ ve Kırmızı Şemsiye gibi derneklerin yanı sıra Velvele, GZone, Ayı Sözlük, LGBTİ+ Onur Haftası hesapları ve çeşitli üniversite topluluklarının internet sitesi ve sosyal medya hesapları da erişim engeli kararlarının kapsamına girdi.

Bakanlık bunun yanı sıra organize yapı şüphesi bulunması halinde örgütlü suç hükümlerinin uygulanmasını ve suçun mali boyutunun araştırılmasını istedi.

"Ailem Güvende" operasyonları İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda, 5 il merkezli toplam 15 ilde gerçekleştirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonlarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlem yapıldığını açıkladı.

Bakanlığın açıklamasına göre soruşturmalarda fuhşa aracılık veya yer temin ettiği öne sürülen kişiler, bu faaliyetlere ortam sağladığı değerlendirilen işletmeler, müstehcen içerik üreten ve yayan şüpheliler ile çocukların bu içeriklere maruz bırakılmasına yönelik faaliyetler incelendi.

Soruşturmalar kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik ve fiziki takip, tanık beyanları, dijital incelemeler ve görüntü kayıtlarının ardından eş zamanlı gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği açıklandı.

Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, operasyonlarda uyuşturucu maddeler ile pek çok dijital materyale el konulduğu, bazı sosyal medya hesapları ve internet siteleri hakkında erişimin engellenmesi tedbirinin uygulandığı bildirildi.

Mali soruşturma kapsamında ise MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığının tespit edildiği açıklandı. Bakanlık, bu para hareketlerinin kaynağı ile soruşturmaya konu faaliyetler arasındaki bağlantının araştırıldığını aktardı.

Adalet Bakanı Gürlek, operasyonlara ilişkin açıklamasında, "Çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi hedef alan hiçbir suç yapılanmasına, istismar ağına ve yasa dışı faaliyete müsamaha göstermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
17 Eylül 2026, 17:27 6 dk okuma 3 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000