31.10.2026
SON DAKİKA
Önemli Açıklama: Son dakika | Bakırköy Belediyesine rüşvet operasyonunda güncel gelişme! 39 tutuklama • Dikkat Çeken Gelişme: "Kayınvalideme ev aldım" demişti! Ebru Şallı davasında Uğur Akkuş'a yargı şoku! • Dünyada 156 milyon genç akran şiddetinin pençesinde! Uzmanlar dijital dünya ve yalnızlığa dikkat çekti • Oyuncu Bahar Şahin'den "platonik aşığım" açıklaması! "Beni story atsana görsün..." • Milli yıldız Gizem Örge'den milyonları gözyaşlarına boğan "anne-baba" itirafı! "Beni tek eliyle büyüttü" • Gazze’ye yok Oleşki’ye var • Dikkat Çeken Gelişme: Takıntılı eski erkek arkadaşı tarafından silahla başından vurulmuştu: 20 yaşındaki Kumsal hayatını yenildi! • Önemli Açıklama: Adıyaman'da 7 yaşındaki çocuk başıboş sokak köpeğinin saldırısına uğradı • Gaziantep'te kazada baba-kız yaralanarak kurtuldu • Önemli Açıklama: Tarlasında bulduğu pembe taşın altından binlerce yıllık tarih çıktı • Önemli Açıklama: Son dakika | Bakırköy Belediyesine rüşvet operasyonunda güncel gelişme! 39 tutuklama • Dikkat Çeken Gelişme: "Kayınvalideme ev aldım" demişti! Ebru Şallı davasında Uğur Akkuş'a yargı şoku! • Dünyada 156 milyon genç akran şiddetinin pençesinde! Uzmanlar dijital dünya ve yalnızlığa dikkat çekti • Oyuncu Bahar Şahin'den "platonik aşığım" açıklaması! "Beni story atsana görsün..." • Milli yıldız Gizem Örge'den milyonları gözyaşlarına boğan "anne-baba" itirafı! "Beni tek eliyle büyüttü" • Gazze’ye yok Oleşki’ye var • Dikkat Çeken Gelişme: Takıntılı eski erkek arkadaşı tarafından silahla başından vurulmuştu: 20 yaşındaki Kumsal hayatını yenildi! • Önemli Açıklama: Adıyaman'da 7 yaşındaki çocuk başıboş sokak köpeğinin saldırısına uğradı • Gaziantep'te kazada baba-kız yaralanarak kurtuldu • Önemli Açıklama: Tarlasında bulduğu pembe taşın altından binlerce yıllık tarih çıktı •
49,9256 55,7150 66,9473 6.222,08
Buğulu aynadaki yüz ve uluslararası kritik sanatçı Kareem Helmy ile sohbet
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

Buğulu aynadaki yüz ve uluslararası kritik sanatçı Kareem Helmy ile sohbet

Sabahları sıcak bir duştan çıktığımda banyo aynası buğulanmış olur. Elimle bir köşesini silerim ve karşımda yarım bir yüz belirir. Bilindiği üzere, bir göz, alnın bir parçası, yanağın bir kenarı... Gerisi hâlâ beyaz bir sisin arkasındadır. Edinilen bilgilere göre, birkaç saniye öylece bakarım. O yarım yüz hem benim hem değil. Sanki henüz tamamlanmamış, gün boyu kim olacağına karar vermeye çalışan

L
Lumout Medya 31 Ekim 2026, 06:30
459 10 dk
Sabahları sıcak bir duştan çıktığımda banyo aynası buğulanmış olur. Elimle bir köşesini silerim ve karşımda yarım bir yüz belirir. Bilindiği üzere, bir göz, alnın bir parçası, yanağın bir kenarı... Gerisi hâlâ beyaz bir sisin arkasındadır. Edinilen bilgilere göre, birkaç saniye öylece bakarım. O yarım yüz hem benim hem değil. Sanki henüz tamamlanmamış, gün boyu kim olacağına karar vermeye çalışan biri. Sonra buğu yavaş yavaş çekilir, yüz netleşir ve ben gündelik hâlime dönerim. Ama o birkaç saniyelik belirsizlik, bir insanın kendine en dürüst baktığı an gibi kazanç bana. Mısırlı ressam Doç. Dr. Kareem Helmy'nin tuvallerine ilk baktığımda aklıma bu buğulu ayna ulaştı. Onun figürleri de hep o birkaç saniyenin içinde duruyor: Tam belirmemiş, tam kaybolmamış, kendini arayan yüzler. Cumhuriyet Yüzyılı Uluslararası Sanat Çalıştayı Fişekhane'de kapılarını açtı   Helmy içinde bulunduğumuz hafta Akdeniz'in bir kıyısından ötekine geçti. İskenderiye'den İstanbul'a, Medicana Eğitim Grubu MBA Okulları'nın cumhuriyetin 103. yılında düzenlediği 4. Cumhuriyet Yüzyılı Uluslararası Sanat Çalıştayı için ulaştı. 24-29 Ekim tarihleri arasında Fişekhane'de toplanan çalıştayda Türkiye, İspanya, Mısır, Meksika, Slovakya, Çin, Azerbaycan, Karadağ, Ukrayna ve Belarus'tan 25 sanatçı yer alıyor. Mısır'ı Helmy ve birlikte Mohamed Farouk Hemida temsil ediyor. "Nutuk'tan İlhamla: Fikri Hür İzler" temasıyla düzenlenen çalıştayın en kıymetli yanı, MBA Okulları'nın ortaokul ve lise öğrencilerinin 6 gün boyunca bu sanatçılarla aynı atölyeyi paylaşması. Gençler ustaların yanında tuval boyayacak, heykel biçimlendirecek ve sonunda Cumhuriyet'in 103. yılına özel ortak bir sanat manifestosu yazacaklar. Eserler 29 Ekim akşamı bando ve koro eşliğinde açılacak bir sergiyle Fişekhane'de izleyiciyle buluşacak. Fişekhane’de düzenlenen 4. Cumhuriyet Yüzyılı Uluslararası Sanat Çalıştayı’ndan genel bir görünüm    Burada dikkatimi çeken şu: İskenderiye ve İstanbul, Akdeniz'in 2 büyük liman şehri. İkisi de yüzyıllar boyunca dilleri, dinleri, kültürleri bir arada barındırmış, kozmopolit kimlikleriyle tanınmış. Bana göre bir İskenderiyelinin İstanbul'da gençlerle aynı tuvalin başına oturması, bu iki şehrin eski bir sohbetine kaldığı yerden devam etmek gibi. İskenderiye'den bir ressam Kareem Helmy İskenderiye'de doğdu. İskenderiye Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nde lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Doktorası sanat felsefesi alanında. Bugün aynı fakültede öğretim üyesi. Eserleri Avrupa'da, Asya'da ve Ortadoğu'da pek çok bienal, sempozyum ve galeride sergilendi. Macaristan, Almanya, İsveç ve Sırbistan gibi ülkelerde sanat rezidanslarına ve sempozyumlara katıldı. Sanat anlayışının merkezinde tek bir kelime duruyor: dürüstlük. Helmy gösterişli karmaşıklıklardan, zorlama iddialardan ve sanatı bir ajandaya dönüştürmekten kaçınıyor. Ona göre sanatçının işi başkalarını taklit etmek değil, kendi iç gerçekliğini aramak. Tuvallerinde tamamlanmamış, belirsiz, bilinmeyene karşı direniyormuş gibi duran karakterler var. Bu figürleri net olmayan, donuk, nötr, bazen tekinsiz arka planların önüne yerleştiriyor. Donuk paletleri ve dokusal dengeleri, izleyicide hafif bir rahatsızlık, bir bekleyiş, hatta bir klostrofobi duygusu uyandırıyor. Son dönem çalışmalarında ise kadın figürü sahnenin merkezine yerleşti ve metafizik arayış toplumsal bir boyut zafer elde etti. Kanaatimce İskenderiye'nin kendisi de bu belirsizliğe yabancı değil. Kavafis'in şehri, tarih boyunca kaybolmuş bir kütüphanenin ve bu gün itibarıyla denizin altında yatan bir sarayın şehri. Kendi geçmişini hep yarım hatırlayan bir şehir. Kareem Helmy, Fişekhane’deki atölyede tuvalini tual üzerine işlerken    Buğulu aynanın karşısında Sohbete o buğulu ayna duygusuyla girdim ve sordum: Hocam, tuvallerinizdeki öz-temsil meselesi, insan figürünün zihinsel derinliği sanatsal pratiğinizde nasıl bir yer tutuyor? Önce resmin onun için ne olmadığını dile getirdi. Bir figürün yalnızca dış görünüşünü aktarmak veya "yüzeysel bir portre çizmek" değil. Sanat felsefesi doktorasından bu yana ilgisi, insanın iç dünyasına, kimlik arayışına ve psikolojik katmanlarına yönelmiş: Tuvallerimdeki karakterleri belirsiz, yalın ve zamansız arka planların önüne yerleştiririm. Amacım, izleyiciyi figürün çevresindeki dış ayrıntılardan arındırarak doğrudan onun zihnine, ruh hâline ve kendini temsil etme çabasına yönlendirmek. Bu noktada bir an durdu, akabinde felsefesinin özünü tek bir cümleye sığdırdı: İzleyicinin eserle karşılaştığında o figürün iç dünyasını çözmeye çalışması ve kendi varoluşsal sorgulamasıyla yüzleşmesi, sanatsal felsefemin temelini oluşturur. Buradan şunu çıkarıyorum: Helmy'nin arka planları boş bırakması bir eksiklik değil, bilinçli bir sessizlik. Bir odanın eşyalarını, bir sokağın tabelalarını, bir manzaranın ağaçlarını sildiğinizde geriye yalnızca yüz kalır. O yüzle izleyici arasında kaçılacak hiçbir ayrıntı yoktur. Belki de duyulan o hafif klostrofobi buradan geliyor. Ben burada başka bir şey daha görüyorum. Figürün kendini temsil etme çabası, izleyicinin de kendini aramasına dönüşüyor. Tıpkı buğulu aynada olduğu gibi: Karşınızdaki yüze bakarken aslında kendinize bakıyorsunuz. Çalıştaya katılan uluslararası sanatçılar Fişekhane atölyelerinde üretim yaparken    Akdeniz'den Tuna'ya bir köprü Helmy'nin özgeçmişi bir harita gibi: İskenderiye'den Macaristan'a, Almanya'dan İsveç'e, Sırbistan'a uzanan rezidanslar ve sempozyumlar. Bu yolculuğun resmine ne kattığını merak ettim: Macaristan, Almanya, İsveç, Sırbistan gibi ülkelerdeki rezidanslar, sempozyumlar ve sergiler, Mısır dışavurumculuğu ve çağdaş küresel sanat dili arasında nasıl bir köprü kurmanızı sağladı? Cevabına iki kaynağı yan yana koyarak başlangıç yaptı. Bir yanda Mısır'ın köklü görsel mirası ve İskenderiye'nin kozmopolit yapısı, öbür yanda Ludvig Sanat Sempozyumu gibi buluşmalarda ve Avrupa'daki misafir sanatçı programlarında kazandığı deneyim. İkisinin birleşimi, üretimini "çok sesli bir boyuta" taşımış: Resimlerimde doğup büyüdüğüm coğrafyanın dışavurumcu ve dramatik hissini korurken, küresel düzeyde insanlığın ortak duygularına temas eden evrensel bir görsel dil benimsiyorum. Kültürlerarası temasların, renk paletindeki katmanlaşmayı, formlardaki cesur arayışları ve en önemlisi "figürlerin anonimleşerek evrensel bir insani sembole dönüşmesini" beslediğini ekledi. Meseleye buradan baktığımda "anonimleşmek" kelimesinin Helmy'nin bütün sanatını özetlediğini düşünüyorum. Onun figürlerinin adı, adresi, pasaportu yok. Bir İskenderiye kahvesinde de oturuyor olabilirler, bir Stockholm tren istasyonunda da. Ama bu anonimlik onları silikleştirmiyor, tam tersine herkese ait kılıyor. Bana kalırsa bir figür ne kadar az "birisi" olursa, o kadar çok "herkes" olabiliyor. Fırçanın organik izi Son sorumu geleceğe ayırdım. Fişekhane'de ekranlarla büyümüş bir kuşağın karşısına geçecek bir ressama sorulacak en güncel soru buydu: Hem yeni nesli yetiştiren bir akademisyen hem de üreten bir ressam olarak, dijitalleşen sanat dünyasında tuval resminin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Dijital teknolojilerin, yapay zekânın ve yeni medya araçlarının sanatın üretim ve tüketim biçimlerini hızla dönüştürdüğünü kabul ediyor. Ama bir şeyin altını kalın bir çizgiyle çiziyor: Bir boyanın dokusu, fırçanın tuval yüzeyinde bıraktığı organik iz ve sanatçının o anki fiziksel ve duygusal enerjisi hiçbir dijital katmanla ikame edilemez. Öğrencilerine de aynı şeyi söylüyor. Araçlar ne kadar değişirse değişsin, eserin arkasındaki "felsefi düşünce, duygu ve samimiyet" sanatı ayakta tutan omurga olmaya devam edecek. Sonra iyimser bir öngörüyle bitirdi: Tuval resmi yok olmak bir yana, dijital karmaşanın ortasında insanın hakikate ve dokunsal bir duyguya sığınabileceği en güçlü ve özgün alanlardan biri olarak varlığını sürdürüyor. Bütün bunları yan yana koyduğumda "sığınmak" fiilinin ne kadar yerinde seçildiğini düşünüyorum. Her gün binlerce görüntünün parmaklarımızın altından aktığı bir çağda, bir tuvalin önünde durup tek bir yüze dakikalarca bakmak neredeyse bir direniş. Helmy'nin "bilinmeyene karşı direnen" figürleri belki de tam olarak buna direniyor: Hızla kaydırılıp unutulmaya. Tam da bu nedenden ötürü onun resimlerine bakmak yavaşlamayı gerektiriyor. Buğunun çekilmesini beklemek gibi. Fişekhane'de netleşen yüzler Önümüzdeki günlerde Fişekhane'de pek çok yüz yan yana gelecek. Mısır'dan, İspanya'dan, Azerbaycan'dan, Çin'den gelen sanatçıların yüzleri, ilk kez bir ustanın yanında fırça tutan gençlerin heyecanlı yüzleri. Bazıları bu 6 günün sonunda kendilerini daha net görecek. Bazıları ise belki ilk kez kendi yüzlerinin henüz tamamlanmadığını, aramaya devam etmeleri gerektiğini fark edecek. Bana göre bu iki keşif de değerli. Helmy'nin "dürüst" sanat anlayışı gençlere tam da bunu söylüyor: Kendinizi başkasının yüzünü taklit ederek değil, kendi aynanızın buğusunu sabırla silerek bulursunuz. Cumhuriyetin "fikri hür" nesil ideali de bence bundan çok uzak değil. Hür bir fikir, evvelden kendine dürüstçe bakabilen bir zihinde filizlenir. Yarın sabah yine banyo aynasının buğusunu elimle sileceğim. Belirecek o yarım yüze bu kez biraz daha uzun bakacağım. Kareem Helmy'nin figürleri gibi, tamamlanmamış olmanın da bir güzelliği olduğunu düşünerek. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer bölge görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. Kareem HelmyProf. Dr. Rıfat KamaşakProf. Dr. Rıfat Kamaşak Independent Türkçe için yazdı: Sanattan geleceğe özel bir çalıştayProf. Dr. Rıfat KamaşakCumartesi, Ekim 31, 2026 - 06:30Main image: 

Mısırlı ressam ve akademisyen Doç. Dr. Kareem Helmy

TÜRKİYE'DEN SESLERType: newsSEO Title: Buğulu aynadaki yüz ve uluslararası kritik sanatçı Kareem Helmy ve sohbetcopyright Independentturkish: 
Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
31 Ekim 2026, 06:30 10 dk okuma 459 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000