Ahmet Türk: Selahattin Demirtaş neden içeride, elinde silah mı vardı?
İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak 4 Kasım 2024’te yerine kayyum atanan DEM Partili Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, barış süreci, tutuklu siyasetçilerin durumu ve kayyum uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Amida Haber’den Gönül Morkoç Dekak ve İlyas Akengin’e konuşan Türk, sürecin ilerlemesi için hukuki adımların atılması gerektiğini vurguladı. Bu bağl
İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak 4 Kasım 2024’te yerine kayyum atanan DEM Partili Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, barış süreci, tutuklu siyasetçilerin durumu ve kayyum uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Amida Haber’den Gönül Morkoç Dekak ve İlyas Akengin’e konuşan Türk, sürecin ilerlemesi için hukuki adımların atılması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın serbest bırakılacağı yönündeki beklentilerin karşılanmadığını söyleyen Türk, yaşanan gecikmelerin Kürtlerde güvensizlik ve umutsuzluk yaratabileceği uyarısında bulundu. “Kayyum ipoteğinin kalkmasının mücadelesini veriyoruz” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Ahmetler makama” sözlerinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen göreve dönüşünün gerçekleşmemesi ve bunun önündeki engeller sorulan Türk, kişisel olarak belediye başkanlığına dönmekten ziyade halk iradesine konulan ipoteğin kaldırılması için mücadele ettiklerini dile getirdi. Gündeme gelen gelişmeye göre, türk, “Bu konuda bireysel olarak belediye başkanlığıyla ilgili çok fazla da bir beklenti veya talebim yok. Ama halk iradesine ipotek konulduğu için bu ipoteğin kalkmasının mücadelesini veriyoruz” dedi. Kayyum uygulamasının demokratik sistem tartışmasının bir parçası olduğunu belirten Türk, mücadelenin yalnızca belediyelere kayyum atanmasıyla sınırlı olmadığını aktardı. Türk, “Sadece kayyum değil. Demokratik bir sistem nasıl oluşur, sorunun çözümü konusunda Kürtler ne kadar gerçek bir muhataptır gibi başlıkların tartışılması gerekiyor. Biz bu ülkede demokrasinin kalıcı hale gelmesi için çaba gösteriyoruz. Bizim mücadelemiz bu” diye açıklamalarda bulundu. “Demirtaş’ı, Yüksekdağ’ı içeride tutmanın nedenini biz de bilmiyoruz” Barış sürecindeki gelişmeleri sabırla izlediklerini belirten Türk, Kürtlerin kendilerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini bununla birlikte ülke yönetimi tarafından henüz somut bir adım atılmadığını savundu. Sürecin ilerleyebilmesi için tarafların eşit koşullarda müzakere yürütmesi gerektiğini ifade eden Türk, Meclis’te 467 oyla kabul edilen yasanın gereğinin yerine getirilmesini istedi. Türk, “Şimdi burada bir barış olacaksa bir muhatabın olması lazım. Bu muhatabın eşit koşullarda bu süreci yürütmesi gerekiyor. Ancak burada bunu göremiyoruz” dedi. Yasanın Meclis’ten geçerek Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından uygulanması gerektiğini belirten Türk, farklı kurumlar ve komisyonlar üzerinden sürecin uzatıldığını ileri sürdü. Türk, “Bir yasal düzenleme çıkıyorsa o yasanın gereği yerine getirmek lazım” ifadelerini kullandı. Silah bırakan kişilerle siyasi düşünceleri nedeniyle cezaevinde tutulan siyasetçilerin durumlarının birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Türk, şöyle açıklamalarda bulundu: Şunu da açıkça ifade ettik. Elinde silah olan insanlar silahlarını bırakmış. Bu sürecin izlenmesi konusunda bir akıl ortaya çıkabilir. Ama fikirlerinden, düşüncelerinden siyaset yaptığı için cezaevinde olan insanların silahla ne ilgisi var? Bunlar eline silah mı aldı? Kandil’e mi hareket etti bu insanlar? Hayır. O zaman niye bunu bekletiyor? Selahattin Demirtaş’ı, Figen Yüksekdağ’ı, diğer arkadaşlarımızı, burada tutmanın nedenini biz de bilemiyoruz. “İki yıl geçti, bir oyalamak politikası yürütülüyor” DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’ın ekim ayında bazı somut adımlar atılacağı yönündeki açıklaması da Türk’e soruldu. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın serbest bırakılacağı yönünde daha evvelden de açıklamalar yapıldığını hatırlatan Türk, bu beklentilerin karşılanmadığını dile getirdi. Türk, “Bunu hep söyledik, bir sene iki sene evvelden de söyledik. Nisan, Mart ayında Selahattin Başkan çıkacak dendi. Figen arkadaş serbest bırakılacak dendi. Ama aradan 2 yıl geçti. Şimdi bir oyalamak politikası yürütülüyor. Bunu doğru bulmuyorum açıkçası. Belki bu söylediklerim birilerinin hoşuna da gitmeyebilir. Ama gerçeği dile getirmek lazım” diye açıklamalarda bulundu. Kürtlerin ortak demokratik değerler temelinde diğer halklarla birlikte yaşama iradesine sahip olduğunu belirten Türk, bu iradenin görmezden gelinmesinin süreçte tepkilere ve güvensizliğe yol açacağını aktardı. “Sürecin bu şekilde devam etmesi umutsuzluk çıkartır” Sürecin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde Türk, mevcut gidişatın devam etmesi halinde toplumdaki umutların zayıflayabileceği uyarısında bulundu. Türk, “Sürecin bu şekilde devam etmesi umutsuzluk çıkartır. Biz bunun olmasını istemiyoruz. Gerçekten bu sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi için hepimiz büyük çaba gösteriyoruz. Halkımız da buna hazır” dedi. Silahların susmasının kritik olduğunu bununla birlikte barışın yalnızca silahlı çatışmaların sona ermesiyle sınırlı görülemeyeceğini belirten Türk, halkın özgürlük, demokrasi ve siyasal katılım konusundaki beklentilerinin de karşılanması gerektiğini dile getirdi. Türk, “Silahların susması güzel bir şey. Ama silahlar sustuktan akabinde mesele sadece silah değil ki. Halkın talepleri var, özlemleri var, beklentileri var” ifadelerini kullandı. Süreci küçümsemediklerini ve sürece destek verdiklerini vurgulayan Türk, barışın kalıcı hale gelmesi için Kürtlerin beklentilerini anlayan bir yaklaşımın benimsenmesini istedi. “Kayyum uygulamasının süreçle bir bağlantısı yok” Kayyum uygulamasının sona ermesiyle barış süreci arasında bağlantı bulunup bulunmadığı sorusunu yanıtlayan Türk, kayyumların kaldırılması için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadığını savundu. Kayyum uygulamasının 5393 sayılı Belediye Kanunu’na dayandırıldığını ve söz konusu yetkinin kaldırılması için siyasi iradenin karar alabileceğini belirten Türk, seçilmiş belediye başkanlarının göreve iade edilebileceğini dile getirdi. Türk, “Kayyum uygulamasının süreçle bir bağlantısı yok. Kayyum olayının bu süreçle hiç ilgisi yok. İsteseydiler ilk günde bunu kaldırabilirlerdi” dedi. Kayyum uygulamasının sona erdirilmesi için Meclis’e yeni bir yasal düzenleme getirilmesinin gerekli olmadığını belirten Türk, sözlerini şöyle sürdürdü: İstedikleri an, istedikleri zaman bu kayyumların yerine halkın iradesiyle seçilmiş olan belediye başkanlarını atayabilirler. Yani bunun için bir kanunu Meclis’e getirmeye gerek yok. Böyle bir şey yok. Zaten böyle bir şey de olmayacak. Yani kayyumlarla ilgili bir yasanın Meclis gündemine gelmesi gibi bir şey olmayacak çünkü öyle bir durum yok. İstedikleri an bunu kaldırabilirler. Kayyum uygulamasının barış sürecini etkileyen bir baskı aracı olarak kullanıldığını düşündüklerini ifade eden Türk, bu yaklaşımın değişmesi gerektiğini vurguladı. Amida Haber
ahmet türkSELAHATTİN DEMİRTAŞsüreçYerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın serbest bırakılacağı yönündeki beklentilerin karşılanmadığını belirterek, “Bir oyalamak politikası yürütülüyor” dediCuma, Ekim 9, 2026 - 14:00Main image:
Fotoğraf: X
SiyasetType: newsSEO Title: Ahmet Türk: Selahattin Demirtaş neden içeride, elinde silah mı vardı?copyright Independentturkish:
Yorumlar 0
Yorum Yap