Son Dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan mesaj
Gündemin ön sıralarına taşınan konuda; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı andı. Cumhurbaşkanı Erdoğan 65 yıl evvelden idam edilen Menderes ve arkadaşlarını andı. Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, erdoğan mesajında, "Türk demokrasisine, milletin iradesine vurulmuş ağır bir darbe ola
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 65 yıl evvelden idam edilen Menderes ve arkadaşlarını andı.
Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, erdoğan mesajında, "Türk demokrasisine, milletin iradesine vurulmuş ağır bir darbe olan 27 Mayıs’ın cunta mahkemesi tarafından haksız, hukuksuz şekilde idama mahkûm edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı, katledilmelerinin 65’inci yılında rahmetle yâd ediyorum. Rabb’im mekânlarını cennet, ruhlarını şad eylesin" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından idam edilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı 65. Söz konusu gelişmeler ışığında, ölüm yıl dönümlerinde anarak, "Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu inancıyla, demokrasimize ve milli iradeye kararlılıkla sahip çıkmayı sürdüreceğiz" dedi.
Dikkat çekici bir önemli olay olarak, tBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Millet iradesine vurulan 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından hayattan koparılan Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı rahmetle ve saygıyla yad ediyorum. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu inancıyla, demokrasimize ve milli iradeye kararlılıkla sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bilindiği üzere, ruhları şad, mekanları cennet olsun."
Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, i̇letişim Başkanı Burhanettin Duran, eski Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı andı.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, i̇letişim Başkanı Burhanettin Duran, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Millet iradesine vurulan 27 Mayıs darbesinin ardından hukukun ve adaletin hiçe sayıldığı, sözde yargılamalar sonucunda idam edilen Başbakan Adnan Menderes’i, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı rahmetle ve saygıyla yad ediyorum. 27 Mayıs’ın ardından yaşanan bu acı süreç, demokrasi tarihimizde derin yaralar bırakmıştır. Menderes’in, Zorlu’nun ve Polatkan’ın aziz hatıraları aradan geçen 65 yıla rağmen milletimizin gönlünde yaşamaya devam etmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, milletimizin iradesini savunmayı ve demokratik kazanımlarımızı korumayı sürdüreceğiz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun" dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de yayınladığı mesajda şu ifadeleri kullandı:
"27 Mayıs darbesi, millî iradeyi vesayet altına almaya çalışan müdahaleler döneminin ilk halkası oldu. Ardından Yassıada, hukukun ve demokrasinin ağır yara aldığı, milletimizin hafızasına “Yaslıada” olarak kazınan bir zulmün sembolüne dönüştü.
Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Namık Gedik; 27 Mayıs’ın karanlık sürecinde millet iradesine yönelen vesayetin ve hukuksuzluğun bedelini ödeyen isimler oldu. Darbeler, muhtıralar ve vesayet girişimleri ise yıllar boyunca demokrasimize, hukukumuza ve ülkemizin kalkınma mücadelesine ağır bedeller ödetti.
Aradan geçen yıllar gösterdi ki; milletin gönlüne nakşedilen isimler unutturulamaz, zulmün bıraktığı kara leke zamanla silinmez.
Artık Türkiye’de millî iradenin üzerinde vesayet kurmaya, siyasete antidemokratik yollarla istikamet vermeye ve milletimizin tercihlerini yok saymaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu aziz millete bir daha Yaslıada’lar yaşatılmasına müsaade etmeyeceğiz.
Hak yerini bulur, zulüm ise milletin vicdanında mahkûm olur. Bu ülkenin sahibi millettir; söz de kararname da milletindir.
27 Mayıs’ın demokrasi şehitleri Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Namık Gedik’i hayırla, Fatiha’yla, rahmet ve dualarla yâd ediyorum.
Cenab-ı Hak rahmetiyle muamele eylesin; mekânları cennet, makamları âli olsun."
Adalet Bakanı Akın Gürlek, idam edilişlerinin 65. yılında Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı andı.
Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Merhum Başbakan Adnan Menderes'i, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı idam edilişlerinin 65'inci yıl dönümünde rahmet ve saygıyla yad ediyorum." ifadesini kullandı.
27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle demokratik düzenin kesintiye uğradığını, Yassıada'da verilen idam kararlarının milletin hafızasında derin yaralar bıraktığını belirten Gürlek, şunları kaydetti:
"Hukukun üstünlüğünü, millet iradesini ve demokratik meşruiyeti her şart altında korumak, benzer acıların bir daha yaşanmaması için ortak sorumluluğumuzdur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, millet iradesini ve demokratik meşruiyeti esas bölge duruşumuzu tahkim etmeye, vesayetçi anlayışın karşısında güçlü durmaya devam edeceğiz."
Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti.
Siyasi kariyerine Serbest Cumhuriyet Fırkasında başlayan Menderes, partinin feshedilmesinin ardından CHP'ye katıldı.
CHP il yönetiminde göreve başlayan Menderes, parti teşkilatını Aydın'da yeniden kurdu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Aydın'ı ziyareti kapsamında Menderes ve bir araya gelerek görüştü ve soğuk başlayan görüşme 4 saat sürdü. Menderes'in görüşleri Atatürk'ün dikkatini çekti ve bunlardan bir rapor hazırlamasını istedi. Menderes, hazırladığı raporu Atatürk'e iletti.
1931 yılındaki erken seçimde aday olmadığı halde yasama organı üyesi seçilen Menderes, kendisini aday listesine Atatürk'ün koyduğunu öğrendi. Menderes, 1935, 1939, 1943 seçimlerinde CHP Aydın Milletvekili olarak aralıksız 14 yıl parlamentoda CHP grubunda görev aldı. Menderes, hükümetin Toprak Reformu Tasarısı'nın 1945'te Meclis'teki görüşmeleri sırasında sergilediği karşı duruş sonrasında siyaset sahnesinde tanınan bir isim haline ulaştı.
İzmir Milletvekili Celal Bayar, Aydın Milletvekili Adnan Menderes, İçel Milletvekili Refik Koraltan ve Kars Milletvekili Fuat Köprülü, 7 Haziran 1945'te CHP Meclis Grubu'na kanunlardaki ve parti tüzüğündeki demokratik olmadığını düşündükleri hükümlerin kaldırılmasını içeren bir önerge sundu.
Menderes ve arkadaşları, Türk siyasi hayatına "Dörtlü Takrir" olarak geçen bu önergenin verilmesinin ardından parti içi muhalefetten dolayı partiden ihraç edildi.
Demokrat Parti (DP) 7 Ocak 1946'da Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından hayata geçirildi.
Demokrat Partinin kuruluşu üzerinden 4 ay geçmeden erken seçim kararı alınarak evvelden yerel, ardından genel seçim sürecine girildi. 26 Mayıs 1946'da gerçekleştirilen yerel seçimlere girmeme kararı bölge Demokrat Parti, partilileri sandığa gidip gitmemekte serbest bıraktı.
CHP'nin kazandığı 1946 genel seçimlerinde Menderes, memleketi Aydın'dan değil, Kütahya'dan yasama organı üyesi seçildi.
CHP Hükümeti, 1 Mart 1950'de genel seçimlerin 14 Mayıs 1950'de yapılmasına kararname sundu. Halkın Demokrat Partiye ilgisi, aday listelerinde de kendisini gösterdi. Büyük bir seçim kampanyası başlatan Demokrat Partide yasama organı üyesi adaylığına yoğun talep oldu. Adnan Menderes de İstanbul'dan yasama organı üyesi seçildi.
Demokrat Parti, seçimleri yüzde 55 oy oranıyla zafer elde etti.
Seçim sonuçlarının ardından Demokrat Parti Grubunda gerçekleştirilen oylama sonucunda Bayar'ın Cumhurbaşkanı olmasına kararname paylaşıldı.
Adnan Menderes, Bayar'ı evinde ziyaret ederek Fuat Köprülü'nün hükümet başkanı olmasını önerdi. Bunun üzerine Bayar, "Başvekil sizsiniz Adnan Bey" diyerek Menderes'in parti liderliğini de almasını istedi.
Menderes, Demokrat Partinin seçim zaferini, "14 Mayıs, bir devre son veren ve yeni bir devir açan müstesna ehemmiyette tarihi bir gün olarak daima anılacaktır. Bu tarihi günün hatırasını yalnız partimizin değil Türk demokrasisinin bir zafer günü olarak yad ediyoruz." ifadeleriyle yorumlamıştı.
Menderes, Demokrat Parti iktidarında, Anadolu halkı tarafından kabul görmeyen pek çok politikaya son sundu.
Menderes, 1932 yılından itibaren Diyanet İşleri Başkanlığının talimatıyla uygulanan "Arapça ezan okuma yasağı"nı 18 yıl aradan akabinde kaldırdı.
Din eğitimi, Menderes döneminde, dördüncü sınıftan itibaren velinin isteğine bağlı olarak yeniden verilmeye başlandı.
Menderes'in İzmir İl Kongresi'nde yaptığı konuşmadaki şu ifadeleri oldukça dikkati çekmişti:
"Şimdiye kadar baskı altında bulunan dinimizi baskıdan kurtardık. İnkılap softalarının yaygaralarına ehemmiyet vermeyerek ezanı Arapçalaştırdık. Mekteplerde din derslerini kabul ettik. Radyoda Kur'an okuttuk. Türkiye bir Müslüman devletidir ve Müslüman kalacaktır. Müslümanlığın bütün icapları yerine getirilecektir."
Menderes Hükümeti tarafından, 25 Temmuz 1950'deki Bakanlar Kurulu toplantısında Kore'ye askeri bir kuvvet gönderilmesine kararname paylaşıldı.
Türk askerinin Kore'deki başarısı Türkiye'nin NATO'ya üye olmasında etkili oldu.
Türkiye tarafından NATO'ya girmek için ilk başvuru 11 Mayıs 1950'de yapılmıştı. Adnan Menderes Hükümeti döneminde ise Türkiye, 1952'de NATO'ya tam üye olarak kabul edildi.
2 Mayıs 1954'te gerçekleştirilen genel seçimlere katılım, hiçbir kanuni zorlama olmamasına rağmen yüzde 88,63 gibi oldukça yüksek bir oranda yaşandı.
Demokrat Parti, yüzde 58 oy oranıyla seçimleri zafer elde etti.
Adnan Menderes, iktidara geldiği ilk günden itibaren ekonomide liberal bir politika izledi. Menderes'in politikalarıyla ekonomide kalkınma dönemine giren Türkiye'de, serbest piyasa ekonomisine geçişe hız paylaşıldı.
İthalata getirilen kısıtlamaları kaldıran Menderes hükümeti tarafından kredi faizleri düşürülerek özel sektörün daha fazla kredi kullanımı teşvik edildi. Gelen kredilerin özellikle tarım alanında kullanılması önerilirken tarımda makineleşme çalışmaları başlangıç yaptı.
Yabancı sermaye girişini teşvik etmek amacıyla yasal yasal düzenleme hazırlanarak KİT'lerin özel sektöre devri öngörüldü.
Marshall Planı'nın da katkısıyla ülkede yeni sanayi tesisleri hayata geçirildi. 1954 yılında Türkiye Vakıflar Bankası hayata geçirildi.
Demokrat Parti'nin 1954'te kazandığı bu zaferin ardından, Kıbrıs'ta yaşanan sorunlar tüm ağırlığıyla hissedilmeye başlandı.
Kıbrıs konusunun müzakere edilmesi için 29 Ağustos 1955'te gerçekleştirilen Londra Konferansı'ndan, Türkiye'de yaşanan "6-7 Eylül olayları" nedeniyle bir sonuç alınamadı.
"Atatürk'ün evinin bombalandığı"na ilişkin bir haberle başlayan "6-7 Eylül olayları", sıkıyönetim ilan edilerek bununla birlikte bastırılabildi.
Demokrat Parti, 27 Ekim 1957'de gerçekleştirilen genel seçimlerde yüzde 48 oy aldı.
Menderes, seçimlerin ardından parti içinde bir öz eleştiriye giderek seçim sonuçlarını teşkilatın yeterince çalışmamasına, basında yer bölge yalan haberlere bağladı.
18 Nisan 1960'ta TBMM'de "muhalif kesim ve basının faaliyetlerini incelemek" amacıyla Demokrat Partili 15 milletvekilinden oluşan Tahkikat Komisyonu hayata geçirildi.
Bu komisyon nedeniyle, CHP yöneticileri, Demokrat Partiyi diktatörlüğe gitme amacında olmakla suçladı.
CHP Genel Başkanı merhum İsmet İnönü, "Şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır" şeklindeki meşhur sözünü, bu komisyonun kurulmasının vakit kaybetmeksizin ardından ifade etmişti.
Basında yer bölge iddialar, büyük öğrenci olaylarının yaşanmasına neden oldu. İlk büyük öğrenci gösterisi 19 Nisan'da Kızılay'da düzenlendi.
Öğrenciler, bu olayların ardından "555K" koduyla, 5 Mayıs'ta saat 5'te Kızılay Meydanı'nda toplandı. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem gerçekleştirilen yere giderek, eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderes'in boğazını sıktı. "Ne istiyorsun?" diye sorduğu gençten "Hürriyet istiyorum" cevabını bölge Menderes, "Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var?" ifadelerini kullandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koydu.
Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha akabinde diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.
Yassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başlangıç yaptı ve 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes 17 Eylül 1961'de idam edildi.
"Yeter söz milletindir" diyerek çıktığı siyaset yolunda güçlü Türkiye hayalini politikaları ve kalkınma atılımlarıyla gerçekleştirmeye çalışan Menderes, "demokrasi şehidi" olarak tarihine geçti.
TBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi.
Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşı, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak ülke yönetimi töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.
Yassıada'nın ismi 2013'te "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak değiştirildi. 2015'te de yeniden düzenleme faaliyetlerine başlanarak kültür ve kongre merkezi haline getirilmesine kararname paylaşıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan proje kapsamında Yassıada, 60 yıl akabinde "Demokrasi ve Özgürlükler Adası"na dönüştü. Demokrasi ve Özgürlükler Adası, 27 Mayıs 1960 darbesinin 60. yılında, demokrasi ve milli iradeyi yansıtacak müze, kütüphane, konferans salonu ve Demokrasi Feneri gibi birçok sembol yapıyla yenilenerek özel bir törenle halka faaliyete başladı.
Yorumlar 0
Yorum Yap