Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/153745 sayılı soruşturmasında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in yaklaşık 3,5 saat süren ve 12 sayfa tutan ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Şahin'e, soruşturma dosyasındaki yaklaşık 130 isim tek tek soruldu.
Eski Bakan, isimlerin büyük bölümünü tanımadığını söylerken soruşturma açısından kritik konumdaki Mehmet Özmen, Ömür Yücel, Nevzat Büküm ve Süleyman Hilmi Kalcı'yı tanıdığını kabul etti. Alihan Kuriş ve kardeşi firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş'i ise tanımadığını, isimlerini basından duyduğunu savundu.
FİRARİ KURİŞ, ŞAHİN'E TAHSİSLİ ARAÇTA YAKALANDI Savcılığın Şahin'e yönelttiği en dikkat çekici sorulardan biri 34 SL 313 plakalı Volvo S90 hakkındaydı. Firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş, dosyanın diğer firari şüphelisi Erhan Yılmaz ve araç sürücüsü Mehmet Özmen, 21 Ağustos 2026'da Muğla'da bu araç içerisinde yakalandı.
Savcılık kayıtlarına göre araç, Mehmet Özmen'in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlıydı. Aracın plakası ise 17 Aralık 2025-17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsisliydi. Şahin, aracı kiraladığını kabul ederek, "Bu aracı en son Haziran ayı içerisinde kullandım. Sonrasında kimin kullandığını bilmiyorum" şeklinde savunma yaptı.
İdris Naim Şahine yurt dışı çıkış yasağı İDRİS NAİM ŞAHİN'E YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI
İfadedeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri de 34 SL 313 plakalı aracın kira sözleşmesiydi. Şahin, Mehmet Özmen'in sahibi olduğu şirketten aracı 25 Aralık 2025 tarihinde kiraladığını ve sözleşmede yıllık kira bedelinin 1.000 TL olarak gösterildiğini söyledi.
Aracı tüm yıl boyunca kullanmadığını savunan Şahin, yalnızca kullandığı günler için ödeme yaptığını belirterek paraları doğrudan şirket hesabına değil, eski danışmanı Ömür Yücel aracılığıyla elden Mehmet Özmen'e gönderdiğini anlattı.
Şahin'in avukatı ise yıllık 1.000 TL'lik bedelin "sembolik" olduğunu, sözleşmenin noter işlemleri nedeniyle bu şekilde düzenlendiğini savundu.
Eski İçişleri Bakanı Şahin, ifadesinde bakanlık görevi nedeniyle kendisine 4 araç tahsis hakkı bulunduğunu söyledi. Şahin adına tahsis edilen veya tahsis kaydıyla ilişkilendirilen araçlar arasında 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçlara ilişkin savcılık tarafından ayrı ayrı sorular yöneltildi.
Şahin, bazı araçları hatırlamadığını, kiralama işlemlerinin büyük bölümünün eski danışmanı Ömür Yücel tarafından organize edildiğini söyledi. Dikkat çeken bir başka beyanında ise "Adıma tahsisli araçları ben kullanırım, fakat benim kullanımımda olmadığı dönemlerde kimin kullandığını bilmiyorum" savunmasını yaptı.
"TAHSİS YENİ YAPILDI" DEDİ, SAVCILIK ESKİ TARİHLİ KONTROLLERİ SORDU Savcılık, Şahin adına tahsisli 34 S 7815 plakalı Audi Q7 hakkında da çarpıcı trafik kontrol kayıtlarını gündeme getirdi. Dosyaya göre araçla 15 Mayıs 2025'te Recep Oktay Çolak, 30 Ekim 2025'te ise Ömer Sipahioğlu trafik kontrolüne girmişti.
Şahin ise söz konusu plaka için "Bu araç plakası adıma tahsislidir. Tahsisi yeni yapıldı. 1 ay bile olmadı" dedi. Şahin, Recep Oktay Çolak ile Ömer Sipahioğlu'nu tanımadığını ifade ederken, aracın son dönemde Belarus'tan gelen misafirleri tarafından bilgisi dâhilinde kullanıldığını anlattı.
Şahin, adına tahsisli 34 EMT 156 plakalı Audi Q7'yi Belarus'tan gelen bir heyetin kullanımına verdiğini kabul etti. Şahin'in anlatımına göre araç Bodrum'da kaza yaptı. Bunun üzerine misafirlerin mağdur olmaması amacıyla 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin edildi.
Araçların kiralanması ve Belaruslu misafirlerin ağırlanması işlemlerini de Ömür Yücel'in yürüttüğünü söyledi. Dosyaya giren Ömür Yücel ifadesinde ise 34 EMT 156 plakalı aracın İstanbul'da Kemal Özmen'den teslim alındığı, Belarus Cumhurbaşkanının oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle Bodrum'a gidildiği, aracın çakarının sökülerek heyete bırakıldığı ve aracın daha sonra kaza yaptığı anlatıldı.
2011'DEKİ FUHUŞ VE ŞANTAJ İHBARI DA SORULDU Savcılık, Şahin'e 14 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbarı da sordu. İhbarda, Süleyman Hilmi Kalcı'nın Belarus'tan kadınları Türkiye'ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bürokratları gizli kamerayla görüntüleyerek şantaj yaptığı, bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği ileri sürülüyordu.
İhbarda ayrıca Mehmet Özmen'in "getir götür işlerini", Nevzat Büküm'ün ise elektronik şirketlerinin ihale işlerini yaptığı iddia ediliyordu. İhbarın yapıldığı tarihte İçişleri Bakanı olan Şahin, buna ilişkin herhangi bir bilgi veya duyumunun bulunmadığını söyledi. Ancak Şahin, ihbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm'ü tanıdığını kabul etti.
KALCI'YLA 2019'A KADAR İRTİBAT Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı'yı Belarus'ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan bir kişi olarak tanıdığını belirtti. Kalcı'nın Belarus'taki siyasilerle bağlantılarının bulunduğunu bildiğini söyleyen Şahin, 2011-2019 yılları arasında kendisiyle irtibatının bulunduğunu, son görüşmelerinin ise 2019 yılında olduğunu ifade etti.



Yorumlar (0)
Yorum Yap