AKINCI havada rolünü büyütüyor: SUNGUR’la nokta atış! Bu test ne anlatıyor? ‘Asıl hedef çok daha büyük’
AKINCI’nın SUNGUR ile gerçekleştirdiği başarılı hava-hava atışı, TİHA’ların hava muharebesindeki görev alanının genişlediğini ortaya koydu. Farklı sınıflardaki millî mühimmatları kullanabilen AKINCI, gelecekte havadan havaya, havadan karaya ve deniz hedeflerine yönelik görevleri aynı platformda gerçekleştirebilecek bir yapıya mı ilerliyor? Uzman isim, bu testin arkasındaki daha büyük harekât konseptini anlattı.
HABERLERGündem HaberleriAKINCI havada rolünü büyütüyor: SUNGUR’la nokta atış! Bu test ne anlatıyor? ‘Asıl hedef çok daha büyük’Güncelleme Tarihi: Eylül 17, 2026 11:34
İnsansız hava araçlarının savaş sahasındaki kullanım alanları genişlerken, farklı görevleri tek bir platform üzerinden yerine getirebilme kabiliyeti de önem kazanıyor. Keşif ve gözetlemenin yanı sıra taarruz görevlerinde de kullanılan insansız hava araçları, farklı sınıflardaki mühimmatlarla gerçekleştirilen testlerle hava muharebesindeki yeteneklerini geliştiriyor.Bu kapsamda BAYKAR tarafından geliştirilen AKINCI TİHA’nın (Taarruzi İnsansız Hava Aracı) hava hedeflerine yönelik gerçekleştirdiği yeni atış testi, platformun farklı millî mühimmatları kullanabilme kabiliyetine bir yenisini ekledi. Bu kapsamda gerçekleştirilen testte Roketsan tarafından geliştirilen SUNGUR Hava Savunma Füzesi, hedef hava aracını tam isabetle vurdu. Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ’da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden kalkış yapan AKINCI, Karadeniz üzerindeki test sahasına intikal etti. Sinop açıklarında icra edilen testte gökyüzünde seyreden hedef insansız hava aracı, AKINCI’dan ateşlenen SUNGUR mühimmatı tarafından isabetle vuruldu. Atış testinin başarıyla sonuçlanmasının ardından AKINCI, planlanan rotayı takip ederek tekrar Çorlu’ya geri döndü.MÜHİMMAT YELPAZESİ GENİŞLİYORDaha önce KEMANKEŞ 1 Yapay Zeka Tabanlı Mini Seyir Füzesi ile hava-hava atışları gerçekleştiren AKINCI, Roketsan tarafından geliştirilen EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile de hedefini başarıyla vurdu. SUNGUR Hava Savunma Füzesi’nin de kullanılmasıyla farklı sınıflardaki millî mühimmatları hava hedeflerine karşı kullanma kabiliyetini genişleten AKINCI, sahip olduğu geniş mühimmat yelpazesiyle hava muharebesinde mühimmat çeşitliliği kabiliyetini ortaya koydu.
Yapılan açıklamaya göre, bugüne kadar millî TİHA’nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında Mini Akıllı Mühimmat (MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C), TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, 300 Süpersonik Füze, 230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı 122 Süpersonik Füze ve ÇAKIR Seyir Füzesi başarıyla entegre edildi.AKINCI’NIN YENİ ROLÜ NE OLACAK?
Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip mühimmatları kullanabilmesi sayesinde AKINCI, geniş bir harekât ve taarruz kabiliyeti kazanıyor. Peki, SUNGUR gibi bir hava savunma füzesini kullanarak hava hedefini vurması, TİHA’ların hava muharebesindeki rolünün gelişimi açısından nasıl değerlendirilmeli?Konuyu Güvenlik ve Psikolojik Harp Uzmanı, Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ’a danıştığımda, Türkiye’nin insansız teknolojilerde kara, hava ve deniz unsurlarını aynı hedef doğrultusunda geliştirdiğini belirterek, farklı hava araçlarının ortak bir harekât konsepti içerisinde kullanılacağına dikkat çekti.Başbuğ, “İnsansız teknoloji artık kara, hava ve deniz olmak üzere üç alanda da tek bir hedef doğrultusunda ilerliyor. Bunun dünyadaki en iyi uygulayıcılarından biri de şu anda Türkiye. Bu üç alanda eş zamanlı ilerliyoruz. Hava araçları içerisinde TİHA, SİHA ve KAAN gibi platformlardan oluşan bir görev grubunun oluşturulması, Türkiye’nin en büyük hedeflerinden biri” dedi.Özellikle KAAN’ın havada bir harekât merkezi gibi kullanılmasının planlandığını belirten Başbuğ, farklı insansız hava araçları ve harp unsurlarının da bu yapı içerisinde birlikte görev yapacağını söyledi:“KAAN’ı havada bir harekât merkezi gibi kullanıp, altında sürü dronları, TUSAŞ Aksungur’ları, TİHA’ları, SİHA’ları ve diğer harp araçlarını birlikte kullanma konsepti var. Türkiye bu çalışmaları yürütürken bir hedef daha ortaya koydu. Geliştirdiği platformların farklı mühimmatları kullanabilecek kabiliyete ulaşmasını hedefliyor. Yani Türkiye’nin ürettiği bir füzenin KAAN tarafından da BAYRAKTAR KIZILELMA tarafından da kullanılabilmesi amaçlanıyor. Burada ortaya konulan hedef ve konsept bu.”BU TESTİN ARKASINDA DAHA BÜYÜK BİR HEDEF VARAKINCI’nın SUNGUR'u kullanarak gerçekleştirdiği testin yalnızca tek bir mühimmatın denenmesinden ibaret olmadığını belirten Başbuğ, söz konusu kabiliyetin TİHA’ların görev alanını genişletecek bir anlayışın parçası olduğunu ifade etti:“AKINCI’nın SUNGUR ile gerçekleştirdiği bu başarıyı yalnızca tek bir mühimmatla gerçekleştirilen bir deneme olarak değerlendirmemek gerekiyor. Platform, farklı görevlerde kullanılabilecek bir kabiliyete doğru ilerliyor. Gerektiğinde havadan havaya taarruz, gerektiğinde havadan karaya taarruz ve gerektiğinde deniz hedeflerine yönelik harekât gerçekleştirebilecek bir noktaya gelinmesi hedefleniyor.”Başbuğ, bu yaklaşımın gelecekte hava araçlarının tek bir görevle sınırlandırılmak yerine, harekâtın ihtiyaçlarına göre farklı roller üstlenmesini sağlayacağını belirtti:“Yapılan bu denemeler bize aslında konseptin nereye doğru ilerlediğini gösteriyor. Hedef, görevin durumuna ve harekâtın planına göre farklı platformları ve mühimmatları ihtiyaç doğrultusunda kullanabilmek. Savunma sanayiimiz bu konuda kritik adımlar atıyor. Gerçekleştirilen bu test de söz konusu çalışmaların kritik örneklerinden biri.”AKINCI’NIN CEPHANELİĞİ GENİŞLEDİKÇE HAREKÂT DA DEĞİŞİYORAKINCI’nın KEMANKEŞ 1, EREN ve SUNGUR gibi farklı sınıftaki mühimmatları kullanabilmesi, yalnızca mühimmat çeşitliliği anlamına gelmiyor. Bu kabiliyet, harekât planlamasında görev ve hedefe göre daha esnek seçim yapılmasının da önünü açıyor.Coşkun Başbuğ, burada temel unsurun ihtiyaç duyulan hedefe uygun mühimmatın, aynı zamanda ekonomik açıdan da en verimli platformla kullanılabilmesi olduğunu söyledi: “Harekâtta esas olan, ihtiyaç duyulan yerde uygun mühimmatı ve ekonomik anlamda da yeterli mühimmatı kullanabilmek. Türkiye, mühimmat çeşitliliği anlamında dünyada eli en bol ülkelerden biri. Burada kritik olan, yapılacak göreve göre doğru mühimmatı seçebilmek.”İnsansız platformların bu noktada maliyet açısından da kritik bir avantaj sunduğunu belirten Başbuğ, bazı görevlerde savaş uçakları yerine TİHA ve SİHA’ların kullanılabileceğini ifade etti: “Ekonomiyi de işin içine kattığınız zaman, büyük bir jeti kaldırmak yerine basit bir TİHA veya SİHA ile gerçekleştirebileceğiniz görevler var. Bunlar, diğer ülkelerde gerekli imkânlar bulunmadığı için her zaman yapılamıyor. Türkiye ise bu kabiliyeti geliştirmeyi hedefliyor. Bana göre bu noktada hedeflediğimiz amaca ulaştık."
Yorumlar 0
Yorum Yap