Ülkeyi yasa boğan büyük feribot faciasında bilanço ağırlaşıyor. 18 kayıp can için arama kurtarma çalışmaları sürerken, felaketin perde arkasındaki skandallar bir bir gün yüzüne çıkıyor.
A Haber ekranlarında masaya yatırılan olayda, geminin su almasına rağmen seyrine devam ettiği ve personelin yolculardan önce gemiyi terk ettiği iddiaları infial yarattı.
Uzmanların "ihmaller zinciri" olarak nitelendirdiği kazada, teknik zafiyetlerden ehliyet iddialarına kadar pek çok çarpıcı detay deşifre edildi.
A Haber spikeri Merve Özkan Takvim Gazetesi'ndeki habere atıfta bulunarak, "Fırtına uyarısına rağmen sefer gecikmeli de olsa yapılmış. İkincisi, gemi su almasına rağmen seyrine devam etmiş. Hatta vatandaşlar gemi su alıyor dediğinde kaptan ve mürettebat 'bir şey olmaz' yanıtını vermiş. Gövde ve baş bölümünde önceden hasar olduğu, geminin 36 aydır bakımının yapılmadığı ve acil tahliyede büyük bir zafiyet olduğu görülüyor. Bazı iddialara göre mürettebat yolculardan önce gemiyi terk etmiş," ifadelerini kullandı.
Ercan Güneştutar, geminin geçmişine dikkat çekerek, "Bu geminin geçmişine baktığımızda bir sürü sabıkası var; kaza geçirmiş, tamir olmuş, haciz edilmiş ve uzun süre limanda beklemiş. Geminin fotoğraflarına baktığımızda bu farklı bir katamaran türü. İki tüp üzerine oturtulmuş bir gövde var. Büyük ihtimalle iskele tarafındaki tüpte bir yırtılma meydana geldi ve su girişi oldu. Eğer yolcular uyardığı an geri dönülseydi, belki limana ulaşılabilirdi." dedi.
CAN SALLARININ HEPSİ PATLAMAMIŞ
Merve Özkan, geminin saniyeler içinde nasıl bir can pazarına dönüştüğünü sorgularken; Ercan Güneştutar, "Denizde gemideki bütün can salları dediğimiz 'life raft'ların patlamamış olduğunu gördüm. Gemi personeli normalde bunları hemen devreye almalı ve tahliye prosedürünü başlatmalıydı. Gemi personeli gemide kalabilir ama yolcuyu öncelikle tahliye etmesi gerekirdi." şeklinde konuştu.



Yorumlar (0)
Yorum Yap