Bibi'ye tepkiler dünyada bir numaralı gündem: "Yüzyılın katili Netanyahu" | AK Parti'den peş peşe tepkiler
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşması sırasında pek çok ülkenin delegesi salonu terk ederek protesto düzenledi. Sosyal medyada ise Gazze’deki saldırılara dikkat çekmek amacıyla açılan "#NetanyahuCenturysMurderer" etiketi kısa sürede dünya gündeminde üst sıralara yükseldi. Paylaşımlarda, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin ve Gazze krizine yönelik BM kürsüsündeki çağrılarına da geniş yer verildi. AK Parti'den de Netanyahu'ya peş peşe tepkiler geldi. Hamas ise İsrail'e tepki gösteren ülkeler ile ilgili basın açıklaması yaptı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda konuşma yapan ve onlarca ülkenin temsilcileri tarafından karşı çıkma eylemi edilen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik tepkiler dünya gündemine taşındı.
Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'ndaki konuşması öncesi ve sırasında sosyal medyada Netanyahu'ya yönelik tepkiler geniş yankı buldu.
Sosyal medya kullanıcıları, Gazze'deki gelişmelere dikkat çekmek amacıyla "#NetanyahuCenturysMurderer" etiketini kullanarak pek çok paylaşım yaptı. Kullanıcıların paylaşımlarında Gazze'deki insani durum ve İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları öne çıktı.
Kısa sürede yoğun etkileşim alan etiket, Türkiye'nin yanı sıra dünya gündeminde de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Paylaşımlarda Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda Gazze ve Filistin konusunda yaptığı çağrılara da yer verildi. Kullanıcılar, Erdoğan'ın konuşmalarından bölümler ve Filistin'e ilişkin mesajlarını söz konusu etiketle birlikte paylaştı.
Öte yandan Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'nda kürsüye çıkması sırasında pek çok ülkenin temsilcisi salonu terk ederek protestoda bulundu. Anadolu Ajansı görüntülerinde de Netanyahu'nun kürsüye çıkmasıyla pek çok delegenin salondan ayrıldığı görüldü.
Netanyahu'nun skandal konuşmasına tepkiler çığ gibi büyüyor. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Netanyahu'nun konuşmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, "Bölgeyi kan gölüne çeviren politikaların sahibi Netanyahu'nun Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği hezeyanların kendi işledikleri suçları perdelemeye yönelik olduğu aşikardır.
Belirtmek gerekir ki, netanyahu yönetimindeki İsrail'in politikaları ile bölgenin kalıcı bir istikrarsızlık döngüsüne sürüklenmesine izin verilmemeli ve artık uluslararası toplum daha yüksek sesle tutum almalıdır.
Bu gelişmeye paralel olarak, türkiye olarak hakikati dile getirmeye devam edeceğiz." Netanyahu'ya bir tepki de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhaneddin Duran'dan geldi. Duran paylaşımında, şu ifadeleri kullandı:
"Hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkarılmış soykırımcı Netanyahu'nun BM kürsüsünü Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz suçlamalar için kullanması, Birleşmiş Milletlerin temsil ettiği barış, hukuk ve diyalog idealleriyle bağdaşmamaktadır.
Netanyahu'nun Cumhurbaşkanımızı hedef alan hadsiz ve alçak sözleri, onun katliamlarını, Gazze'de yaşanan insani felaketi ve uluslararası hukuk önündeki süreçleri görünmez hâle getiremez. Bu durum, uluslararası toplum tarafından da görülmektedir ve Netanyahu hiç olmadığı kadar izole hale gelmiştir.
İlgili kaynakların aktardığına göre, cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere mazlumların haklarını, daha adil bir dünyayı ve barışı savunmaya; haksızlık ve zulüm karşısında durmaya devam edecektir."
ÖMER ÇELİK'TEN A-HABER EKRANLARINDA TEPKİ: "YERİ KÜRSÜ DEĞİL, SANIK SANDALYESİ!" Katil Netanyahu'nun hadsiz sözlerine bir tepkide AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten geldi. A Haber canlı yayınına katılan Çelik; Netanyahu'nun bir devlet lideri gibi değil, bir terör ve soykırım şebekesinin başı gibi hareket ettiğini vurgulayarak sanık sandalyesinde oturması gereken bir katilin BM kürsüsünden meşruiyet devşirmeye çalışmasının uluslararası sistem adına utanç verici bir trajedi olduğunu belirtti. Netanyahu'nun kürsüye çağrı cihazıyla çıkarak cinayet yöntemlerini sergilemesini ve Başkan Erdoğan'a yönelik hezeyanlarını sert bir dille eleştiren Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Bu tabii dünyanın bir trajedisidir. Uluslararası kurumların bir trajedisidir. Esasında sanık sandalyesinde oturması gereken bir kişinin Birleşmiş Milletler kürsüsünde konuşuyor olması başlı başına bir trajedidir. Uluslararası düzen açısından, hukuk açısından başlı başına bir trajedidir. O kişinin Birleşmiş Milletler kürsüsünde konuşması Birleşmiş Milletler'in meşruiyetini zayıflatan, zeminini kırılganlaştıran bir sonuç doğurur. Doğru yer o kişinin insanlık adına kurulmuş bir insanlık mahkemesinde sanık sandalyesinde oturması ve soykırım suçlarının hesabını vermesidir. Birincisi budur.
İkincisi elinde birtakım silah olarak kullandıkları o çağrı cihazıyla çıkıyor kürsüye. Yani insanları öldürdükleri yöntemi orada tekrarlayan bir tutum sergiliyor. Şimdi soykırım suçu işlemiş, insanlığa karşı suç işlemiş, insancıl hukuku ihlal etmiş, tarihte pek çok kişi görüldü. Bunların büyük bir çoğunluğu bu suçları işledikleri halde bunları örtmeye çalışan, bunları kapatmaya çalışan bir tutum sergilediler. Netanyahu bu açıdan tarihte aykırı birkaç kişiden birisi. Soykırım suçu işlemekle beraber bu suçu sürekli olarak hatırlatan, sürekli olarak bunu işlemeye devam edeceğini ve bu konuda da yeni birtakım katliamlara imza atmaya devam edeceğini ifade eden birisi.
"KONUŞAN KİŞİ BİR KATİL VE TERÖR ŞEBEKESİNİN BAŞIDIR" Şimdi tabii doğru sıfat sizin de söylediğiniz gibi konuşan kişi bir katil ve aslında Netanyahu şebekesi dediğimiz bir terör örgütünün başında Gazze'deki kadın ve çocukları öldürmek başta olmak üzere pek çok insanlık suçuna imza atmış bir kişi. Bir de Suriye'de işgallere imza atmış ve büyük suçlar işlemiş bir kişi. Bir sanık olması gereken bir kişi. Bu kişinin tabii Sayın Cumhurbaşkanımızı Birleşmiş Milletler'deki bu kürsüden kendi katliamlarını savunurken hedef alması bir kere Birleşmiş Milletler açısından bu sınavın verilemediğini gösteriyor.
"CUMHURBAŞKANIMIZ İNSANLIK İTTİFAKININ EN GÜÇLÜ SESİDİR" Dünyada pek çok lider Birleşmiş Milletler Kürsüsü'nden İsrail'i, Netanyahu şebekesini eleştirdi. Fakat bu şebekenin başındaki kişinin hedef aldığı tek kişi Sayın Cumhurbaşkanımız. O sebeple biz öteden beri Sayın Cumhurbaşkanımızın bu siyonist saldırganlığa karşı insanlık ittifakının en güçlü, en yüksek sesi olduğunu söylüyoruz. Onlar da bunu bildikleri için zaten orada İsrail'i, Netanyahu şebekesini eleştiren hiçbir lidere cevap vermiyorlar. Sadece Sayın Cumhurbaşkanımıza sözde birtakım cevaplar üretmeye çalışıyorlar.
"CUMHURBAŞKANIMIZIN SÖZLERİ İDDİANAME, ONLARINKİ İTİRAFNAMEDİR" Ama verdikleri, söyledikleri şeyler bir cevap değil; aslında bir itirafname niteliğinde. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımızın her konuşması insanlık adına, insanlık onuru adına, adalet adına, hakkaniyet adına bunların yüzüne okunmuş bir iddianamedir. Onlar da bunu çok iyi bildikleri için Cumhurbaşkanımız konuştuktan bir dakika sonra hemen bütün kimyaları altüst oluyor ve birtakım yalanlarla cevaplar üretmeye çalışıyorlar.
Yapılan açıklamaya göre, "SÖYLEDİKLERİNİN YALAN OLDUĞUNU SIRADAN BİR OKUR BİLE BİLİR" Sayın Başkanımız hakkında söyledikleri her şeyin baştan aşağı yalan olduğunu bırakın konunun uzmanlarını, günlük gazete okuyucusu olan birisi bile rahatlıkla bilebilir. Yani Suriye'deki duruma işgal demesi esasında Suriye'nin DEAŞ terör örgütünden ve Esed zulmünden temizlenmesi sırasında bizim ülkemizin güvenliğini sağlamak için aldığımız tedbirlerden ibaret. Nitekim Lübnan'ı işgal eden bu şebeke, Suriye'yi işgal eden ve Suriye'ye saldıran bu şebeke, bölgedeki ülkeleri tehdit eden bu şebeke şimdi Türkiye'nin dış politikasındaki bazı konularla ilgili olarak kendince birtakım gerilim alanları üretmeye çalışıyor.
"BU MESELE TÜM İNSANLIK İLE NETANYAHU ŞEBEKESİ ARASINDADIR" Tabii burada trajik olan da şudur: Bu şebekeyle yakınlaşarak kendi ülkesinin güvenliğini sağlayabileceğini düşünen birisi varsa o da çok büyük bir yanılgı içerisindedir. Bu şebekenin, insanlık ittifakının en temel ilkelerini ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alması, bizim defalarca ifade ettiğimiz gibi bu meselenin İsrail ile Türkiye arasında bir mesele olmadığını gösteriyor. Netanyahu gibiler bu denkleme sıkıştırmaya çalışıyor. Bu mesele bütün insanlıkla Netanyahu şebekesi arasında bir meseledir. Bu, bugün bir kere daha açığa çıkmıştır."
Soykırım faili Netanyahu boş salona konuştu (Fotoğraf: AA) AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Türkiye'yi hedef alan açıklamalarını kınadı. Açıklamasında, Netanyahu'nun sözlerinin Gazze'de yaşananları dünya kamuoyunun gündeminden düşürme amacı taşıdığını belirten İnan, "Tarihin değişmez kuralıdır: Gücünü kandan ve zulümden alan zalimler, en çok hakikatin aynası karşısında kendi karanlıklarıyla yüzleşmekten korkarlar" değerlendirmesinde bulundu. İnan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bir soykırım şebekesinin başı olarak uluslararası yargı önünde hesap veren bir katilin, insanlık vicdanında çoktan mahkum olan bir savaş suçlusunun, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, elindeki bebek kanını ve işlediği soykırımı gizleme telaşından başka bir şey değildir." "KÖTÜLÜK CANAVARI NETANYAHU'NUN HADSİZ İFTİRALARINI LANETLİYORUZ" Netanyahu'nun Başkan Erdoğan'a ve Türkiye'ye yönelik ifadelerini "hadsiz iftiralar" olarak nitelendiren İnan, şunları kaydetti:
Türkiye'nin bölgesinde barışın ve istikrarın teminatı olduğunu vurgulayan İnan, Netanyahu'nun iddialarını "suçluluk psikolojisinin bir tezahürü" olarak değerlendirdi. İnan, "Bu ucuz iftiralar, Gazze'deki soykırımı dünyanın gözünden kaçırmak için sahnelenen zavallı bir tiyatrodan ibarettir" ifadelerini kullandı. "BOŞALAN KOLTUKLAR VE DİPLOMATİK TECRİT, İNSANLIĞIN VERDİĞİ EN SOMUT CEVAPTIR" Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşması sırasında boşalan koltuklara da değinen İnan, bu tabloyu "ağır diplomatik tecrit" olarak nitelendirerek şöyle sürdü: "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda karşılaştığı o ağır diplomatik tecrit ve boşalan koltuklar, aslında insanlığın bu kötülük canavarına verdiği en somut cevaptır. Sığındığı yalanlar, o boş koltukların yüzüne vurduğu utancı asla örtbas edemez." Netanyahu'nun oluşturduğu gündemlerle sorumluluktan kaçamayacağını vurgulayan İnan, "Ne yaparsa yapsın, yarattığı bu suni gündemler onu kurtaramayacaktır. Bu kötülük canavarı, döktüğü her damla kanın, attığı her iftiranın hesabını uluslararası hukuk önünde tek tek verecek ve bu hadsizliğine bin pişman olacaktır" açıklamasında bulundu. TÜRKİYE'NİN MAZLUMLARIN SESİ OLMA KARARLILIĞI İnan, Türkiye'nin ve Başkan Erdoğan'ın adalet mücadelesini sürdüreceğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu kötülük canavarlarına karşı Türkiye ve Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan, tüm dünya vicdanının ve mazlumların gür sesi olmaya devam edecektir."
Hamas tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Halkımızın haklarını destekleyen Arap, İslam ve uluslararası tutumları takdir ediyor; bunların acil ve somut adımlara dönüştürülmesini talep ediyoruz.
Hamas Hareketi (Filistin İslami Direniş Hareketi), New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları marjında devam eden siyasi ve diplomatik hareketliliği ve bununla birlikte Arap ve İslam ülkeleri ile Filistin halkının haklarını destekleyen kardeş ülkelerden gelen açıklama ve tutumları yakından takip etmektedir.
Hareketimiz; Arap, İslam ve dünyanın pek çok ülkesi tarafından dile getirilen; Gazze Şeridi'ndeki halkımıza yönelik devam eden soykırım saldırılarını ve ihlalleri kınayan, bunların durdurulmasını, ablukanın kaldırılmasını, insani yardımların hiçbir engelle karşılaşmadan ulaştırılmasını ve işgal devletinin sivillere karşı işlediği katliamlar, soykırım suçları ve ağır ihlallerden dolayı sorumlu tutulmasını talep eden net tutumları takdirle karşılamaktadır.
Ayrıca, işgal hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'te sürdürdüğü zorunlu göç planlarını, ilhak, yasa dışı yerleşim ve ikame projelerini Arap, İslam ve uluslararası düzeyde reddeden tutumları değerli buluyoruz.
Halkımızın kendi topraklarına ve ulusal haklarına sımsıkı bağlı kalacağını, Filistin davasını tasfiye etmeye veya güç kullanarak yeni emrivakiler dayatmaya yönelik tüm girişimlere karşı koyacağını teyit ederiz.
Halkımızın acılarını dindirmeye ve maruz kaldığı vahşi saldırıları sona erdirmeye katkı sağlayan her türlü ciddi bölgesel ve uluslararası çabayı memnuniyetle karşılamakla birlikte; Arap ve Müslüman liderler ile bakanların yayımladığı tutumların, toplantıların ve bildirilerin, işgalin ihlallerini durduracak ve onu varılan anlaşmaların yükümlülüklerine, uzlaşılara ve Filistin halkının haklarına uymaya zorlayacak etkin, somut bir siyasi ve diplomatik eyleme dönüştürülmesinin önemini vurguluyoruz.
Tartışılan her türlü siyasi plan veya girişimin, Filistin halkının iradesine ve başta kendi kaderini tayin etme, işgalin sona erdirilmesi ve başkenti aziz Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulması olmak üzere devredilemez ulusal haklarına duyulan saygı temelinde şekillenmesi gerektiğini yineliyoruz."
Kazakistan halkına başsağlığı mesajı! 💡 Neden Onemli? Siyasi gelişmeler, ülkenin yönetim anlayışını ve vatandaşların haklarını doğrudan etkiler. Güncel siyasi haberleri takip etmek, demokratik katılım için önem taşır.
Yorumlar 0
Yorum Yap