04.11.2026
SON DAKİKA
Dikkat Çeken Gelişme: İstanbul Esenyurt'ta iki metrobüs çarpıştı: Feci kazada 6 yaralı var! • Zorlu ailesinin acı günü! Ahmet Nazif Zorlu için cenaze töreni düzenlendi • İsrail'e karşı 'damar' belirdi! Demokratların seçim zaferinin ardında neler var? • 1000 kamyon taşla kuruttular! Dünyanın en kapsamlı şelalesinden çıkanlar şoke etti • Kocaeli’de sır dolu ölüm! Acil durum bildirimi ekipleri harekete geçirdi: Alev topuna dönen lüks aracın içinden ceset çıktı! • Son Dakika: Eski CHP'li meclis üyesi İmam Hatiplileri hedef aldı: Keşke hiçbiri açılmasaydı • Gündem Yaratıyor: Hatay'da şiddetli yağış hayatı olumsuz etkiledi! Yollar göle döndü: Evleri su bastı... • Dikkat Çeken Gelişme: Hiç tanımadığı kadına tokat atmıştı! Türkiye’nin konuştuğu olayda güncel görüntüler: Saldırgan böyle ele geçirildi! • Gündem Yaratıyor: Galatasaray'ın rakibini yıkan haber! Çapraz bağları koptu, sezonu kapattı • Son Dakika: ABD'deki işsizlik maaşı başvuruları, 6 bin kişi azaldı • Dikkat Çeken Gelişme: İstanbul Esenyurt'ta iki metrobüs çarpıştı: Feci kazada 6 yaralı var! • Zorlu ailesinin acı günü! Ahmet Nazif Zorlu için cenaze töreni düzenlendi • İsrail'e karşı 'damar' belirdi! Demokratların seçim zaferinin ardında neler var? • 1000 kamyon taşla kuruttular! Dünyanın en kapsamlı şelalesinden çıkanlar şoke etti • Kocaeli’de sır dolu ölüm! Acil durum bildirimi ekipleri harekete geçirdi: Alev topuna dönen lüks aracın içinden ceset çıktı! • Son Dakika: Eski CHP'li meclis üyesi İmam Hatiplileri hedef aldı: Keşke hiçbiri açılmasaydı • Gündem Yaratıyor: Hatay'da şiddetli yağış hayatı olumsuz etkiledi! Yollar göle döndü: Evleri su bastı... • Dikkat Çeken Gelişme: Hiç tanımadığı kadına tokat atmıştı! Türkiye’nin konuştuğu olayda güncel görüntüler: Saldırgan böyle ele geçirildi! • Gündem Yaratıyor: Galatasaray'ın rakibini yıkan haber! Çapraz bağları koptu, sezonu kapattı • Son Dakika: ABD'deki işsizlik maaşı başvuruları, 6 bin kişi azaldı •
50,0141 56,2539 67,4235 6.495,72
CHP Sözcüsü Sarı'dan Özgür Özel'e: Neden Atatürk'ün partisini bölerek kendinize başka bir parti inşa ettiniz?
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

CHP Sözcüsü Sarı'dan Özgür Özel'e: Neden Atatürk'ün partisini bölerek kendinize başka bir parti inşa ettiniz?

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası basın açıklaması gerçekleştirdi. MYK toplantısında ekonomiye ilişkin değerlendirmeleri aktaran Sarı, iktidarın hedeflediği enflasyon oranlarının gerçekçi olmadığını dile getirdi. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, 2026’nın ilk 10 ayında kümülatif enflasyon rakamının yüzde 27.5 olduğunu belirten Sarı, şunları kaydett

L
Lumout Medya 04 Kasım 2026, 17:53
184 20 dk
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası basın açıklaması gerçekleştirdi. MYK toplantısında ekonomiye ilişkin değerlendirmeleri aktaran Sarı, iktidarın hedeflediği enflasyon oranlarının gerçekçi olmadığını dile getirdi. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, 2026’nın ilk 10 ayında kümülatif enflasyon rakamının yüzde 27.5 olduğunu belirten Sarı, şunları kaydetti: Daha 2 ay evvelden açıklanan OVP'de ve daha 15-20 gün evvelden açıklanan mali plan büyüklüklerinde 2026 yılı için 28 hedefin olduğunu, tahminin olduğunu görüyoruz. Yani düşünün, daha 15 gün evvelden yapılmış olan tahminin 15 gün akabinde tutmayacağı neredeyse kesin. Konuya dair değerlendirmeler incelendiğinde, zaten 27,5 olmuş enflasyon... Tahmine sadece yarım puan kalmış ve daha 2 tane enflasyon rakamı açıklanacak. Yani bu, aslında hükümetin hiçbir biçimde enflasyon hedefleri konusunda, iktisadi büyüklükler konusunda tahminlerinin, beklentilerinin, bakış açılarının ne kadar doğru olmadığını bize açık bir biçimde göstermektedir. Daha bugünden söyleyebiliriz ki 2027 yılı enflasyonu da 21 olan tahminin yakınına bile uğramayacak. Dolayısıyla bu enflasyon rakamları, ekim ayı enflasyon rakamları hem ekonomide, enflasyonda yapısal bir mesele olduğuna işaret ediyor hem de orta ve uzun vadede enflasyon hedeflerinin asla tutmayacağını bize şimdiden söylüyor. "Emekli aylığına ve asgari ücrete yüzde 70 zam yapılmalı" Asgari ücretin ve en düşük emekli aylığının açlık sınırının altında kaldığını vurgulayan Sarı, 2027 yılı bütçesinin zam beklentisini karşılamadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: Çok açık bir tablo olarak şunu söylemeliyiz ki 40 bin liranın altında bir aylık maaş, o kişiyi açlık sınırının altında tutacaktır. 38 bin liraya gelmiş açlık sınırı 2 ay akabinde 40 bin lira olacaktır. 2 ay akabinde, 1 Ocak'ta emekliye zam yapacağınız zaman bu zammın en az yüzde 70 seviyesinde olması gerekir. Bizim CHP olarak önerimiz, 23 bin lira olan en düşük emekli maaşının yüzde 70 oranında zamlandırılmasıdır, en az 40 bin lira seviyesine çıkartılmasıdır, hiç kimsenin açlık sınırı altında bırakılmamasıdır. Buna paralel bir biçimde diğer emekli aylıkları da arttırılmalıdır, en az yüzde 70 oranında. Ve asgari ücret de buna paralel biçimde arttırılmalıdır. Yani asgari ücret, en düşük emekli maaşının en az yüzde 30 üzerinde olmalıdır. Bizim teklifimiz bunun 50-52 bin lira seviyesinde olmasıdır. Bunlar gerçekleşmediği sürece, bunlar verilmediği sürece bu enflasyon oranları karşısında geniş kitlelerin, geniş toplumsal kesimlerin, işçinin, memurun, emeklinin korunması mümkün değildir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 yılında mali plan olanaklarının çok çok üstünde, enflasyonun çok çok üstünde, beklenen enflasyonun çok çok üstünde emekli maaşı artışları yapacağını söylüyor. Biz de buradan bir hafta evvelden da söylemiştik: Bütçe olanaklarına baktığımız zaman, 2027 yılı mali plan harcamalarındaki tırmanış oranlarına baktığımız zaman bunun hedef enflasyonun 10 puan üzerinde olmasına olanak yoktur. Yani emeklinin 1 Ocak'ta alacağı zam, bütün yıl boyunca alacağı zam mevcut mali plan olanakları içinde yüzde 40'ı geçmeyecektir. 'Hedef enflasyon yüzde 21, emekliye veriyorum yüzde 40, aa ne güzel, reel olarak bunların gelirini arttırıyorum' diyemezsiniz. Çünkü yapmış olduğunuz yüzde 40 zam bile geniş emekli kesimlerini açlık sınırının altında tutacaktır. Açlık sınırının üstüne çıkaracak, altından kurtaracak olan zam miktarı yüzde 70'tir. En düşük emekli maaşının en az 40 bin lira olması gerekir 1 Ocak'ta. Ve haziranda bu yeniden arttırılacak. Dolayısıyla kimse kimseyi kandırmasın, kimse emekliyi kandırmasın, kimse asgari ücretliyi kandırmasın. Bu mali plan olanakları bir tercih gösterir; her mali plan bir yönetim için tercihtir. Bu bütçede de yönetim aslında emekliyi, dar gelirliyi değil, faiz çetesini korumaktadır. Fon krizine ilişkin de konuşan Sarı, fon krizinde 3 ayak olduğunu belirterek, "Bu ayaklar neler? Bir; manipülatörler, yani manipülatörlere dönük kovuşturmalar, cezai hükümler, cezai süreçler. İki; kurumsal sorumluluk, yani denetim yapması gereken firmaların, bilimlerin... daha doğrusu kurumların sorumluluğu. Üç; siyasi sorumluluk, bu işin siyasi ayağı. Bu 3 ayak eş zamanlı bir biçimde üzerine gidilmesi gereken ayaklardır. Bunlar olmadığı sürece bu iş eksik bırakılır. Bir de dedik ki bu işin 2 tane temel zemini var: Bu fonlar tasfiye edilirken kamu kaynağı kullanılmayacak. Bu, örgütlü suçlar kapsamında değerlendirilecek. Şimdi bizim kırmızı çizgilerimiz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu" dedi. Sarı'dan Gürlek'e: Örgütün adı ne? Adalet Bakanı Akın Gürlek’in fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarına da değinen Sarı, şunları dile getirdi: Sayın Gürlek resmi açıklama yapmış, demiş ki: '430 üç şüpheli, 112 tutuklu, 186 adli kontrol, 38 firari, 30 milyar liralık gönüllü iade, 247 bin yatırımcıya da 97 milyar ödeme.' Tutuklanması konusunda, manipülatörlerin üzerine gidilmesi konusunda, bunların tutuklanması konusunda, gözaltına alınması konusunda, hukuki soruşturmaya ve kovuşturmaya tabi tutulmaları konusunda, bunların mal varlıklarına el konulması konusunda, bunların elde etmiş olduğu paraların geri alınması konusunda bir sürecin işlediğini anlıyoruz buradan. Bu mesele bir yana... İkinci ayakla ilgili de bazı gelişmeler olduğunu görüyoruz. İşte Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul yöneticileri, BDDK'den bazı yöneticiler... Tamam, bunlarla ilgili bir sürecin de ufak ufak başladığını görüyoruz. Ancak üçüncü ayaktan hiç ses yok. Yani bu denetim kurumlarının denetim yapmalarını engelleyen, buna göz yuman kişilerin arkasındaki siyasi motivasyon kim, kim siyasi ayak ne, bununla ilgili hiçbir önemli olay yok. Sayın Gürlek, bununla ilgili açıklamalar yaparken siyasetçinin bu konunun hiçbir yerinde olmadığını varsaydığını görüyoruz. Bütün denetleyici kurumların yöneticilerini görevden alsanız da hepsini hapse atsanız da onların denetim görevlerini yerine getirmesini engelleyen siyasetçilere dönük bir işlem yapmadığınız sürece bu meseleyi çözmüş olmuyorsunuz. Dolayısıyla bunun arkasındaki siyasi motivasyonu, siyasi ayağı mutlaka ve mutlaka ortaya çıkartmak gerekir. Buradan Sayın Bakan'a sesleniyorum: Bu siyasi ayağın üzerine gitmediği sürece görevini yerine getirmiş olmaz. Televizyonun karşısına çıkıp 'Şu kadar manipülatörü tutukladım, şu kadarını gözaltına aldık, şu kadardan şu kadar para aldık' demek yetmez. Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul, BDDK, Maliye bürokratları... 'Bunlarla ilgili işlemler yaptık' demek sizi kurtarmaz. Bunların arkasındaki siyasi motivasyonu çıkartacaksınız. Bunların arkasında hangi siyasetçilerin olduğunu, kimlerin buna rıza gösterdiğini, kimlerin göz yumduğunu, kimlerin teşvik ettiğini çıkartacaksınız. Bunu yapmadığınız sürece görevinizi yerine getirmiş olmazsınız. "Siz böyle örgüt şemalarını çizmeyi seviyorsunuz ya..."  Bir başka şey daha dile getirdi Sayın Bakan. Dedi ki: 'Ya, burada organize bazı işler var.' Yani burada bir örgütlü suç olabilir demeye getirdi. Evet doğru, biz başından beri bunu söylüyoruz: Burada bir örgütlü suç var ve örgütlü suç kapsamında değerlendirilmesi gereken bir işlemdir bu. Ama şimdi siz böyle örgüt şemaları çizmeyi seviyorsunuz ya, şimdi benim de buradan soracağım sorular var: Bir; bu örgütün adı ne? Burada bir örgütlü suç varsa bu örgütün adı ne? İki; bu örgütün lideri kim? Üç; bu örgütün yöneticileri kim? Dört; bu örgütün şeması nerede? Dolayısıyla Sayın Bakan'dan, yani İBB ve ilgili, belediyelerle ilgili örgütlü suç kapsamında şemaları görmeye alışkın olan bu topluma herhalde bu fon süreciyle ilgili, bu fon vurgunu ve yolsuzluğuyla ilgili de bir şema göstermesini bekleriz. Burada bir örgüt varsa bu örgütün liderinin, yöneticilerinin, şemasının, bu örgütün adının —hani böyle adlar dolaşır ya— bu örgütün adının ne olduğunu da ilan etmesini bekleriz. Kimse sorumluluktan kaçmasın. Adalet Bakanı bunları yapmadığı sürece, bu sürecin üzerine gitmediği sürece işini eksik bırakmış olur. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu sonuna kadar izleyeceğiz, takip edeceğiz. "Azerbaycan Türkiye için kritik" Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne ilişkin de konuşan Sarı, zirvenin kritik olduğunu bununla birlikte iki eksiği olduğunu dile getirdi. Azerbaycan’ın ve Macaristan’ın katılmamasının eksiklik olduğunu belirterek, şunları kaydetti: Macaristan'da gerçekleştirilen seçimlerden akabinde iktidarı kaybeden, yerine gelen siyasal iktidarın yönünü yeniden Avrupa'ya, Batı'ya döndüğünü ve Türk dünyasıyla, tarihi kökleriyle çok ilgilenmediğini, ilgilenmeyeceğini buradan anlıyoruz. Ancak Azerbaycan ve ilgili konunun biraz üzerinde durmakta fayda var. 2021 yılındaki Şuşa Beyannamesi'nden beri zirveye ulaşan askeri ve siyasi iş birliğimiz, iktisadi iş birliğimizden bir ivme kaybına doğru gittiğimizi, ilişkilerimizin biraz zedelendiğini, bir gerilim oluştuğunu görüyoruz. Şimdi biz bunun bir an evvelden telafi edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Azerbaycan, Türkiye için çok kritik bir ülkedir. Sadece kardeşlik bağlarıyla bağlı olduğumuz, ortak tarihe ve ortak kültüre sahip bir ülke yönetimi değildir Azerbaycan. Azerbaycan aynı zamanda hem Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı hem TANAP açısından kritik bir enerji partnerimizdir. Aynı zamanda Azerbaycan karşılıklı olarak milyar dolarları, onlarca milyar dolara ulaşan kaynak aktarımı yaptığımız bir kardeş ülkemizdir. Onların burada çok ciddi yatırımları var, bizim bu ülkede çok ciddi yatırımlarımız var. Aynı zamanda Azerbaycan bizim için Kuşak ve Yol güzergâhında olan ve bizi Orta Asya'ya ve oradan Asya-Pasifik'e orta koridorla bağlayan yol üzerindeki çok kritik bir ülkedir. Zengezur Geçidi'nden tutun Hazar geçişine kadar çok önem verdiğimiz bir ülkedir. Ve Azerbaycan bütün bunlara ek olarak Güney Kafkasya'da İran ve Rusya arasındaki nüfuzun dengelenmesi, Türk dünyası açısından bir denge unsuru oluşturması açısından da son derece önemlidir. Dolayısıyla Azerbaycan ve olan ilişkilerimizi daha hassas bir dengede götürmeye, bu konuda daha dikkatli olmaya, varsa yanlış anlamaları ortadan kaldıran bir çerçeveyi bir an evvelden önümüze koymakta fayda vardır diye düşünüyoruz. Trump için "topal ördek" benzetmesi ABD seçimleriyle Donald Trump’un "topal ördek" durumuna düştüğünü ifade eden Sarı, "Öyle anlaşılıyor ki Trump 'topal ördek' durumuna düşmüştür. En az 6 yıl boyunca Amerika'daki Kongre ve Senato seçimlerinin, Temsilciler Meclisi seçimlerinin 2 yılda bir 3'te 1'inin yenileneceğini düşünecek olursak oluşan ağırlık en az 6 yıl boyunca Demokratların bu parlamentonun her iki kanadında ciddi bir ağırlık oluşturacağını bize gösteriyor. Dolayısıyla 2028'de yapılması söz konusu olan başkanlık seçimleri bakımından da bir ipucu veriyor. Trump'ın son 2 yılda Amerika'yı bugüne kadar olduğu rahatlıkta yönetemeyeceğini de bize söylüyor" diye açıklamalarda bulundu. Cumhur İttifakı ve iş birliği iddialarına yanıt: Maddi temeli yok Çukurova ve Milas belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından gerçekleştirilen başkan vekili seçimlerine ilişkin konuşan Sarı, Cumhur İttifakı ve CHP'nin ittifak yaptığı yönündeki eleştirilere yanıt vererek, "Bunun üzerinden bazı spekülasyonlar gerçekleştirildi: 'Cumhur ve ittifak yaptınız, iş birliği yaptınız.' Böyle bir şey söz konusu değil. Biz hiç kimseyle iş birliği veya ittifak yapmadık. Adayımızı çıkarttık, kimseyle pazarlık yapmadık. Adayımıza oy verdiler veya vermediler. Neticede YENİ Parti'nin 14 belediye meclis üyesi vardı, 17 oy aldı. Demek ki 3 oyu da Cumhur İttifakı'ndan almış. Bizim de 13 belediye meclis üyemiz vardı, 19 oy aldık. Demek ki 6 oyu Cumhur İttifakı'ndan almışız. Yani 'Cumhur İttifakı böyle blok olarak Cumhuriyet Halk Partisi adayını destek verdi, siz de burada iş birliği yaptınız' söylemi zinhar yanlış bir söylemdir. Hiçbir maddi karşılığı yoktur, hiçbir maddi temeli yoktur" dedi. CHP, Milas Belediye Başkan Vekili seçimlerine itiraz edecek Milas Belediye Başkan Vekili seçimlerine itiraz edeceklerini kaydeden Sarı, "Cumhuriyet Halk Partili üyeler, belediye meclis üyeleri AKP ve YENİ Parti arasında gerçekleştirilen yarışta o belediye AKP'ye gitmesin diye YENİ Partili adaya oy verdiler. Dolayısıyla en azından mesela biz Cumhuriyet Halk Partili meclis üyeleri YENİ Parti'yi destek verdi diye CHP'ye bir teşekkür etmesini beklerdik. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin adını bile ağzına almak istemeyen bir yapı ve karşı karşıyayız. Ama hiçbir şekilde haksızlıkları da kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Önümüzdeki günlerde İBB ve ilgili de bazı süreçler önümüze gelebilir. Bunları da yakından takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in bir gün evvelden TBMM’deki grup toplantısında söylediği “‘Özgür Özel yüzde 90'ın altında oy alıyorsa aday olmayacak, siyaseti bırakacak' dedim. Önceki partinin 2 milyon üye vardı. Gel üyeye soralım dedim. Dedi ki, 'Kanuna aykırı, tüm üyelerle seçim yapılamaz. Delegeyle yapılır. Önce delegeyi yenileceğiz.' Tüm üyeyle olsa ama yapılamaz dedi” sözleri üzerine şunları kaydetti: Ben her hafta basın toplantısıyla kurultay kongre süreçleriyle ilgili sizleri bilgilendirdim. Her şey çok şeffaf ve açık bir şekilde yürüdü. Biz o günlerde şunu söyledik: 'Bir olağanüstü kurultay yapamıyoruz. Çünkü yargı organı kararı var. Mahkeme bize diyor ki, ‘sizin yapmış olduğunuz kurultayı ben geçersiz sayıyorum. Bunu yeniden yapacaksınız. Ancak buna güvenlik önlemi koyuyorum. Ve güvenlik önlemi koyduğum için de kurultay yapamazsınız.’ Olağanüstü kurultay yapma şansımız yok. Ama parti bir cenderenin içinde ve bu cendereden çıkabilmek, bu kaotik ortamdan kurtulabilmek için de bizler dedik ki örgütümüze danışmalıyız. Örgütün fikrini almalıyız. "Kurultay yapamıyorsak kongreleri yapmaya başlayalım" Bu işten çıkmanın yolu kurultay yapmaktır. Ancak kurultay yapamıyorsak kongreleri yapmaya başlayalım. Dolayısıyla dedik ki ‘biz eylül ayında bir kongre takvimi ilan edeceğiz’. En başından beri, haziran ayından beri biz bunu söyledik. Dediler ki: 'Niye eylül ayında ilan ediyorsunuz? Niye şimdi ilan etmiyorsunuz?' Şimdi ilan edemiyoruz, çünkü il yöneticilerimiz ve ilçe yöneticilerimiz bize, 'Siz butlansınız, biz sizi tanımıyoruz' diyorlar. Şimdi il yöneticim ve ilçe yöneticim, il başkanım ve ilçe başkanım beni tanımazken ben seçim kurulu ve olağan kongre takvimini nasıl yöneteceğim? O zaman biz mecburen partiyi olağan kongre süreçleri içine sokabilmek için bir hazırlık yapmak zorunda kaldık ve o hazırlığı da yaz ayları boyunca tamamladık. Hepinizin bildiği üzere yetmiş dört tane ilimizde düzenleme gerçekleştirildi. Bu süreçler tamamlandı ve ilk başta söz verdiğimiz gibi eylül ayında bir kongre takvimi ilan ettik. Kongre takviminde ekim ayının sonunda, yani 28’inde üyelikler askıya çıkacaktı ve en geç 14 Şubat'ta biz kongrelerimizi tamamlayacaktık. Şimdi bir hukuki ihtilaf oluşmasın diye —farklı hukukçular bu güvenlik önlemi kararı karşısında farklı düşünüyor— biliyorsunuz, geri çekmeyle ilgili bazı şeyler oldu. Ancak henüz ilgili yargı birimleri tarafından bir resmi açıklama yapılmadığı, bir tartışmaya neden olmamak için onu 15 gün ötelemiş olduk başlangıç sürecini. Ama 14 Şubat'ta yine biz kongrelerimizi bitiriyoruz. Özgür Özel diyordu ki ‘bizim arkamızda yüzde doksan halk desteği var.' Biz de o gün diyorduk ki: 'Arkanızda yüzde doksan halk desteği varsa partiyi bırakıp gitmeyin. Partiyi bölmeyin. Gelin kalın, kongrelerimizi yapıyoruz. Kongrelerimizde yarışalım. Yine siz kazanırsınız’. Yani bu kadar bir halk desteğiniz varsa yine siz kazanırsınız. Neticede Cumhuriyet Halk Partisi kongrelerinde oy kullanacak olan kişiler Cumhuriyet Halk Partisi'nin üyeleri. Cumhuriyet Halk Partisi üyelerinde de herhalde yüzde 90 desteğiniz vardır. Yani halk meclisinde yüzde 90 desteğiniz varsa, halk sizin arkanızdaysa herhalde üyeler de sizin arkanızdadır. Dolayısıyla bırakıp gitmenin anlamı nedir? Ayrılıp gitmenin anlamı nedir? Gelin burada birlikte bir siyasal mücadele yapalım. Ancak arkadaşlarımız onu tercih etmediler. Başka bir siyasal yolculuğa çıktılar. "Neden CHP'yi böldünüz?" Şimdi bunun karşısında şunu sormak gerekir: Neden Cumhuriyet Halk Partisi'ni böldünüz? Neden Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini bölerek kendinize başka bir parti inşa ettiniz? Soruyoruz arkadaşlara: Sizin ideolojik, politik olarak Altıok'tan ne farkınız var? Bizim programımızdan ne farkınız var? Hiçbir politik fark göremiyoruz. Bence onlar da göremiyor. Peki bu bir siyasal ayrışma değilse, burada yapay bir ayrışma söz konusuysa o zaman başka bir partiye niye gittiniz? Niye başka bir parti kurdunuz? Bunun tek açıklaması var: Kendinize koltuklar inşa etmek istiyorsunuz. Koltuk arıyorsunuz kendinize. Burada bir siyasal mücadele yapmak yerine size bir parti gerekiyordu. Ve siz o partiyi kurdunuz ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni parçalamak ve bölmek istediniz. Dolayısıyla mesele bu kadar açıktır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kongreleri ve kurultayını yapmamasıyla, takvimiyle ilgili bir mesele değildir bu. Bu mesele çok açık bir biçimde Cumhuriyet Halk Partisi'ne ilişkin arkadaşlarımızın bakış açısıyla ilgilidir. "AKP'ye karşı İBB'de birlikte omuz omuza olmak istiyoruz" Sarı, olası bir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği seçimi durumda nasıl hareket edeceklerini şöyle aktarımda bulundu: Biz belediye meclislerindeki ayrışmada, belediye başkanlıklarındaki ayrışmada özellikle İstanbul'da ayrışmanın tarafı olmak istemiyoruz. Biz bir arada kalmak, bir arada olmak, AKP'ye karşı İBB'de birlikte omuz omuza olmak istiyoruz. En başından beri biz bunu söyledik. Çünkü İBB'de Cumhur İttifakı'nın belediye meclis üyeleri sayısıyla, YENİ Parti artı CHP'nin —yani muhalefetin, ki buna DEM'i de katalım— belediye meclis üyeleri sayısı arasındaki fark bir hayli azalmış durumda. Şimdi böyle bir zamanda bildiğiniz üzere DEM de kendi grubunu kurmak istedi, ayrıştı bu sürecin içinde. Ama kent uzlaşısıyla ilgili kurdukları dayanışmanın içinde kaldıklarını belirttiler. Bu kendi tercihleridir, takdirleridir. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'yle beraber hareket ederler, YENİ Parti'yle beraber hareket ederler; ben buradan öyle bir siyasal sonuç çıkartıyorum, ama kendi grupları olacak bundan böyle. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'nin grubu da 'YENİ Parti ve CHP grubu' diye ayrışmasın istedik. Hatta bakın, biz çok büyük fedakarlıklar da yaptık bu konuda. Neydi o fedakarlıklarımız? Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğinin zedelenmesini bile, örselenmesini bile sineye çektik. Ya düşünebiliyor musunuz? Bir belediye meclis üyesi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediye meclis üyesi, kendi ilçesinde Cumhuriyet Halk Partisi üyelerini arayıp istifa etmelerini ve başka bir partiye katılmalarını istiyor. Başka bir partinin siyasal aktivitesine katılıyor. Başka bir partinin genel başkanını kendi odasında tutuyor. Ya da, 'Ben Cumhuriyet Halk Partisi belediye meclis üyesiyim ama benim liderim Özgür Özel'dir' diyor. "Artık sürdürülemez noktaya ulaştı" Şimdi bütün bunların hepsini biz gördük, yaşadık, not ettik, kaydettik. Ve bu ayrışmanın tarafı olmayalım diye İstanbul'da ortaya çıkabilecek olası bir seçime karşı birlikte olalım, birlikte hareket edelim, bir ayrışma oluşmasın diye bunlardan bir kısmını sineye çektik. Ama bu bundan böyle sürdürülemez noktaya ulaştı. Geçen hafta veya ondan önceki hafta 2 arkadaşımızı ihraç etmek zorunda kaldık. Şimdi önümüzdeki günlerde istifalarımız oldu. Biliyorsunuz, Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılarak YENİ Parti kendi grubunu kurdu. Ayrışan taraf onlar, biz değiliz. Partiden ayrılan, istifa edenler onlar, biz değiliz. Kendi yollarına giden onlar, biz değiliz. Biz bütün bunlara rağmen yine de Cumhuriyet Halk Partisi olarak AKP'ye İstanbul'u kaybettirmemek için iş birliğine açık olduğumuzu, birlikte olduğumuzu, birlikte davranacağımızı ilan ediyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konuda İstanbul'da toplantılar olacak. Hem belediye başkanlarımız hem belediye meclis üyelerimizle İstanbul İl'de bir çalışma yürüteceğiz. Ve hafta sonu boyunca bu toplantılarımız devam edecek ve bu toplantılarımız sonucunda da bir noktaya, bir karara ulaşmış olacağız. ANKA ÖZGÜR ÖZELCHPyeni partiSarı, Özel'e seslenerek, "Neden Cumhuriyet Halk Partisi'ni böldünüz? Neden Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini bölerek kendinize başka bir parti inşa ettiniz? Soruyoruz arkadaşlara: Sizin ideolojik, politik olarak Altıok'tan ne farkınız var" diye sorduÇarşamba, Kasım 4, 2026 - 17:45Main image: 

Fotoğraf: AA

HaberType: newsSEO Title: CHP Sözcüsü Sarı'dan Özgür Özel'e: Neden Atatürk'ün partisini bölerek kendinize başka bir parti inşa ettiniz?copyright Independentturkish: 
Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
04 Kasım 2026, 17:53 20 dk okuma 184 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000