Dev hamle! Güvenlik krizi büyüyor, Batı başkentleri alarmda... Binlerce asker neden çekiliyor?
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

Dev hamle! Güvenlik krizi büyüyor, Batı başkentleri alarmda... Binlerce asker neden çekiliyor?

ABD'nin Avrupa’dan 25 ila 40 bin asker çekmeyi planlaması ve Moskova hattında yürütülen diplomasi trafiği Batı başkentlerinde güvenlik endişelerini tırmandırıyor. ABD bu hamleyle Çin’e mi odaklanıyor yoksa Avrupa’yı savunma harcamalarını artırmaya mı zorluyor? Avrupa tek başına ne yapacak? Ukrayna savaşı 5. yılına girerken Karadeniz’de kilit rol üstlenen Türkiye’yi nasıl bir süreç bekliyor? İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hazar Vural hürriyet.com.tr’ye anlattı.

L
Lumout Medya 25 Eylül 2026, 07:28
0 6 dk

HABERLERDünya HaberleriDev hamle! Güvenlik krizi büyüyor, Batı başkentleri alarmda... Binlerce asker neden çekiliyor?Güncelleme Tarihi: Eylül 25, 2026 08:37

ABD yönetiminin Avrupa’daki askeri varlığını kademeli olarak azaltma yönündeki hazırlıkları ve Washington ile Moskova hattındaki diplomasi trafiği, Batı başkentlerinde güvenlik endişelerini tırmandırıyor. Basına yansıyan bilgilere göre Washington, daha önce ilan ettiği 5.000 kişilik kuvvete ek olarak Avrupa’dan 25 bin asker daha çekmeyi planlıyor. Hatta bu sayının 40 bini bulacağı da iddia ediliyor.

Ukrayna’nın Lyman hattında tank birlikleriyle ivme kazandığı, Moskova’ya yönelik İHA saldırılarının arttığı ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yüz binlerce yeni askeri silah altına almaya hazırlandığı bir dönemde gelen bu kararname, stratejik bir belirsizlik yaratıyor.

ABD Başkanı Donald Trump liderliğindeki yönetimin bu adımı Moskova’yı masaya çekmek için kullandığı değerlendirilirken; ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın Kıdemli Danışmanı Jared Kushner’ın yürüttüğü temasların Kremlin’de "zaman Rusya lehine işliyor" algısını pekiştirmesinden korkuluyor.

Bu bağlamda, dr. Hazar Vural, ABD’nin hamlelerinden Avrupa’nın savunma kapasitesine ve Türkiye'nin konumuna kadar kritik analizlerde bulundu.

ABD’nin Avrupa’dan 25 bin ila 40 bin civarında asker çekmeyi tartışması, sadece mevcut yönetimin "önce Amerika" söyleminden mi ibaret yoksa Washington’ın asıl önceliğini Çin’e ve Pasifik bölgesine kaydırma stratejisinin bir parçası mı?

ABD’nin Avrupa’dan asker çekmeyi tartışmasını tek bir nedene bağlamanın yetersiz olacağını belirten Dr. Hazar Vural, sürecin çok boyutlu okunması gerektiğini vurguladı.

Konuya ilişkin, kararın sadece "önce Amerika" söylemiyle açıklanamayacağını ifade eden Dr. Vural, "Washington'ın asıl hedefi olan Çin ile giriştiği hegemonya mücadelesini birinci sıraya koyarsak, diğer kalemleri ayarlayarak küresel bir dengeleme çabası içine girdiğini görüyoruz. Ancak son iki yıla baktığımızda ABD’nin söylemleriyle eylemlerinin birbirini tutmadığı noktalar var. Rusya-Ukrayna Savaşı'nı ivedilikle bitirme ya da İran'ı istenen şartlarda masaya oturtma söylemleri gerçekleşmedi. Bu durum ABD'nin itibarına olumsuz yansırken, müttefikleri nezdinde 'Amerika'ya ne kadar güvenilebilir?' sorusunu doğurdu" dedi.

Uzmanların aktarımına göre, "TRUMP HAVUÇ-SOPA TAKTİĞİ İLE AVRUPA'YI HİZAYA GETİRİYOR" “Avrupa’dan asker çekme stratejisinin ardında Putin’i masaya oturtmak için bir pazarlık taktiği mi yatıyor?” diye sorduğumuz Hazar Vural, ABD’nin bu planı Moskova’ya karşı bir pazarlık kozu olarak kullanmasından ziyade bir baskı aracı olarak kurguladığını söyledi.

Konuya ilişkin, dr. Vural, "Bu konuyu sadece Putin üzerine uygulanan bir pazarlık taktiği olarak okuyamayız. Savaşın en sıcak dönemlerinde bile Alaska görüşmelerinde olduğu gibi Washington ve Moskova liderler bazında temas kurabiliyordu. Trump’ın zihninde müttefikleriyle maliyet paylaşımı yapmak var. 'Avrupa güvenliğinden bahsediyorsak Avrupalı liderler de elini taşın altına koymalı' diyor. Trump, silah satışlarıyla kasasını doldururken bir yandan da %5 savunma harcaması baskısıyla Avrupa'yı hizaya getirmeye çalışıyor. Yani süreci Moskova'dan ziyade bir havuç-sopa taktiği olarak okumak gerekir" ifadelerini kullandı.

"AVRUPA ABD'NİN BIRAKTIĞI BOŞLUĞU KISA VADEDE DOLDURAMAZ" Peki ABD’nin asker çekmesi NATO’nun 5. maddesinde yer alan "birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır" ilkesini zayıflatır mı? Avrupa savunmaya daha çok para ayırarak ABD’nin bıraktığı boşluğu doldurabilir mi?

Takip eden süreçte, nATO’nun 5. maddesinin tarihte sadece bir kez hayata geçtiğini ve bu kararların kolay alınamayacağını söyleyen Dr. Vural, "Avrupa, Trump'ın ikinci döneminde şunu fark etti: Geçen yüzyılda inşa etmediği savunma politikalarını bugünden yarına sıfırdan kuramaz. Polonya veya Almanya’nın tehdit algısıyla Portekiz veya İspanya’nınki bir değil. Bu da kararname alma hızlarını olumsuz etkiliyor. Avrupa devletleri kısa vadede ABD'nin haricinde teknolojik, askeri ve demografik yetersizliği dolduracak kaynağa sahip değil. Artırılması gereken maddi kaynağı da eşit oranda yaratmaları kolay görünmüyor. Bu yüzden şu anda NATO'ya mecbur bir Avrupa tablosuyla karşı karşıyayız" dedi.

"ABD BİR YANDAN AVRUPA'YI ZORLUYOR, DİĞER YANDAN RUSYA'YI YIPRATIYOR" Savaşın devamlılığının küresel aktörler açısından farklı dengeler ürettiğini belirten Dr. Vural, ABD’nin stratejik kazanımlarına da değindi.

"Yeni nesil savaşlar döneminde artık savaşları bitirmek başlatmak kadar kolay olmuyor" diyen Dr. Hazar Vural, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sürmesi bir yandan ABD'nin Avrupa'yı zorladığı ve silah satarak kasasını doldurduğu bir alan yaratıyor. Diğer yandan ise Rusya'nın sürekli efor, para ve asker kaybetmesine yol açarak Moskova'yı hegemonya mücadelesinde meşgul eden ve durduran bir kalem işlevi görüyor".

TÜRKİYE VE KARADENİZ BÖLGESİ NASIL BİR ROL ÜSTLENİR? ABD’nin Avrupa’dan çekilmesi II. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeninin sonu mu demek? Oluşacak bu yeni güvenlik ortamında Türkiye ve Karadeniz bölgesi nasıl bir rol üstlenir?

Ukrayna'da kalıcı bir barışın yakın vadede olası görünmediğini vurgulayan Dr. Vural, Türkiye’nin işaret ettiği diplomasi kulvarının önemine dikkat çekti.

"II. Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin ciddi bir dönüşümden geçtiğini belirten Vural, "Özellikle Türkiye'nin de hep işaret ettiği gibi doğrudan müzakerelerin canlandırılması ve Karadeniz'in barış ortamına kavuşması gerekiyor” dedi ve ekledi:

“Hem yeni nesil teknolojik silahların denendiği hem de risklerin çok arttığı bir dönemdeyiz. Konu artık sadece Avrupa'nın güvenliği ya da Ukrayna'nın toprak bütünlüğü değil. Konu; çok farklı boyutlarda bütün bölgenin bundan etkilenmesi. Dolayısıyla Ukrayna'nın bir oyun sahasına dönüşmüş bu halinden bir an önce tam ve kalıcı ateşkesle, diplomasiyi kullanarak çıkmak gerekiyor. Fakat savaş 5. yılını geride bırakırken tarafların da geri adım atmadığı noktada bu şu anda yakın vadede bir çözüme çok yakın ve olası görünmüyor.”

💡 Neden Onemli? Bu gelişme, kamuoyunun yakından takip ettiği konular arasında yer almaktadır. Güncel haberleri takip ederek bilgi sahibi olmak, bilinçli bir vatandaş olmanın temel gerekliliklerinden biridir.

Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
25 Eylül 2026, 07:28 6 dk okuma 0 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000