Bakan Tekin: Okul saldırıları salgın hastalık halini aldı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda silahlı ve silahsız güvenlik görevlisi, hareketli kameralar, acil durum uyarı sistemleri gibi çeşitli güvenlik önlemlerinin alındığını, okullardaki tedbirlere ilave olarak, ailelerin de dahil olduğu çeşitli paydaşlarla çalışmalar yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Tekin, Haber Global canlı yayınına katılarak eğitim gündemine ilişkin değerlendirmeler
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda silahlı ve silahsız güvenlik görevlisi, hareketli kameralar, acil durum uyarı sistemleri gibi çeşitli güvenlik önlemlerinin alındığını, okullardaki tedbirlere ilave olarak, ailelerin de dahil olduğu çeşitli paydaşlarla çalışmalar yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Tekin, Haber Global canlı yayınına katılarak eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. Gündeme gelen gelişmeye göre, tekin, son zamanlarda okullarda görülen saldırıların, dünya genelinde yaygınlaşmaya başladığını belirterek, "Dünyada bir salgın halinde yürüyen bir süreç var. Bu sürecin bitmesi için toplumsal olarak hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor." dedi. Meselenin ayrıntılarına bakıldığında, küresel anlamda ilerleyen şiddet algısıyla ilgili, okullarda çocuklara temel hak ve hürriyetlerin, birlikte yaşama kararlılığı ve yöntemlerinin, başkasının hakkına saygı duymanın öğretilmesi gerektiğini ifade eden Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin odağında bunun olduğunu, şiddet dahil bütün temel hak ve hürriyetlerin ihlaliyle ilgili konuları müfredatta değerlendirdiklerini aktarımda bulundu. Tekin, "Şu an çocuklarımız üzerinde belirleyici olan şey ne aile ne okul, maalesef sosyal medya. Çocuklarımızın karakter inşasında sosyal medya çok dominant. Bütün dünyada böyle." diye açıklamalarda bulundu. "Ebeveynlerin sürece biraz daha yakın dahil olması lazım" Akran zorbalığına yönelik yaptıkları araştırmalara göre, çocukların yüzde 80'e yakınının bu şiddete sosyal medya platformları üzerinden maruz kaldığını aktaran Tekin, şiddetin büyük oranda beslendiği yerlerin bu mecralar olduğunu dile getirdi. Okullarda güvenlik ve eğitim anlamında üzerlerine düşeni yaptıklarını vurgulayan Tekin, "Fakat daha büyük tehlike şurada. Çocuklarımız dört duvar arasında, odasında veya telefonuyla baş başa kaldığı zaman, acaba onun karakter inşasında, davranışlarında, hayata bakışında kim ve hangi değerler ön plana çıkıyor? Hangimiz çocuklarımızın sosyal medyadaki ilişkileri üzerinden veya oyun siteleri üzerindeki mesajlaşmaları, yazışmaları üzerinden çocuklarımıza uyarılarda bulunuyoruz?" değerlendirmesini gerçekleştirdi. Bakan Tekin, şöyle sürdürdü: Bu maalesef salgın bir hastalık halini aldı. Bununla mücadelede, polisiye tedbirler bu iş için yeterli değil. Biz okullarımızda silahlı ve silahsız güvenlik görevlisi dahil bir sürü güvenlik önlemi aldık. Kamera kayıtları, hareketli kameralar, acil durum uyarı sistemleri benzeri. Fakat tek başına okullarda alacağımız tedbirler yeterli değil. Bunu başka alanlarda, başka paydaşlarla birlikte de yapmamız lazım. Bu paydaşlarımızdan en önemlisi aileler. Tekin, aileleri eğitim süreçlerine dahil etmek amacıyla iyi aile iletişimi, aile ilişkileri gibi konuları kapsayan "Ebeveyn Okulu" programını başlattıklarını anımsatarak, içinde bulunduğumuz yıl ilkokul ve ortaokullara çocuğu yeni başlayacak velilere bu eğitimi almayı zorunlu hale getirdiklerini dile getirdi. Çocuğun akademik başarısının da iyileşmesi için öğretmenlerle ve okulla nasıl doğru iletişime girileceği, neler yapılması gerektiği, okulun veliden beklentisi ve güvenlikle ilgili konuların da eğitimlere eklendiğini belirten Tekin, "İlkokul birinci sınıfa yeni başlayan bir öğrenci, evinde babasının silahına erişip, o silahı çantasına koyup okula götürebiliyorsa, burada ebeveynlerin bu sürecin içerisine biraz daha yakın dahil olması lazım." diye açıklamalarda bulundu. "Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım" Tekin, teknoloji şirketlerinin de sorumluluk alması ve aile-çocuk filtrelerinin devreye girmesi gerektiğini vurgulayarak, "Firmalarla biz bu anlamda iletişime geçmek istiyoruz. Türkiye'deki ekiplerle, arkadaşlarımız iletişim halindeler. Bunu çözecek şeyi yapalım." dedi. Toplumun diğer kesimlerinin de bu konularda özendirici ifadelerden kaçınması gerektiğinin altını çizen Tekin, eleştirilerin sağduyulu biçimde yapılmasını istedi. Bakanlık ve yönetim olarak gereken tedbirleri aldıklarını dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım. Biz öğretmen arkadaşlarımıza bu konuda uyarılarda bulunuyoruz. Gördüğünüz anomali durumlarını mutlaka ilgili yerlere paylaşın. Mevzuattan kaynaklanan bazı sorunlar var. Bunların birçoğu kişisel veri kapsamında değerlendirildiği için ilgili kamusal otoritelere ulaştırılmasında hukuki sorunlar vardı. Onların çözümü için TBMM'de bir süreç başlayacak. Kapsamlı bir şekilde bu mücadeleyi yürütmemiz lazım. Biz bu an itibarıyla itibarıyla herkesin aklına gelebilecek, 'okullarda şu tedbirler de alınmalı' dediğimiz tedbirleri okullarımızda aldık. Tekin, her okulu alınması gereken güvenlik tedbirleri açısından kategorize ettiklerini anımsatarak, son dönemde, 7 bakanlıkla yaptıkları çalışmalarda bu tedbirleri artırdıklarını aktardı. "Boş okullarımızı sürekli güncelleyerek paylaşıyoruz" Öğretmenlere yönelik önlük uygulamasına ilişkin de açıklamada bulunan Tekin, uygulamayı mesleğe duyulan saygı ve itibarı korumak amacıyla getirdiklerini vurguladı. Tekin, mazeret atamalarıyla ilgili, okullarda kadrolar boşaldıkça ilan yayımlanıp başvuru alınacağını hatırlatarak, "Burada arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin farkındayım, ama X ilinde öğretmen ihtiyacı varken, arkadaşımızı alıp Y ilinde fazla bir öğretmen olarak istihdam etmek kamu açısından çok tutarlı bir şey değil. Dolayısıyla, biz burada mağduriyet yaratmayacak biçimde, boş okullarımızı sürekli güncelleyerek arkadaşlarımızla paylaşıyoruz." diye açıklamalarda bulundu. Zorunlu eğitim süresi sebebiyle öğrencilerin üretime ve toplumsal hayata atılmasının uzun sürdüğünü belirten Tekin, "Bu, bu gün itibarıyla belki vakit kaybetmeksizin hayata geçirebileceğimiz bir düzenleme değil ama önümüzdeki dönemde, Türkiye'de eğitim süresinin kısaltılması mutlaka gündeme gelecektir." ifadelerini kullandı. AA
yusuf tekinokul saldırılarıMilli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okul saldırılarının “salgın bir hastalık” halini aldığını belirterek, bu sorunla mücadelede polisiye tedbirlerin tek başına yeterli olmadığını söylediPerşembe, Ekim 8, 2026 - 13:45Main image:
Fotoğraf: AA
HaberType: newsSEO Title: Bakan Tekin: Okul saldırıları salgın hastalık halini aldıcopyright Independentturkish:
Yorumlar 0
Yorum Yap