11.10.2026
SON DAKİKA
Son Dakika: Küçük esnaf, çiftçi, şirket sahipleri dikkat! Zorunlu hale ulaştı, Resmi Gazete'de yayımlandı: İşte elektronik tebligat tüm detaylar.. • Antalya turizminde süratli yükseliş: 9 ayda 12 milyonu aşkın ziyaretçi • Bakan Göktaş, ilk "Nefes Merkezi"nin açılışını gerçekleştirdi • Turistik Doğu Ekspresi güncel sezonda 70 sefer yapacak • Önemli Açıklama: Ticaret Bakanlığı'ndan sıkı denetim: Milyonlarca liralık ceza kesti • Bakan Kurum Hataylı depremzedenin görüntülerini paylaştı: Hemşerilerimiz artık kendi yuvalarında • Gündem Yaratıyor: Çağatay Ulusoy baba ocağında! Memleketinde hemşehrileriyle buluştu, samimi anlar kameralara yansıdı… • Firari Türk barondan kapsamlı tezgâh! “Sinagogu hedef alıyorlar” deyip ceza indirimi istedi • Son Dakika: Oyuncu Burak Çelik'ten SABAH'a özel açıklamalar! "Ülkece komediye açız" dedi, babalık itirafı gündem oldu... • Başkan Erdoğan Kabine'yi topluyor! Fon mağdurlarının gözü Beştepe'den çıkacak kararlarda • Son Dakika: Küçük esnaf, çiftçi, şirket sahipleri dikkat! Zorunlu hale ulaştı, Resmi Gazete'de yayımlandı: İşte elektronik tebligat tüm detaylar.. • Antalya turizminde süratli yükseliş: 9 ayda 12 milyonu aşkın ziyaretçi • Bakan Göktaş, ilk "Nefes Merkezi"nin açılışını gerçekleştirdi • Turistik Doğu Ekspresi güncel sezonda 70 sefer yapacak • Önemli Açıklama: Ticaret Bakanlığı'ndan sıkı denetim: Milyonlarca liralık ceza kesti • Bakan Kurum Hataylı depremzedenin görüntülerini paylaştı: Hemşerilerimiz artık kendi yuvalarında • Gündem Yaratıyor: Çağatay Ulusoy baba ocağında! Memleketinde hemşehrileriyle buluştu, samimi anlar kameralara yansıdı… • Firari Türk barondan kapsamlı tezgâh! “Sinagogu hedef alıyorlar” deyip ceza indirimi istedi • Son Dakika: Oyuncu Burak Çelik'ten SABAH'a özel açıklamalar! "Ülkece komediye açız" dedi, babalık itirafı gündem oldu... • Başkan Erdoğan Kabine'yi topluyor! Fon mağdurlarının gözü Beştepe'den çıkacak kararlarda •
49,1432 54,9452 65,1343 6.643,95
Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye yanıt: Benim için sadece bir tek hak var, o da "hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal"
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye yanıt: Benim için sadece bir tek hak var, o da "hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, çalıştayda emeğin sorunlarını farklı konfederasyon, sendika ve akademik çevrelerden temsilcilerle ele aldıklarını dile getirdi. "Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdik" diyen Dervişoğlu, "Emeğin tüm bileşenlerini bir araya getirerek, 'Bu ülkede alın teri, hakkını ne zaman alacak?' sorusunun

L
Lumout Medya 11 Ekim 2026, 15:30
690 12 dk
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, çalıştayda emeğin sorunlarını farklı konfederasyon, sendika ve akademik çevrelerden temsilcilerle ele aldıklarını dile getirdi. "Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdik" diyen Dervişoğlu, "Emeğin tüm bileşenlerini bir araya getirerek, 'Bu ülkede alın teri, hakkını ne zaman alacak?' sorusunun cevabını, çalışma hayatımız, emek dünyamız ve akademik birikimimizi yeterliliği asla tartışılmayan en yetkin isimlerle birlikte aradık" ifadelerini kullandı. Gelişmeye yakından bakıldığında, tÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, MEMUR-SEN, KESK, HÜR-İŞ ve TİSK'in farklı görüş ve geleneklerden gelen temsilcilerinin aynı masada buluştuğunu belirten Dervişoğlu, "Şu hususta mutabık kaldık; bu düzen alın terine karşı haksızdır ve bu haksızlık sürdürülemez" dedi. "Bunun adı büyüme değil, bölüşüm şokudur" Çalıştayda konfederasyon başkanlarının Türkiye'de emeğin sorunlarını masaya yatırdığını belirten Dervişoğlu, ekonomideki büyümenin çalışanların gelirlerine aynı ölçüde yansımadığını dile getirdi. Gündeme gelen gelişmeye göre, dervişoğlu, şunları kaydetti: Türkiye ekonomisi kâğıt üzerinde büyüyor, kişi başına millî kazanç tarihi doruk noktası diye ilan ediliyor ama büyümenin meyvesi çalışanın sofrasına değil, doğrudan doğruya malum çevrelerin kasasına akıyor. Bu iktidardan evvelden emeğin millî gelirden aldığı pay yaklaşık yüzde 52 ve tarihi zirvesini görmüştü. TÜİK'in açıkladığı son büyüme verisinde emeğin payı yüzde 38'e geriledi. Bunun adı büyüme değil, bölüşüm şokudur. Kaynakları yoksuldan alıp zengine aktaran bu düzen, rakamlara sığınarak bize sanal bir zenginlik masalı anlatıyor. Ama hakikatte olan ise orta direğin çöküşü, nitelikli istihdam yaratma kabiliyetimizin ağır yara almasıdır" diye açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, Türkiye'de "sömürü kurumlarının" inşa edildiğini savunarak, "Bu yıkımdan çıkışın yolu tahribatı kabul edip rotayı vakit kaybetmeden nitelikli üretime çevirmekten geçiyor. Biz buna 'bolluk ve bereket ekonomisi' diyoruz" dedi. "İşçisini ezen bir düzen milli birliği de ezer" İşçi sendikacılığı oturumunda sendikal hakların kullanımında sorunlar yaşandığını, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkının çeşitli gerekçelerle fiilen kullanılamaz hale getirildiğini belirten Dervişoğlu, "Anayasada yazılı olan haklar pratikte kullanılmıyor. Sendikal örgütlenme, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkı yasal barajlarla, işveren baskılarıyla ve idari kararlarla fiilen kullanılmaz hale getirildi" dedi. Maden, metal ve kâğıt işçilerinin grevlerinin millî güvenlik gerekçesiyle ertelendiğini belirten Dervişoğlu, "Şimdi soruyorum, bu ülkede neler oldu da can pazarındaki işçinin ekmeği millî güvenlik meselesi haline getirildi? İşçisini ezen bir düzen milli birliği de ezer" dedi. Dervişoğlu, sendikal barajların ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, grev ertelemelerinin ILO sözleşmelerine uygun olarak yalnızca gerçek zorunlu hizmetlerle sınırlandırılması ve kamu alt işverenliği ve taşeronluk uygulamalarının sona erdirilmesi gerektiğini dile getirdi. "Milyonlarca emeklinin bankadan çektiği para 1 kuruş bile artmayabiliyor" Sosyal güvenlik oturumunda emeklilerin sorunlarının ele alındığını belirten Dervişoğlu, düşük aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayılarındaki adaletsizliklerin emeklileri zor durumda bıraktığını dile getirdi. Müsavat Dervişoğlu, "Bugün en düşük emekli aylığı 23 bin 550 lira. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı, yani sadece mutfak masrafı ise 37 bin 801 lira. İktidar enflasyon zammını emeklinin eline geçen paraya değil, asgari ücretin çok altında kalmış hayali kök aylıklara yapıyor. Kâğıt üzerinde zam yapılmış gibi görünüyor ama milyonlarca emeklinin bankadan çektiği para 1 kuruş bile artmıyor. Yani emekliye fiilen sıfır zam yaratılıyor" dedi. Dervişoğlu, staj ve çıraklık sigortasının başlangıç tarihi sayılması gerektiğini belirterek hiçbir emeklinin açlık sınırının altında bir aylığa mahkûm edilmemesi gerektiğini dile getirdi. "Türkiye'de adım adım bir prekarya ekonomisi inşa ediliyor" Endüstri 4.0 oturumunda yapay zekâ, robotik ve dijital platformların çalışma hayatına etkilerinin ele alındığını belirten Dervişoğlu, teknolojinin hangi amaçla kullanılacağının siyasi ve kurumsal tercihlerle belirleneceğini aktardı. Dervişoğlu, "Nitelikli istihdamın yolu, nitelikli üretimden geçer. İktidar bu gün itibarıyla uzaktan çalışmayı, karma mesaiyi, kısa süreli modelleri bir reform diye sunuyor. Milyonlarca gencimize kendi işinin patronu ol modeli de dayatılıyor. Kendi işinin patronusun denilen bu gençler aslında hiçbir güvencesi olmadan bir uygulamanın insafına terk ediliyor" diye açıklamalarda bulundu. Bu yeni kitleye "prekarya" denildiğini belirten Dervişoğlu, "Güvencesiz, geleceğini planlayamayan, her an işini kaybetme korkusuyla yaşayan yeni bir sınıf oluşuyor. Bu kitle büyüdükçe yalnızca ekonomi değil, demokrasi de hırpalanıyor. Türkiye'de bu gün itibarıyla adım adım bir prekarya ekonomisi inşa ediliyor" diye açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, hedeflerinin yüksek katma değerli, Ar-Ge odaklı bir üretim ekonomisine geçmek olduğunu dile getirdi. "Gençlerimiz için istihdam garantisine ihtiyacımız var" Türkiye'de 15-24 yaş arasındaki her beş gençten birinin ne okulda ne de istihdamda olduğunu belirten Dervişoğlu, özellikle turizm gibi sezonluk sektörlerde gençlerin uzun çalışma süreleri, gasbedilen hafta tatilleri ve kayıt dışı çalışma nedeniyle mesele yaşadığını dile getirdi. ILO'nun "insana yakışır iş" kavramına atıfta bulunan Dervişoğlu, gençler için okuldan işe geçişi destekleyen bir gençlik istihdam garantisine, kadınlar için ise yaygın, erişilebilir ve kamu destekli kreş ve bakım hizmetlerine ihtiyaç olduğunu belirterek, "Gençlerini ve kadınlarını eve kapatan bir toplum, kendi geleceğini de karanlığa hapsolmuş olur" dedi. "Maçın hakemi karşı takımın formasıyla sahaya çıkamaz" Kamu sendikacılığı oturumunda kamu çalışanlarının sorunlarının ele alındığını belirten Dervişoğlu, "Toplu anlaşma belgesi masası, hakkın arandığı bir müzakere zemini olmaktan çıkmış, iktidarın kendi kararını dikte ettiği bir dayatma masasına dönüşmüştür. Anlaşmazlık çıktığında devreye giren Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun bağımsızlığı ve tarafsızlığı güvence altına alınmadıkça sonuca adalet çıkmaz. Maçın hakemi karşı takımın formasıyla sahaya çıkamaz" diye açıklamalarda bulundu. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun tarafsız ve bağımsız bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten Dervişoğlu, sendikaya üyelik kadar sendikadan ayrılma özgürlüğünün de güvence altına alınmasını istedi. "Liyakat" konusunun da ele alındığını belirten Dervişoğlu, "Bugünse bu ülkede liyakatin yerini mülakatla gelen kayırmacılık almıştır. Bu adaletsizlik kamu hizmetinin niteliğini ve kamu kurumlarının itibarını içten içe çürütmektedir" ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, kamuya girişte temel yöntemin objektif ve denetlenebilir sınav olması gerektiğini belirterek, "Devletin ölçütü siyasi sadakat değil, liyakat ve ehliyet olarak belirlenmelidir" dedi. "Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik ayrımına son verilmeli" Eğitim çalışanlarının sorunlarının da çalıştayda ele alındığını belirten Dervişoğlu, "Aynı okula giden, aynı sınıfa girip aynı müfredatı anlatan ama öğretmenler odasında yanında oturan meslektaşıyla aynı haklara sahip olmayan sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerimiz, bizzat ülke yönetimi eliyle yaratılan bir adaletsizliğin kurbanıdır" dedi. Özel okul öğretmenlerinin taban maaş güvencesinin kaldırılması nedeniyle asgari ücrete mahkûm edildiğini savunan Dervişoğlu, şöyle açıklamalarda bulundu: Yasanın arkasından dolanılarak yaz aylarında işten çıkarılıyor ve maaşsız bırakılıyorlar. Yıllarını eğitime vermiş öğretmenlerimize adeta mevsimlik işçi muamelesi yapılıyor. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik ayrımına son verilmeli, tüm öğretmenlerimiz eşit haklarla kadroya kavuşturulmalıdır. Özel okul öğretmenleri için kamu öğretmen maaşına bağlı bir taban ücret güvencesi yeniden getirilmelidir. Vakıf üniversitelerindeki akademisyenlere iş güvencesi sağlanmalıdır. "Asgari ücret çalışanların yarıdan fazlasının hapsolduğu bir tavana dönüşüyor" Dervişoğlu, adil ücret ve adil vergilendirme oturumunda emeğin kazanç vergisiyle ilişkisiyle ilgili, "Enflasyon durdurulamazsa asgari ücretliyi yılda tek artışa mahkûm eden sistem alım gücünü bütünüyle eritiyor. Asgari ücret bundan böyle koruyucu bir taban değil, çalışanların yarıdan fazlasının hapsedildiği bir tavana dönüşüyor. Ocakta alınan maaş aylar ilerledikçe buharlaşıyor. Kaşıkla verilen zam, kepçeyle geri alınıyor. Bunun üstüne KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergiler eklendiğinde krizlerin faturası doğrudan dar gelirlinin sırtına yıkılıyor" ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, asgari ücretin refah payı gözetilerek düzenlenmesi, kazanç vergisi dilimlerinin gerçek enflasyon oranında belirlenmesi ve temel ihtiyaçlardaki dolaylı vergi yükünün azaltılması gerektiğini dile getirdi. "İş kazalarındaki ölümlerin büyük çoğunluğu kader değil, ihmaldir" İş sağlığı ve güvenliği perspektifinden çalışma hayatının denetimini de değerlendiren Dervişoğlu, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2025 yılında en az 2 bin 105 işçinin yaşamını yitirdiğini, bunların 94'ünün çocuk olduğunu söyledı. Dervişoğlu, şunları kaydetti: Her seferinde bunların kayıplarına kader dendi. Açıkça ilan ediyorum: Bu ülkede iş kazası diye anılan ölümlerin büyük çoğunluğu kader değil, ihmaldir ve tamamen önlenebilir cinayetlerdir. Maaşını doğrudan patrondan bölge bir iş güvenliği uzmanının o iş yerinde kusur bulabilmesi veya risk anında üretimi durdurabilmesi mümkün müdür? Bu çarpık sistem bağımsız denetimi zaten en başından imkânsız kılıyor. Dervişoğlu, iş güvenliği uzmanlarının kamu güvencesinde bağımsız bir yapı içinde istihdam edilmesi, sendikalar ve meslek birliklerine denetimde gerçek bir söz hakkı tanınması ve habersiz, etkin denetimin kural haline getirilmesi gerektiğini dile getirdi. "Emeğin kurtuluşu parlamenter sistemin inşasından ayrı düşünülemez" Çalıştayın genel değerlendirmesini yapan Dervişoğlu, Türkiye'de büyümenin hakça bölüşülmediğini, orta direğin zayıflatıldığını ve milyonlarca insanın güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiğini belirterek, şöyle sürdürdü: Konuştuğumuz sorunların hiçbiri tesadüf değildir. Toplu anlaşma belgesi masasında hakemin iktidarın formasını giymesi, grevlerin bir gecede ertelenmesi, TÜİK'in, SGK'nın, çalışma hayatını denetleyen kurumların tek bir iradenin güdümünde kalması, bütün bunlar adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denen ucube yapının doğal sonuçlarıdır. Çünkü yetkiyi gasbeden siyasi kurumlar, alın terini de gasbeder. Bu yüzden emeğin kurtuluşu, rasyonelleştirilmiş parlamenter sistemin inşasından, bağımsız kurumlardan ve hukukun üstünlüğünden ayrı düşünülemez. Adalet olmadan refah olmaz, hesap sorulmadan bereket gelmez. Çalıştaydan çıkan önerilerin İYİ Parti'nin siyasi programında yer alacağını söyleyen Dervişoğlu, "Dün söylediğimi bu gün itibarıyla de tekrarlıyorum ve sizlerin huzurunda milletimize ve emek dünyamıza taahhüt ediyorum: Bu çalıştaydan çıkan her öneri Meclis'te yasal düzenleme teklifimiz, bütçede değişiklik önerimiz, yurt çapında mücadele başlığımız olacaktır. Bu öneriler iktidarımızda yönetim programımızın emek başlığını oluşturacaktır. Hedefimiz emeği esnekleştirerek sömürenlerin değil, alın teri döken milyonların insanca yaşayacağı gerçek bir üretim ekonomisi kurmaktır" dedi. Dervişoğlu'ndan Bahçeli’ye yanıt... Konuşmasının ardından bir gazetecinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Barış sürecinde siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı'da bulunan kişinin de hakkıdır" sözlerini sorması üzerine Dervişoğlu, "Benim için sadece bir tek hak var. O da 'hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal'" diye yanıt açıklamalarda bulundu. ANKA MÜSAVAT DERVİŞOĞLUdevlet bahçeliBahçeli'nin, "Barış sürecinde siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı'da bulunan kişinin de hakkıdır" sözlerine ilişkin ise Dervişoğlu, "Benim için sadece bir tek hak var. O da 'hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal'" dediPazar, Ekim 11, 2026 - 15:30Main image: 

Fotoğraf: ANKA

HaberType: newsSEO Title: Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye yanıt: Benim için sadece bir tek hak var, o da "hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal"copyright Independentturkish: 
Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
11 Ekim 2026, 15:30 12 dk okuma 690 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000