17.09.2026
SON DAKİKA
SPK'dan güncel piyasa tedbirleri: 7 portföy işleme faaliyetlerine en güncel verildi Gündem Yaratıyor: Fatih'teki döviz bürosu vahşetinde güncel detay: Cinayetten dakikalar önce en güncel görüntüleri ortaya çıktı! Başsavcılık harekete geçti! Spekülatif paylaşımlara geçit yok: 246 hesap faaliyetlerine en güncel verildi Mahkeme tedbir kararını kaldırdı! Gürsel Tekin'in görevi sona erdi Dikkat Çeken Gelişme: 1,4 milyar lirayla 548 projeyi destek! Türkiye-İtalya ticaretinde güncel dönem: Hedef 40 milyar dolar Dursun Özbek: "İspanya Süper Kupası'nın, İstanbul'a katkısı kapsamlı olacak" Gündem Yaratıyor: Galatasaray, Trabzonspor maçının hazırlıklarına sürdürdü Gündem Yaratıyor: İspanya Süper Kupa maçlarının oynanacağı stadyumlar belli oldu! Göztepe, Stanimir Stoilov ile nikah tazeledi! SPK'dan güncel piyasa tedbirleri: 7 portföy işleme faaliyetlerine en güncel verildi Gündem Yaratıyor: Fatih'teki döviz bürosu vahşetinde güncel detay: Cinayetten dakikalar önce en güncel görüntüleri ortaya çıktı! Başsavcılık harekete geçti! Spekülatif paylaşımlara geçit yok: 246 hesap faaliyetlerine en güncel verildi Mahkeme tedbir kararını kaldırdı! Gürsel Tekin'in görevi sona erdi Dikkat Çeken Gelişme: 1,4 milyar lirayla 548 projeyi destek! Türkiye-İtalya ticaretinde güncel dönem: Hedef 40 milyar dolar Dursun Özbek: "İspanya Süper Kupası'nın, İstanbul'a katkısı kapsamlı olacak" Gündem Yaratıyor: Galatasaray, Trabzonspor maçının hazırlıklarına sürdürdü Gündem Yaratıyor: İspanya Süper Kupa maçlarının oynanacağı stadyumlar belli oldu! Göztepe, Stanimir Stoilov ile nikah tazeledi!
48,6655 55,9785 65,1096 6.834,01
Borusan Contemporary’de yeni sezon iki sergiyle başlıyor
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

Borusan Contemporary’de yeni sezon iki sergiyle başlıyor

Borusan Contemporary, 2026-2027 kültür-sanat sezonunu 19 Eylül’de, İtalyan fotoğraf sanatçısı Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Zaman Mekân Geometri” ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi “Perili” ile açıyor Borusan Contemporary, 2026-2027 kültür-sanat sezonunu 19 Eylül’de, İtalyan fotoğraf sanatçısı Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Zaman Mekân Geometri” ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi “Perili” ile açıyor. Küratörlüğünü Dr. Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği “Zaman Mekân Geometri”, Olivo Barbieri’nin kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş seri

L
Lumout Medya 17 Eylül 2026, 14:06
17 11 dk

Borusan Contemporary, 2026-2027 kültür-sanat sezonunu 19 Eylül’de, İtalyan fotoğraf sanatçısı Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Zaman Mekân Geometri” ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi “Perili” ile açıyor.

Dikkat çekici bir gelişme olarak, küratörlüğünü Dr. Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği “Zaman Mekân Geometri”, Olivo Barbieri’nin kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş seriyi bir araya getirirken, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişiyle Anadolu’nun dokuz antik kentinde ürettiği yeni fotoğraf serisini de ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Dr. Kumru Eren’in küratörlüğünü üstlendiği “Perili” ise yapay zekâ, algoritmalar, veri teknolojileri ve dijital kültürün çağdaş görsel dünyayı nasıl dönüştürdüğünü araştırıyor.

Bilindiği üzere, “Olivo Barbieri: Zaman Mekân Geometri”, sanatçının 1999–2023 dönemine yayılan çalışmalarından kapsamlı bir seçki sunuyor. Arkeolojik alanlardan küresel metropollere; şelalelerden Alp zirvelerine ve Akdeniz kıyılarına uzanan sergi, farklı coğrafya ve zaman katmanlarını yan yana getiriyor.

Kuşbakışı çekimler ve ölçek ile perspektife yönelik optik müdahaleler aracılığıyla kentleri, doğal oluşumları ve tarihî alanları alışılmış görünümlerinden uzaklaştıran sanatçı, tanıdık manzaraları beklenmedik ve kimi zaman gerçeküstü görüntülere dönüştürüyor. Gerçek ile kurmaca arasındaki bu geçişlilik, izleyiciyi kendi görme biçimini sorgulamaya yöneltiyor.

Bilindiği üzere, “Olivo Barbieri: Zaman Mekân Geometri” sergisinin küratörü Dr. Fırat Arapoğlu, serginin çerçevesini şöyle anlatıyor: “Olivo Barbieri’nin fotoğraf pratiği, manzaraya bakmak üzerine yeniden düşünmeye davet eden radikal bir estetik öneri olarak görülmelidir. Sanatçının pratiği yalnızca görünenin ne olduğu üzerine değil, aynı zamanda nasıl görüldüğü üzerine de sorular sorar. Borusan Contemporary’deki kişisel sergisi, sanatçının beş ana serisini bir araya getirerek Barbieri’nin manzara, zaman, mekân ve bellekle kurduğu ilişkinin bütünlüklü bir haritasını sunarken; “Zaman Mekân Geometri” (2023), “mekâna özgü_” (1999–2013), “Şelale Projesi” (2006–2007), “Alpler - Coğrafyalar ve İnsanlar” (2012) ve “Capri” (2013) başlıkları altında toplanan çalışmalar, arkeolojik sit alanlarından küresel metropollere, doğanın görkemiyle insanın kırılganlığı arasındaki ilişkiden Akdeniz’in imgelerle yüklü kıyılarına kadar uzanan tematik bir süreklilik oluşturuyor.”

Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, sergiye adını veren “Zaman Mekân Geometri” serisi, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişi üzerine Anadolu’daki dokuz antik kent odağında üretilen çalışmaları ilk kez sanatseverlerle buluşturuyor. Barbieri’nin imajları, arkeolojik bölgeleri günümüzün görme biçimleri tarafından sürekli yeniden kurulan bir görüntü alanı olarak ele alıyor.

Barbieri’nin fotoğraflarında tiyatro yapılarının yarım daireleri, oturma sıralarının ritmi, sahne boşluklarının geometrisi ve taşın aşınmış dokusu, zamanın farklı katmanlarını görünür kılıyor. Kuşbakışı görünümler; arkeolojik bir harita, kartografya planı ve sahne tasarımı arasında gezinirken, kurgulanmış imajlarıyla antik kentler, yalnızca geçmişten kalan fiziksel yapılar olarak değil, hafıza ve çağdaş görsel kültür içinde yeniden biçimlenen temsiller olarak karşımıza çıkıyor. Büyük ölçekli baskılar, izleyiciyi bu tarihsel yapılarla bedensel bir karşılaşmaya davet ediyor. Aphrodisias’ın triptik biçimde sunumu ise çoğul bir zaman deneyiminin altını çiziyor.

Olivo Barbieri, sergiyle ilgili düşüncelerini şu sözlerle aktarıyor: “Borusan Contemporary’de ‘Zaman Mekân Geometri’ sergisinin izleyiciyle buluşmasından büyük mutluluk duyuyorum. Sergiyle aynı adı taşıyan ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişiyle ürettiğim seri sayesinde Türkiye’deki dokuz antik kenti —Perge, Kibyra, Laodikeia, Hierapolis, Aphrodisias, Efes, Sagalassos, Side ve Myra— fotoğraflama imkânı buldum. Bir zamanlar zengin ve kritik olan bu kentler bugün ne yazık ki yok; geriye kalan yalnızca matematik, mekân ve zaman tarafından şekillendirilmiş geometrik formlar. Bu çalışmaları daha geniş pratiğimden fotoğraflarla bir araya getirmek, kentlere, manzaralara ve onları nasıl hatırladığımıza yeniden bakmamı sağlıyor. Çünkü ilgimin merkezinde her zaman hafıza var—düz bir çizgi değil; hem başlangıç hem de varış noktası.”

“Zaman Mekân Geometri” serisi ile Anadolu’nun antik kentlerinden başlayan sergi rotası, Barbieri’nin diğer dört serisi aracılığıyla küresel metropollere, simgesel şelalelere, Alpler’e ve Capri’ye uzanıyor.

“mekâna özgü_”, Barbieri’nin şehirleri ve peyzajları kuşbakışı görüntüleyerek mesafe ile yakınlık arasında kurduğu gerilimi ortaya koyuyor. Belgesel ile kurmaca, tanıdık ile yabancı arasında konumlanan fotoğraflar, mekânın fiziksel olduğu kadar kültürel ve zihinsel olarak da inşa edildiğini gösteriyor.

“Şelale Projesi”, Iguazú, Niagara ve Victoria şelalelerine odaklanıyor. Barbieri, şelaleleri yalnızca coğrafi ve jeolojik oluşumlar olarak değil, turizm endüstrisi ve görsel kültürün biçimlendirdiği gösteri alanları olarak ele alıyor.

“Alpler – Coğrafyalar ve İnsanlar”, Avrupa’nın bu simgesel coğrafyasını insan müdahalesi üzerinden inceliyor. Karla kaplı dağ sırtları, dik yamaçlar ve altyapı unsurları, doğal ile yapay arasındaki sınırları belirsizleştiriyor. Barbieri’nin kamerası, manzaranın görkemini korurken onun parçalanmış ve yapılaşmanın etkisi altındaki yüzünü de açığa çıkarıyor.

“Capri” ise adayı yalnızca bir doğa görüntüsü olarak değil, kültürel, tarihsel ve zihinsel bir kurgu olarak ele alıyor. Roma İmparatoru Tiberius’un inzivasından Pablo Neruda’nın sürgün yıllarına uzanan kültürel bellek, Barbieri’nin çağdaş görsel diliyle yeniden biçimleniyor. Yoğun renkler ile ışık ve gölge oyunları, Capri’yi neredeyse bir makete, çağdaş bir sahneye dönüştürüyor.

“Olivo Barbieri: Zaman Mekân Geometri” ile eş zamanlı sergilenen “Perili”, odağını makine zekâsının şekillendirdiği görsel dünyaya çeviriyor. Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren küratörlüğündeki Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi; yapay zekâ, algoritmalar, veri teknolojileri ve dijital kültürün gerçekliği üretme, algılama ve hatırlama biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü araştırıyor.

Seçki, Rafael Lozano-Hemmer, Memo Akten, teamLab, Quayola, Zimoun, DRIFT, Marco Brambilla ve Daniel Canogar gibi yeni medya ve teknoloji temelli sanatın önde gelen isimlerini Kemal Önsoy’un erken dönem çalışmalarıyla buluşturarak, görsel sanatların soyutlama ve temsil pratiklerini yeni bir bakışla ele almayı öneriyor.

İki serginin dünyayı nasıl gördüğümüz ve imajların nasıl üretildiği üzerine kurduğu ortak düşünme alanına dikkat çeken Borusan Contemporary Direktörü ve “Perili” sergisinin küratörü Dr. Kumru Eren şöyle dedi: “Sergiyi kurgularken koleksiyona teknolojiyi merkeze almaksızın, insanın değişen konumu ve görme biçimlerini yeniden düşünmek üzerine yaklaştık. Sergi, farklı dönemlere ve medyumlara ait çalışmaları bir araya getirerek imgelerin nasıl üretildiği kadar ardında kalan izlere ve görünmeyen sistemlere de bakmayı öneriyor. Perili Köşk’ün kendi belleği bu düşünceyi mekânın tarihinden hareketle başka bir katmana taşıdı; yapının geçmişten bugüne taşıdığı hikâyeyi, bugün hayatımızı şekillendiren yapay zekâ, veri ve algoritmaların yarattığı güncel bilinmezleri adresleyen bir metafora dönüştürdü.”

Sergide yer alan sanatçılar, teknolojinin görüntü, doğa ve izleyiciyle kurduğu ilişkiyi farklı araçlar üzerinden ele alıyor. Memo Akten’in yapay zekâ ve veri odaklı pratiğinin bir örneği olan “Dalgalar 2.0: Toprak” (2023), yerkabuğunun uzun zaman dilimlerine yayılan jeolojik hareketlerini algoritmalarla görselleştiriyor. Rafael Lozano-Hemmer ise robotik sistemler, sensörler, ışık ve gözetim teknolojileri aracılığıyla izleyiciyi eserin parçasına dönüştüren ortamlar yaratıyor.

Quayola’nın “Akşamın Etkileri” (2022) adlı çalışması, çiçek görüntülerini veri setlerine dönüştürerek resimsel ile algoritmik olanı buluşturuyor. teamLab’ın dijital şelalesi de doğa, görüntü ve hesaplama arasındaki ilişkiyi ele alırken, izleyici ve çevre arasındaki sınırları sorguluyor.

Zimoun, gündelik ve endüstriyel malzemelerden oluşturduğu mekanik düzenekler ile mekânsal deneyimler kuruyor. DRIFT’in “Kodlanmış Doğa 1” (2022) adlı eseri ise kuş sürülerinin kolektif davranışlarından hareketle izleyicinin varlığına tepki veren bir sistem oluşturuyor.

Marco Brambilla, “Cennetin Kapısı” (2021) adlı eserinde Hollywood imgelerini kesintisiz bir dijital akışta bir araya getirerek gösteri kültürü ve kolektif görsel hafızaya odaklanıyor. Daniel Canogar’ın 250 K (2011) adlı çalışması ise geri dönüştürülmüş bakır kabloları hareketli görüntüler için heykelsi bir yüzeye dönüştürüyor.

Kemal Önsoy’un figürasyon ile soyutlama arasında hareket eden katmanlı çizimleri geçmişin, bugünün ve geleceğin izlerini aynı yüzeyde buluşturuyor. Kâğıt üzerine bu çalışmalar, sergideki teknoloji odaklı eserlerle analog çizim ve hesaplamalı görüntü arasında bir diyalog kuruyor.

“Perili” adını, Borusan Contemporary’ye 2011 yılından bu yana ev sahipliği yapan tarihî Perili Köşk’ten alıyor. Yusuf Ziya Paşa Köşkü’nün inşası Birinci Dünya Savaşı sırasında yarım kalmış; tamamlanamayan üst katları nedeniyle yapı zamanla halk arasında “Perili Köşk” olarak anılmıştı.

“Perili” sergisiyle Perili Köşk, bu kez geçmişin hayaletlerinin değil; veri, algoritmalar, yapay zekâ ve makine süreçleri aracılığıyla üretilen yeni varlık biçimlerinin dolaştığı bir mekân olarak düşünülüyor. Köşkün belleği, doğrudan algımızın dışında çalışan ancak çağdaş yaşamı giderek daha güçlü biçimde etkileyen teknolojik sistemlerin kavramsal karşılığına dönüşüyor. Sergi, izleyiciyi zamanın ve teknolojinin farklı katmanları arasında dolaşmaya; tanıdık olanın tekinsizleştiği, insan ile teknoloji arasındaki sınırların giderek çözündüğü bir görsel dünyayla karşılaşmaya davet ediyor.

Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Borusan Kocabıyık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi, Perili Köşk’ün tarihî hafızası ile “Perili” sergisinin yaklaşımı arasındaki ilişkiye dikkat çekerek şöyle söyledi: “Borusan Contemporary’nin yeni sezonunu iki güçlü sergiyle açıyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Perili Köşk’ün tarihinden ve belleğinden ilham alan ‘Perili’ sergisinin geçmişle bugün arasında kurduğu ilişkiyi özellikle anlamlı buluyorum. ‘Olivo Barbieri: Zaman Mekân Geometri’ sergisinin ise izleyicilere yeni bir perspektif sunacağına inanıyorum. Bu iki serginin gerçekleşmesine katkı sunan tüm sanatçılara, küratörlere ve Borusan Contemporary ekibine teşekkür ediyorum.”

“Olivo Barbieri: Zaman Mekân Geometri” ile “Perili”, farklı medyum ve düşünsel zeminlerden hareket etseler de görüntü, gerçeklik, temsil ve hafıza üzerine ortak bir tartışma alanı açıyor. Barbieri’nin optik müdahalelerle dönüştürdüğü kentler ve manzaralar ile “Perili”deki algoritmaların, yapay zekânın ve makinelerin ürettiği görüntüler, dünyayı nasıl gördüğümüzün kullandığımız araçlar ve bakış açımız tarafından şekillendiğine dikkat çekiyor.

Barbieri’nin “Şelale Projesi” ile teamLab’ın dijital şelalesi arasında kurulan ilişki, doğanın insan ve makine tarafından nasıl farklı biçimlerde temsil edildiğini görünür kılıyor. Barbieri fiziksel dünyanın nasıl görüntüye dönüştüğünü araştırırken “Perili”, hesaplamalı sistemlerin görüntüleri nasıl ürettiğine, işlediğine ve yeniden yapılandırdığına odaklanıyor.

İki sergi birlikte, izleyiciyi imajların ardındaki süreçleri ve görünmez yapıları düşünmeye; gördüklerine, görme biçimlerine ve belleğin nasıl kurulduğuna yeniden bakmaya çağırıyor.

Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
17 Eylül 2026, 14:06 11 dk okuma 17 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000