İstanbul Bakırköy'de faaliyet gösteren "Fatma Özçalışkan" isimli güzellik merkezinde skandal yaşandı. Söz konusu epilasyon merkezinde kadın müşterilerin gizlice görüntülerinin kayda alındığı öne sürüldü.
Gizli kayıtların sosyal medya platformu Telegram ve X'te belirli ücretler karşılığında izletildiği iddiasıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri devreye girdi.
Epilasyon merkezinde ekipler tarafından yapılan aramada, içinde gizli kamera düzeneği aktif halde bulunan bir RIP cihazı, sökülü 6 adet RIP cihazı ve birçok materyal ele geçirildi.
Bakırköy'deki epilasyon merkezinde kadınların görüntüleri kaydedildi. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)
Ekiplerin belirlemelerine göre 14 bin video kaydının bulunduğu ve kayıtların "Secret TV +18" isimli kanal üzerinden yayınlandığı tespit edildi.
Güzellik merkezi sahibi ve kamera kayıt sistemlerini kuran iki şüpheli, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal, Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme ve Müstehcenlik suçlarından gözaltına alındı. Ekipler, söz konusu suç eşyalarına da el koydu. İLK ETAPTA 2 TUTUKLAMA
Güzellik merkezindeki müşterilerin gizlice kayda alınması ve görüntülerin satılması iddiasıyla gözaltına alınan Fatma Özçalışkan ile Emrah Selim Cansever, sevk edildikleri sulh ceza hâkimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
GÖRÜNTÜLERİN YAYILMASIYLA BAĞLANTILI İSİM YAKALANDI
Öte yandan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemede, görüntülerin dijital platformlar üzerinden yayımlanmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen bir şüpheli daha tespit edildi.
Ekipler, şüpheli Abdullah Çatalbaş'ı (30) Küçükçekmece'deki ikametinde gözaltına aldı. Adreste yapılan aramada ele geçirilen dijital materyallere el konuldu.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Çatalbaş'ı "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak", "müstehcen yayınları alışveriş merkezleri dışında satmaya arz etmek, satmak veya kiraya vermek" ve "özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek" suçlarından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk etti.
Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliği, dosyadaki müşteki, mağdur ve tanık beyanları, arama ve el koyma tutanakları, sosyal medyada paylaşılan görüntülere ilişkin ekran görüntüleri, Siber Araştırma Raporu ve diğer delilleri değerlendirerek Çatalbaş'ın tutuklanmasına karar verdi.
Böylece soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheli sayısı 3'e yükseldi.
Savcılığın tutuklama talebinde, görüntülerin yayımlandığı belirtilen "Secret TV +18" ve "@gizliiadmi" isimli Telegram hesaplarının Çatalbaş'la bağlantılı olduğu kaydedildi. Hâkimlik kararında ayrıca "Türk Paylaşım Merkezi" ve "Hot Celebrities" isimli X hesaplarının da şüpheliyle bağlantılı olduğu değerlendirmesine yer verildi.
Çatalbaş ise hâkimlikteki sorgusunda suçlamaları kabul etmedi. "Secret TV +18" ve diğer kanalların kendisine ait olmadığını savunan Çatalbaş, bu hesapların yalnızca reklamını yaptığını ileri sürdü.
Çatalbaş, kendisine çok sayıda video gönderildiğini, bunları gönderen kişilere ilişkin isim ve banka hesap bilgilerini emniyet ekipleriyle paylaştığını belirterek serbest bırakılmasını talep etti.
Hâkimlik ise şüphelinin beyanını, diğer şüpheli ve müşteki ifadelerini, Siber Araştırma Raporu'nu, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin ekran görüntülerini ve dijital materyallerin henüz tamamen incelenmemiş olmasını dikkate alarak adli kontrolün yetersiz kalacağı kanaatine vardı ve tutuklama kararı verdi.
Soruşturma kapsamında görüntülerin elde edilme ve paylaşılma yöntemi, mağdur sayısı, kayıtların başka kişi veya platformlara aktarılıp aktarılmadığı, içeriklerden gelir elde edilip edilmediği ve olayla bağlantılı olabilecek diğer kişilerin tespitine yönelik çalışmalar sürüyor.
Tutuklanan şüphelilerden Fatma Özçalışkan, savunmasında suçlamaları kabul etmedi. Özçalışkan, olaydan 19 Mart 2026'da haberdar olduğunu ve şikayetçi Elif Nur'un kendisini araması üzerine konuyu öğrendiğini söyledi.
Özçalışkan, gizli kamera iddiasını öğrendikten sonra şikayetçiyle birlikte kliniğe gittiklerini ve aynı gece polise başvurduğunu belirtti.
Orası bir cildiye polikliniğidir, ben orada işletme müdürüyüm, bu konuyla ilgili 19 Mart 2026 tarihinde bilgim olmuştur, arife günüydü, gece 11 sularında şikayetçi olan Elif Nur beni aradı, Fatma abla böyle böyle durumum var, eşimin akrabası beni aradı, güzellik merkezinde görüntülerin varmış demişler, imkansız dedim, herhangi bir sana eline görsel verdi mi dedim, yok vermedi dedi, sonrasında ben adama ulaştım, böyle görseller vardı, sonra Elif ile buluşup kliniğe geçtik.
O gece ben karakola gittim, suç duyurusunda bulundum, 26 Mart'ta tekrar Savcılığa başvuruda bulundum, Ağustos ayının başlarında poliklinik sahibi Hüseyin beyin kızı epilasyona aktif şekilde geliyor, bu kız daha sonra birkaç numaradan aranarak lazer epilasyonda görüntülerin var denmiş, rahatsız eden mesajlar olmuş, bu mesajlar atan kişilere ulaşmaya çalıştığımızda link vermiyor, herhangi bir şey yok, bununla alakalı birkaç defa toplantı yaptık, sonra şikayetçi tarafın yazılarında da sayın avukatımın mesajlaşmaları da durur, bir yerden başlamasının gerektiğini, farklı farklı kişilerin aramasının normal olmadığını belirttik, Minel'in tatile gittiği yerleri bildiklerini, saatleri vesaire keskin net cümleler söylediler, ben ciddi anlamda panik oldum, Hüseyin bey ile birlikte birkaç kez toplantı yaptık, avukatımız yaz dolayısıyla tatildeydi, avukat hanımın gelmesini bekledik, ben hiç kameralara bakmadım, ben kamera sökmedim, pırlar vardı orada, ben onları söktüm, kamera yok odada, bir şey yok, ister istemez endişeye düştük, avukatım geldiği zaman şikayetlerinden vazgeçtiler, 19 Martta en büyük sıkıntıyı yaşadık zaten.
Emrah Selim Cansever'i daha öncesinde benim Bahçelievler'de kendi güzellik merkezi olan arkadaşı vardı ordan tanırım, Bakırköy'deki kliniğin bütün her şeyini, sadece kamera değil, ses alarm, her şeyini o yaptı, yaklaşık 2020'de başladık, o zaman korona süreciydi zaten, karantina süreci derken süreç uzandı, 2021'e kadar geldi neredeyse, sonrasında bunun görsellerini de ilk şikayet dilekçeme de sundum, sesli konuşmalarımızı, bana verdiği rahatsızlık, takıntı haline getirdi beni, sunmuş olduğum dosyamdaki her şey mevcuttur. Ben daha sonrasında ondan hizmet almayı bıraktım, daha sonrasında başka bir yerle çalışmadık sadece kameracıya danışarak şifreleri nasıl değiştireceğimizi sorduk.
Whatsapp yazışmalarında detaylar görülecektir, sürekli bana program yapıyordu şahıs, baskı yapıyordu, 'gel, otel ayarladım' gibi şeyler söylüyordu, ben artık bahane uydurduğunda beni takip ettiğini anladım, ben başka bir arkadaşıma dedim, beni büyük ihtimalle dinliyor dedim, nasıl ispatlayabiliriz dedim, hakkında konuşalım dedik, sonrasında da beni kameralarımı nasıl çat diye önüne gelebiliyor, kamera görüntülerini bilgisayar laptop herhangi bir dijital materyale bile indirmemişimdir, incelendiğinde her şey görülecektir. Benim bu suçla herhangi bir ilgim ve alakam yoktur. Ben kişisel verileri ele geçirip herhangi bir şekilde sitelere sunmadım, o tarihte problemli şekilde ayrıldım onunla, orada gizli kamera olduğunu bilsem orada tutmazdım, ben 25 yıldır meslekteyim, nasıl ben böyle bir şey yapabilirim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, serbest bırakılmayı talep ederim.
Diğer şüpheli Emrah Selim Cansever de suçlamaları reddetti. Cansever, Fatma Özçalışkan'ı ortak bir arkadaşları aracılığıyla tanıdığını ve kendisine herhangi bir hizmet vermediğini savundu.
"Benim bir firmam ve hizmet vermektedir, ben ona herhangi bir hizmet vermedim. Ben sadece santral konusu var, ortak bir yerden bulduk, onlarda kendileri hallettiler, her şey bizde sözleşmelidir, faturalıdır, tekliflidir, firmama herhangi bir teklifsiz, faturasız iş girmez. Benim herhangi bir ilgim ve alakam yoktur. Teknik açıdan dışarıdan bir sızma oluşmuş ancak teknik nettir, ya mevcut alan içerisinde olup o cihazların parolası bilinmesi gerekir, eğer dışarıdan bağlantı yapıp indirme yapılması gerekiyorsa yine şifresi bilinmelidir."
İHA pilotluğuna ilgi yüzde 367 arttı Bahçeli’den 30 Ağustos mesajı



Yorumlar (0)
Yorum Yap