Ben, ben alt kattaydım. Oturuyordum. Alttan su sızdırmaya başladı. Mürettebata söyledik böyle böyle dedik. Zaten çok dalgalıydı. Gemi sürekli havaya kalkıyordu. Çarpıyordu. Kalkıyordu, çarpıyordu. Sonra su sızdırmaya başlayınca biz mürettebatı uyardık. Dedik böyle böyle. Tek bir kez üstelemediler. Ondan sonra kargaşa çıkınca mürettebattan sorumlu olan kişi kaptanın yanına gitti. Gittikten 3-4 dakika sonra gemi fazlasıyla havaya zıpladı. Sonra düştü. Sol ön taraf patladı ve su almaya başladı.
Ön taraf patladı. Yukarı çıkıp ön taraf patladı. Ama biz söylemiştik geri dönün dedik. Herkes ayaklandı orada. Bağrışmalar başladı. Geri dönün dedik. Bu böyle gitmez dedik. Çevirin dedik. Olmaz dedik. Yapmadılar. Geri dönmediler ve sonradan patladı su almaya başladı. Herkes ayaklandı falan. Mürettebat zaten en önde koştu. Biz can simidi harcayacağız.
Herkes dışarı doğru çıkışa doğru yönelsin dedi ve herkes bir anda o kargaşayı bilirsiniz. Ayaklandı. Biz koltukların altına bakıyoruz. Can yeleği yok, can simidi yok. Ne bileyim koşturuyoruz sağa sola bakıyoruz. Kime soracağız? Can yeleği bulanlar bağlayamıyor, bir şey yapamıyor, bilmiyorlar. Ondan sonra işte kadınlar inmeye çalışıyordu. Gemi yan yattı. Orada birkaç kaybımız oldu. Vefat edenler oldu yani. Yani yeterince kurtulamayanlar oldu. Sol öne doğru yattı. O zaman zaten herkes ayaklandı. Camları kıranlar oldu. Bazı kapılar açılmadı.
Yan yattığı için suyun basıncıyla açılmayan kapılar bile olmuştu. Yani birkaç kişi hatta şeyin içinde kalmış, geminin içinde kalmış. Öyle o şekilde battığını düşünüyorum ben. Kurtardılar mı, kurtarmadılar mı bilmiyorum.
Öncelikle şöyle oldu. Ben kendime zor bela bir tane can yeleği buldum. Can yeleğini bulduktan sonra gemi zaten yan yatıyor. Yan yattıkça insanlar yukarı doğru tırmanıyor. Yan yattıkça yukarı doğru tırmanıyor. En sonunda yanımıza bir şekilde şey geldi, şey çekmişler atlayanlar. Botlar var, şişme botlar var, üstü kapalı. Büyük bir şeydi. Nereden baksan bir 50-100 kişilik bir kapasitesi vardı. Ondan sonra battık, battı yani son ramak kalmıştı. Herkesi tahliye ettiler o botların içine.
Helikopterler geldi, gemiler geldi sağdan soldan farklı firmalar geldi. Batış zamanı kalkıştan 20-25 dakika yanlış hatırlamıyorsam.
Diğer feribot yolculuklarına göre bu, ne bileyim birazcık şey kalmış. O anki normalde bir feribotun gidişi vardır. İlk andan itibaren çok kötü zıplamalar oldu. Çok kötü. Daha önce bindiğimde hiç kesinlikle böyle olmuyordu.
Mide bulantısı da çıkardı ama bu kadar olmazdı. Bildiğiniz yani gondol gibiydi. Öyle diyeyim. O çarpması bir de suya çarpması çok kötü bir etki yaratıyordu. Suya çarpması sebebiyle zaten öndeki patlak oluştu. Oradan su almaya başladı.



Yorumlar (0)
Yorum Yap