25.09.2026
SON DAKİKA
Önemli Açıklama: MASAK'tan Başsavcılığa fon bilgilendirmesi • Önemli Açıklama: Orient Express 30 Eylül'de İstanbul'a geliyor • Önemli Açıklama: Küresel ham çelik üretimi azaldı • Son Dakika: Beyşehir'de 3 otomobil çarpıştı: 6 yaralı • Gündem Yaratıyor: Samsun'da otomobiller çarpıştı: 5 yaralı • Gündem Yaratıyor: Uşak'ta feci kaza! Alkol yüklü TIR patladı: Ortalık alev topuna döndü • Son Dakika: Motosiklet ile servis aracı çarpıştı: 1 yaralı • Palu'da aracın çarptığı bisikletli çocuk yaralanarak kurtuldu • Dikkat Çeken Gelişme: İHAKUT ekibinden Van Gölü’nde gerçeğini aratmayan tatbikat • Önemli Açıklama: Montella'dan "Görevden alınabilirdim" itirafı! Fransa için bakın ne dedi? • Önemli Açıklama: MASAK'tan Başsavcılığa fon bilgilendirmesi • Önemli Açıklama: Orient Express 30 Eylül'de İstanbul'a geliyor • Önemli Açıklama: Küresel ham çelik üretimi azaldı • Son Dakika: Beyşehir'de 3 otomobil çarpıştı: 6 yaralı • Gündem Yaratıyor: Samsun'da otomobiller çarpıştı: 5 yaralı • Gündem Yaratıyor: Uşak'ta feci kaza! Alkol yüklü TIR patladı: Ortalık alev topuna döndü • Son Dakika: Motosiklet ile servis aracı çarpıştı: 1 yaralı • Palu'da aracın çarptığı bisikletli çocuk yaralanarak kurtuldu • Dikkat Çeken Gelişme: İHAKUT ekibinden Van Gölü’nde gerçeğini aratmayan tatbikat • Önemli Açıklama: Montella'dan "Görevden alınabilirdim" itirafı! Fransa için bakın ne dedi? •
Önemli Açıklama: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "fon krizi" açıklaması: Sorumluluğu olan kim varsa bunlardan hukuk önünde hesap sorulacak
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

Önemli Açıklama: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "fon krizi" açıklaması: Sorumluluğu olan kim varsa bunlardan hukuk önünde hesap sorulacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyunda "fon krizi" olarak anılan ve 455 bin yatırımcıyı ilgilendiren soruşturmaya ilişkin, "Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil" dedi. Bu noktada öne çıkan bilgiye göre, erdoğan, soruşturmanın sürdüğünü beli

L
Lumout Medya 24 Eylül 2026, 19:16
448 17 dk
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyunda "fon krizi" olarak anılan ve 455 bin yatırımcıyı ilgilendiren soruşturmaya ilişkin, "Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil" dedi. Bu noktada öne çıkan bilgiye göre, erdoğan, soruşturmanın sürdüğünü belirterek, sorumluluğu bulunanlardan hukuk önünde hesap sorulacağını ve benzer sorunların yaşanmaması için gerekli hukuki ve idari tedbirlerin alınacağını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Bu bağlamda, genel Kurulu'na katılmak üzere gerçekleştirdiği New York ziyaretinin sonunda Türkevi'nde açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, 130'dan fazla ülkenin ülke yönetimi ve yönetim başkanı düzeyinde temsil edildiği Genel Kurul etkinliklerinin içinde bulunduğumuz yıl "Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek" temasıyla gerçekleştirildiğini vurguladı. BM Genel Kurulu'na hitap ettiğini hatırlatan Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin çok taraflılığa desteğini vurguladığını, bölgedeki gelişmelere ilişkin görüşlerini paylaştığını ve daha kapsayıcı, adil ve etkili bir küresel sisteme duyulan ihtiyacın altını çizdiğini dile getirdi. Gazze'deki gelişmeleri de BM kürsüsünden gündeme taşıdığını belirten Erdoğan, "Gazzeli kardeşlerimize yönelik zulmü bir kez daha insanlığın gündemine taşıdık" dedi. Bölgesel sahiplenmeyi esas bölge bir yaklaşımı anlattığını ifade eden Erdoğan, aynı gün ABD ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini bir araya getiren toplantıya ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine katıldığını dile getirdi. Erdoğan, "Bu toplantıda da Orta Doğu'ya güvenlik ve istikrarın getirilmesi noktasında görüş ve önerilerimizi ifade ettik" diye açıklamalarda bulundu. "Bizim meselemiz bölgelerin hakkaniyetli temsili" Erdoğan, Birleşmiş Milletler'in reforma ihtiyacı olduğu yönündeki görüşünün hatırlatılması ve nasıl bir BM tasavvur ettiği sorusuna, mevcut yapının adil olmadığını belirterek yanıt sundu. Erdoğan, "Değerli arkadaşlar, her şeyden evvelden bu gün itibarıyla 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığı bir Birleşmiş Milletler'den söz ediyoruz. Bu adaletsiz yapının, küresel istikrar ve huzuru koruyabilmesi, ortaya koyduğu temel ilkelere bağlı kalabilmesi, insanlığa vaadini yerine getirebilmesi mümkün değildir" diye açıklamalarda bulundu. Meselenin yalnızca Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'de daha fazla söz sahibi olması olmadığını ifade eden Erdoğan, şunları dile getirdi: "Mesele Afrika'nın, Asya'nın, Latin Amerika'nın, İslam dünyasının, Avrupa'nın ve diğer bütün bölgelerin kendi tecrübeleriyle, kendi iradeleriyle bu küresel sistemde hakkaniyetli biçimde temsil edilme meselesidir. Bunun için diyoruz ki; veto mekanizması kaldırılsın; sadece 5 üyeyi koruyan Birleşmiş Milletler modelinden, bütün üyeleri kuşatan bir mekanizmaya geçiş yapalım. Genel Kurul'u güçlü, kuvvetli ve etkin kılalım. Kurulacak yeni yapıda, seçilmiş üyelerin belirli sürelerle görev yaptığı, yeniden görev almak isteyenlerin uluslararası toplumun güvenini yeniden kazanmak zorunda olduğu, daha adil bir sistem olmalıdır. Dünyanın sorunlarına 5 üye değil, bütün üyeler çözüm yolu sunsun ve kararlar alsın. Çünkü dünyanın bundan böyle yeni duvarlara değil, yeni köprülere ihtiyacı var." "İlk gün söylediğimiz yere gelme eğilimindedir" Erdoğan, BM Genel Kurulu'na ilk kez hitap ettiği dönemden bugüne kadar geçen sürece ilişkin soruya, "Bu yolculuk dimdik bir duruştan ibarettir" yanıtını sundu. Erdoğan, "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsüne ilk çıktığımızda ne söylüyor, nerede duruyorsak, bu gün itibarıyla de hamdolsun aynı yerdeyiz. Suriye'de, Irak'ta, Ukrayna-Rusya Savaşı'nda, Afrika'da, Myanmar'da ve son olarak Gazze'de yaşananlar benim dile getirdiğim gerçeği tekrar tekrar gösterdi" dedi. Ukrayna-Rusya Savaşı'nın temellerinin yıllar evvelden atıldığını belirten Erdoğan, bölgede yaşanan birçok sorunun geçmişte atılan yanlış adımlarla büyüdüğünü dile getirdi. "O günlerde söylediklerimize dünya kulak kabartsa ve güvenlik önlemi alınsaydı, bunca can kaybedilmeyecekti" diyen Erdoğan, Birleşmiş Milletler reformunun daha evvelden yapılması halinde çatışmaların ve savaşların önlenmesinin mümkün olacağını aktardı. Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın iki yıl üst üste Birleşmiş Milletler'de bulunamamasını da uluslararası sistemdeki adaletsizliğin göstergelerinden biri olarak değerlendirdi. "Bizim meselemiz hiçbir ülkeye karşı olmak değildir. Bizim meselemiz adaletsizliğe karşı olmaktır" diyen Erdoğan, "Kendi adımıza mutluyuz ki o günlerden bugünlere hep tarihin doğru tarafında durduk, milletimizi utandıracak bir tek adım bile atmadık. Bugün dünya, bizim ilk gün söylediğimiz yere gelme eğilimindedir" ifadelerini kullandı. "Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması şarttır" Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin azalmasına ilişkin soruya, gelişmelerin meselenin bundan böyle yalnızca İran ve ABD arasındaki bir mesele olmadığını gösterdiğini belirterek yanıt sundu. "Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine kapatılmasına karşıyız. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması şarttır" diyen Erdoğan, bölgedeki her gerilimin Avrupa'yı, Asya'yı, enerji piyasalarını, taşımacılığı ve milyonlarca insanın günlük hayatını etkilediğini dile getirdi. Erdoğan, ticari gemi trafiğindeki düşüşün meselenin boyutunu ortaya koyduğunu belirterek, "Orası küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret için hayati önemdedir" dedi. Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinin anahtarı olarak Hürmüz açılmalıdır. Biz bir an evvel müzakere zeminine dönülmesinin gerektiğini bütün muhataplarımıza anlatıyoruz. Yapılması gereken yeni cephelerin değil, yeni diplomasi kanallarının açılmasıdır" diye açıklamalarda bulundu. "Karadeniz tahıl koridoru için gayretlerimizi artırdık" Karadeniz'de ticaret gemilerine yönelik saldırılar ve tahıl gemilerinin limanlarda beklemesiyle ilgili soru üzerine Erdoğan, Karadeniz'in savaşın cephesi olmaması gerektiğini dile getirdi. "Karadeniz bu savaşın bir cephesi değildir, asla olmamalı" diyen Erdoğan, taraflarla gerçekleştirilen görüşmelerde seyrüsefer emniyetinin yeniden sağlanmasının gereğini anlattıklarını vurguladı. Bunun gıda güvenliğinin sağlanması ve savaşın yayılmasının önlenmesi açısından iki kritik fayda sağlayacağını ifade eden Erdoğan, "Karadeniz'de ticari gemilere saldırıyı kim yaparsa yapsın kabul etmediğimizi, tarafların sorumlu davranmasını beklediğimizi net bir şekilde ilan ettik" dedi. Erdoğan, yeniden tahıl koridorunun kurulması için diplomatik girişimlerin artırıldığını belirterek, "Artık yeniden tahıl koridorunu tesis etmek için gayretlerimizi artırdık. Bunun için diplomatik adımlarımızı da hızlandırıyoruz" ifadelerini kullandı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve yaptığı görüşmede konuyu yeniden ele aldığını belirten Erdoğan, "Kendisinden aldığım cevap da olumlu" dedi. Mekke Savunma Anlaşması Erdoğan, Mekke Savunma Anlaşması'nın geleceğine ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: "Mekke Savunma Anlaşması doğru yolda atılmış güçlü bir adımdır. Bu kadar zorlu bir coğrafyada böylesine kritik bir proje yapıyorsanız bazı sınamalarla karşılaşmanız sürpriz değildir. Yeni bir şey söylerseniz, yeni bir irade ortaya koyarsanız, tartışmasız biçimde bundan rahatsız olanlar çıkacaktır. Biz, bir gün evvelden kurulmuş bir ülke yönetimi değiliz; tahriklere gelmeyecek, tuzağa düşmeyecek kadar tecrübeli bir devletiz. Kurumsallaşma çalışmalarının tamamlanmasıyla yolumuzda daha güçlü ilerleyeceğimizden şüphem yok. Bölgenin sorunlarına bölge kaynaklı çözümler üretecek bir zeminin temelleri atılmıştır. Dışarıdan gelip bölgemize güvenlik reçetesi yazanların çoğu zaman geride daha fazla istikrarsızlık bıraktığını hep birlikte gördük. Diktiğimiz bu fidan, kısa sürede boy verecek ve bir çınara dönüşecektir. Biz ülkemize ve milletimize güveniyoruz, kardeşlerimize güveniyoruz." "İsrail saldırganlığını sürdürmekte, barışı baltalamaktadır" Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve Körfez ülkeleriyle gerçekleştirilen toplantının Gazze konusunda yeni bir sonuç doğurup doğurmayacağı sorusuna, Gazze'de kalıcı barışın sağlanması için ateşkesin kalıcı hale getirilmesi gerektiğini belirterek yanıt sundu. Erdoğan, "Gazze'de akan kanı durdurmadan, ateşkesi kalıcı hale getirmeden ve Filistinlilerin kendi topraklarında onurlu bir geleceğe sahip olmasını sağlamadan Orta Doğu'ya kalıcı barış gelmeyecektir" dedi. "Barış Planı" çerçevesinde oluşan iradenin kritik olduğunu belirten Erdoğan, "Gazze'de kalıcı barış, huzur ve istikrar için Hamas dahil neredeyse herkes, olumlu adımlar atmış ve çözüm yolu isteklerini ortaya koymuştur. Fakat İsrail, saldırganlığını sürdürmekte, barışı baltalamaktadır" ifadelerini kullandı. Erdoğan, İsrail'e yönelik uluslararası baskı çağrısında bulunarak, "İsrail'e, başta Amerika olmak üzere uluslararası toplum, bu plana uymak zorunda olduğunu öğretmelidir" dedi. Gazze'de yalnızca savaşın durdurulmasının yeterli olmadığını söyleyen Erdoğan, "Sadece 'Gazze'de savaş dursun' demek yetmiyor. Savaşın yeniden başlamasını engelleyecek mekanizmaları kurmamız, Gazze'nin imarını hızlandırmamız ve Filistinlilerin siyasi geleceğini güvence altına almamız gerekiyor" diye açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Gazze'deki insani duruma ilişkin ise "Gazze'deki insani felaket, dünya gözlerini kaçırsa da orada duruyor. Yıkıntılar arasında hayatta kalma mücadelesi veren insanlardan söz ediyorum. Üstelik bir gün, bir hafta, bir ay, bir yıl değil, yıllardır böyle bir durum var. Bu insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren bir meseledir" ifadelerini kullandı. "F-35 ve Eurofighter konusunda somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz" Erdoğan, Türkiye'nin F-35 programına dönüşü konusunda ABD Başkanı Trump'ın daha evvelden olumlu irade ortaya koyduğunu belirterek, bu iradenin somut adımlara dönüşmesini beklediklerini dile getirdi. "Bu konuda temaslarımızı sürdürüyoruz. Netice alacağımıza inanıyorum. Sayın Trump ve ikili ilişkimiz Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri ilişkilerine de ivme kazandırdı. İki ülke yönetimi arasındaki iş birliği, bir önceki yönetim dönemine nazaran bir hayli mesafe almış durumda. İnanıyorum ki, burada da durmayacak ve daha ileri hedeflere ulaşacağız" diyen Erdoğan, Türkiye'nin kendi savunma sanayisine de önem verdiğini vurguladı. Erdoğan, "KAAN başta olmak üzere kendi savaş uçağımızı, hava savunma sistemlerimizi ve savunma sanayi kabiliyetlerimizi üretmek istiyoruz" dedi. İngiltere Başbakanı ve Eurofighter konusunda da görüştüklerini belirten Erdoğan, "Onlarla da Eurofighter konusundaki adımlarımız, çalışmamız sürmektedir. Türkiye'nin güvenliği, savunma ihtiyaçları ve stratejik hedefleri var. Hedeflerimiz için çalışacak, geri adım inşallah atmayacağız" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye süreci ilerliyor" Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinde gelinen aşamaya ilişkin soruya, bunun günübirlik bir mesele olmadığını belirterek yanıt sundu. "Türkiye'nin yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtulması meselesidir. Bildiğiniz gibi yasal çerçeveyi Türkiye Büyük Millet Meclisi ortaya koydu. İlgili mekanizmalar hayata geçirildi, kuruluyor. İlgili kurumlarımız sahada ve gerekli takipleri yapıyorlar. Çerçeve yasanın uygulanabilmesi için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerekir. Bunun nasıl tespit ve teyit edileceği de bellidir" dedi. Sürecin ilgili birimlerin kontrolünde ilerlediğini belirten Erdoğan, "Meclisimiz de yasada tanımlanmış çerçevede sürece katkı verecek ve Türkiye, inşallah, birlik ve beraberlik içinde terör defterini kapatacaktır" ifadelerini kullandı. "Buna takoz koymaya personel tartışmasız biçimde vardır. Terör endüstrisinin paydaşları bu defterlerin kapanmasını tabii ki istemiyor. Ama biz bunlara bekledikleri fırsatı vermeyeceğiz. Cumhur İttifakı olarak, ülke yönetimi olarak bu konuda kararlıyız" diyen Erdoğan, "Hasılı kelam, bize yansıyan bir mesele yok. Süreç ilerliyor ve inşallah neticeye de uzak olmayan bir zamanda ulaşacağız" dedi. Irak'la ilişkiler ve Kalkınma Yolu Erdoğan, Irak ve ilişkiler ve Kalkınma Yolu Projesi'ne ilişkin soruya, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin ilk ziyaretini Ankara'ya yaptığını belirterek, "Yeni döneme iyi başladık diyebilirim. İki ülke yönetimi ilişkilerini geliştireceğimize ve birlikte kazanacağımıza inanıyorum" dedi. PKK'nın uzun süredir yerleştiğini söylediği Sincar bölgesine ilişkin Erdoğan, "Bildiğiniz gibi PKK'nın uzun süredir Irak'ta yerleştiği Sincar bölgesinde bundan böyle Irak hükümetinin otoritesi hakim olacak" dedi. Bölgenin terörden arındırılmasının ardından kontrolün nasıl sağlanacağının Irak makamlarıyla görüşüldüğünü belirten Erdoğan, Başika'nın devri konusunun da ele alındığını dile getirdi. Erdoğan, "Komşumuz Irak ve bundan böyle terör konularını değil, Kalkınma Yolu'nu, karşılıklı ticaret hacmimizi artırmayı, istikrarı, huzuru ve refahı daha fazla konuşmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Sürecin olumlu ilerlediğini belirten Erdoğan, "İyi bir ivme yakaladık. İnşallah neticesi de güzel olacak" dedi. "Türkiye Yunanistan'ın düşmanı değildir" Erdoğan, Yunanistan'daki seçimler öncesinde Türkiye'nin gündeme getirilmesine ve F-35 tartışmalarına ilişkin soruya, Yunanistan'ın iç siyasetiyle ilgilenmediklerini dile getirdi. "Yunanistan'ın veya başka komşularımızın iç siyasetiyle bizim zaten ilgilenmek gibi bir derdimiz yok. Yunanistan'da seçim olur, yönetim değişir, muhalif kesim değişir; bunlar bizim meselemiz değil" diyen Erdoğan, Türkiye'nin kendi hakları ve güvenliğine odaklandığını vurguladı. Erdoğan, "Bizim meselemiz Türkiye'nin hakları, güvenliği, Ege ve Doğu Akdeniz'de sulhu sükunun korunmasıdır" dedi. Türkiye-Yunanistan ilişkilerine ilişkin Erdoğan, "Türkiye Yunanistan'ın düşmanı değildir, komşusudur, NATO şemsiyesi altında müttefikidir" ifadelerini kullandı. İki ülke yönetimi ilişkilerinin seçim malzemesi yapılmaması gerektiğini belirten Erdoğan, "İki ülke yönetimi ilişkileri seçim malzemesi yapılmayacak kadar nazik ve mühimdir" diye açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Biz kendi gündemimize odaklandık, şimdi de kendi işimizle ilgileniyoruz" dedi. "İklim değişikliğiyle mücadele bundan böyle söz değil, icraat gerektiriyor" Erdoğan, Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31'e ilişkin, iklim değişikliğinin oluşturduğu sorunların göz ardı edilemeyeceğini vurguladı. "COP31'de, bu tedbirlerimizi, yol haritalarımızı, iklim değişikliğinin farklı coğrafyalar üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadelede neler yapmayı planladığımızı ortaya koyacağız" diyen Erdoğan, BM'deki konuşmasında da iklim değişikliği konusuna değindiğini dile getirdi. Erdoğan, "Dünya bizim evimiz ve onu kirlenmekten korumak da görevimiz" ifadelerini kullandı. COP31'in gelişmekte olan ülkelerin taleplerini dile getirebilecekleri bir platform olması gerektiğini belirten Erdoğan, "COP31 sadece bir iklim konferansı değil, gelişmekte olan ülkelerin seslerini duyurabilecekleri, beklentilerini ortaya koyabilecekleri ve somut sonuçların konuşulabileceği bir platformdur" dedi. Finansman güçlüğü yaşayan ülkelerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Finansman güçlüğü çeken ülkelerin yanında durmak ve onları desteklemek de gelişmiş ülkelerin sorumluluğudur" diye açıklamalarda bulundu. "İklim değişikliğiyle mücadele bundan böyle söz değil, icraat gerektiriyor" diyen Erdoğan, yangın, sel ve kuraklık gibi felaketlerin sınır tanımadığını vurguladı. Erdoğan, "Biz de bu sorunların çözümü için sınırları kaldırmalıyız. İnanıyorum ki Antalya'da düzenleyeceğimiz COP31 zirvesi bu uzun yolda kritik bir kavşak olacak" ifadelerini kullandı. Erdoğan'dan "fon krizi" değerlendirmesi Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde kamuoyunda "fon krizi" olarak adlandırılan ve 455 bin yatırımcıyı ilgilendirdiği belirtilen soruşturmayla ilgili soruya da yanıt sundu. Erdoğan, "Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil. Bunu, piyasanın tamamına dair bir mesele olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur" dedi. Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli adımların atıldığını belirten Erdoğan, "İlgili kurumlarımız meselenin üzerine kararlılıkla gidiyor. Yargımız aynı şekilde kapsamlı bir soruşturma başlattı; bazı gözaltılar ve tutuklamalar oldu" diye açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Şunun bilinmesini isterim: Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır" ifadelerini kullandı. "Ne uğruna olursa olsun kimsenin selden kütük kapma yarışına girmeye, insanımızı tedirgin etmeye hakkı yoktur" diyen Erdoğan, soruşturma sürecinin sermaye piyasalarının yapısı gereği şeffaf ve hassas yürütülmesinin önemine işaret etti. Erdoğan, "Ayrıca benzer bir problemin tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil, hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa, bunların da hayata geçirilmesini sağlayacağız" dedi. New York temasları Erdoğan, New York ziyaretindeki temaslarının yoğun geçtiğini belirterek, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yanı sıra Vietnam, Libya, Kuveyt, Kosova, Lübnan, Gürcistan, Katar, Senegal, Birleşik Krallık, Japonya, Polonya, Bangladeş, Ermenistan, Irak ve Ukrayna'dan muhataplarıyla görüştüğünü dile getirdi. İkili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki istikrarsızlık ve çatışmaların önlenmesi için atılabilecek adımların ele alındığını belirten Erdoğan, ABD'deki iş çevreleri ve düşünce kuruluşlarıyla da Türkiye'deki kaynak aktarımı ve ticaret fırsatlarını görüştüğünü aktardı. Erdoğan ayrıca Türk-Amerikan Müslüman toplumuyla bir araya geldiğini belirterek, Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin gelecek yıl 100. yılının kutlanacağını hatırlattı. "İki dost ülke yönetimi arasındaki bu kritik tarihi, hakkını vererek değerlendirmeyi hedefliyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ın da benzer görüşlere sahip olduğunu belirterek, "2027 yılını Türk-Amerikan münasebetleri açısından bir referans haline getirelim istiyoruz" ifadelerini kullandı. ANKA FON SORUŞTURMASIcumhurbaşkanı erdoğanCumhurbaşkanı Erdoğan, "fon krizi" soruşturmasına ilişkin finansal sistem ve Türkiye ekonomisi açısından risk bulunmadığını belirterek, sorumluluğu olanlardan hukuk önünde hesap sorulacağını söylediPerşembe, Eylül 24, 2026 - 19:15Main image: 

Fotoğraf: ANKA

HaberType: newsSEO Title: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "fon krizi" açıklaması: Sorumluluğu olan kim varsa bunlardan hukuk önünde hesap sorulacakcopyright Independentturkish: 
Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
24 Eylül 2026, 19:16 17 dk okuma 448 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000