23.10.2026
SON DAKİKA
Bakan Bolat duyurdu: Slovakya ile 5 milyar dolarlık ticaret hedefi! • Önemli Açıklama: IEA Başkanı duyurdu! COP31 için elektrifikasyon taahhüdü önerisi: Hedef yüzde 35! • Almanya'dan rafineri hamlesi: Enerji güvenliği için güncel strateji • Önemli Açıklama: Küresel ham çelik üretimi eylülde azaldı • COP31 için özel şarkı hazırlandı! İşte “Let’s COP” • Kredi kartı kullananlar dikkat! Her 5 ödemenin 4’ü bu şekilde gerçekleştirildi • İkinci el araçta alım fırsatı mı? Uzman isim duyurdu: Fon krizi nasıl etkiledi? • Gündem Yaratıyor: Fenerbahçe'de Asensio depremi • Son Dakika: Akaryakıtta dev indirim: Benzin fiyatları çakılıyor! • İstanbul barajlarında en güncel durum! Yağışların etkisi oldu mu? • Bakan Bolat duyurdu: Slovakya ile 5 milyar dolarlık ticaret hedefi! • Önemli Açıklama: IEA Başkanı duyurdu! COP31 için elektrifikasyon taahhüdü önerisi: Hedef yüzde 35! • Almanya'dan rafineri hamlesi: Enerji güvenliği için güncel strateji • Önemli Açıklama: Küresel ham çelik üretimi eylülde azaldı • COP31 için özel şarkı hazırlandı! İşte “Let’s COP” • Kredi kartı kullananlar dikkat! Her 5 ödemenin 4’ü bu şekilde gerçekleştirildi • İkinci el araçta alım fırsatı mı? Uzman isim duyurdu: Fon krizi nasıl etkiledi? • Gündem Yaratıyor: Fenerbahçe'de Asensio depremi • Son Dakika: Akaryakıtta dev indirim: Benzin fiyatları çakılıyor! • İstanbul barajlarında en güncel durum! Yağışların etkisi oldu mu? •
49,7340 55,7172 66,5466 6.390,56
İmamoğlu'nun "makam aracı" davası: Bu davaların hiçbirisi hukuki bir zeminde hazırlanmış davalar değildir
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

İmamoğlu'nun "makam aracı" davası: Bu davaların hiçbirisi hukuki bir zeminde hazırlanmış davalar değildir

Merak uyandıran gelişmede; beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kişisel aracını makam aracı olarak kullanmasıyla ilgili tutuklu ülke yönetimi başkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davanın görülmesine devam ediliyor. İmamoğlu’nun kullandığı makam aracının İmamoğlu İnşaat’tan belediyeye bedelsiz tahsis edildiği, özel bir şirkete ait aracın belediye başkanının makam aracı ol

L
Lumout Medya 23 Ekim 2026, 16:12
181 12 dk
Merak uyandıran gelişmede; beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kişisel aracını makam aracı olarak kullanmasıyla ilgili tutuklu ülke yönetimi başkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davanın görülmesine devam ediliyor. İmamoğlu’nun kullandığı makam aracının İmamoğlu İnşaat’tan belediyeye bedelsiz tahsis edildiği, özel bir şirkete ait aracın belediye başkanının makam aracı olarak kullanıldığı, aracın yakıt, lastik, bakım ve onarım giderlerinin belediye bütçesinden karşılandığı gerekçesiyle “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla İmamoğlu hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Öte yandan, büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nce açılan 12 sanıklı davanın ikinci duruşması, Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki 2 No’lu salonda yapılıyor. Yapılan açıklamaya göre, duruşmada, İmamoğlu ve YENİ Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş ve İBB Davası’nda tutuklu yargılanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş hazır bulundu. “Vurgunla karşı karşıyayız” Duruşmada ilk olarak İmamoğlu’nun savunması alındı. Hakkında açılan davalara değinen İmamoğlu, şunları dile getirdi: Bu davaların hiçbirisi hukuki bir zeminde hazırlanmış davalar değildir. Tümüyle hukuksuz düzenek içerisinde, aşama aşama muhalifleri gözaltına almak, mahkemelere taşımak, tutuklamak, hapse atmak... Bunun adı ülke yönetimi başkanı adayı olabilir, bunun adı muhalif yerel yönetim başkanı olabilir, bunun adı muhalif gazeteci olabilir, bunun adı muhalif düşünceye sahip insan olabilir. Yani bana göre 87 milyonun büyük bir kısmı bu kavramın içine girebilir. Dolayısıyla benim buradaki durumumun, açık ve net olarak ifade ediyorum ki milletimizin çok büyük bir bölümünü, en az yüzde 75’ini, 80’ini temsil ettiğimi düşünüyorum bununla birlikte hatırlatırım ki kaybeden milletimiz oluyor. Yani kaybeden, esas zarara uğrayan, zararın bedelini maddi manevi ödeyen 87 milyon yurttaşımız oluyor. Kişisel makam, mevki, menfaat için yargıyı da kullanarak yürütülen bu operasyonların, gerçekleştirilen vurgunların sadece son 5-6 yıldaki maliyetinin maddi olarak 600 milyar dolar olduğunu belirtmek isterim. Şurada gözümüzün önünde eriyen İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki Türkiye'nin gerçek tüzel kişileri, gerçek şirketlerinin kaybı bile haftalar içerisinde trilyonları bulmuştur. Bu kadar açık ve net bir vurgunla milletçe karşı karşıyayız. Net olarak ifade ederim ki yoksullaştık. Açlık sınırının altında hane sayısı neredeyse bundan böyle toplumun yarısından fazladır. Ben buradayım, buradan haykırıyorum. Uyan ey halkım, ayağa kalk ey halkım diye haykırıyorum. Haykırmaya da devam edeceğim. Hatta ekliyorum. Korkma ey halkım diye de ifade ediyorum. Bu benim sorumluluğum çünkü ben 16 milyonu, dünyanın en güzel şehri İstanbul’un iradesini temsil ediyorum. Çünkü ben, 15,5 milyon yurttaşımızın sel olup akarak oy kullanan, kullanıp ön seçimle ülke yönetimi başkanı adayı ilan ettiği kişiyim. Tarihte bir benzeri yoktur böylesi bir tercih sürecinin. Dolayısıyla sorumluluğumu biliyorum ve bu sorumluluğun yükünü taşımaktan da onur duyuyorum. İfade ediyorum ki sorumluluğum çok büyüktür. Kurulmak istenen rejimin, kara düzenin, vurguncu sistemin ve Türkiye tarihinde asla kabul edilmeyecek mekanizmaların bizim bu tarihimizde ne bir yeri vardır ne de Türkiye’nin geleceğinde bir yeri olacaktır. Mücadelemin adı tam olarak da budur. “Esnaflığı öğrenerek büyüdüm” Ben 5 yaşından beri esnaflığı öğrenerek büyüdüm. Esnaflığı öğrenmek çok kutsaldır. Hiçbir fakülteye, hiçbir eğitim sahasına benzemez. Bu kadar uygulamalı, eğer alabilecek kapasiteniz varsa, eğer iyi bir eğiticiniz varsa, eğer çevrenizdeki insanların o esnaflık ruhuyla besleniyorsanız hayatınızı en ulvi şekilde destekleyen bir süreçle hayata katılır ve yetişirsiniz. İşte tam da böyle ticareti, esnaflığı, tacir olmayı, kazanç ekonomik yük nedir, iyi bilirim. Her esnafın, tacirin bir defteri vardır. O defterin iki sütunu vardır. Bir yanda kazanç, diğer yanda gider. T cetveli. Yani her esnaf gelene de bakar, gidene de bakar. Sonra hesabı kapatır. Kâr mı, ekonomik yük mı? İki tarafa da T cetvelinin iki sütununa da bakar ve öyle karar verir; kar mı, ekonomik yük mı diye. Burada, 20 mahkemede de olduğu gibi iddia makamının önünüze koyduğu defterin ise sadece tek bir sütunu vardır. Bu sütun, sadece giderler yazılan sütundur. Mazot, bakım, lastik, toplam 122 bin 305 lira. Yani burada dünyanın en büyük zulmünü, en büyük mezalimini, işkencesini yaşayan bizleri, bu gün itibarıyla tam da burada, ya mazot, bakım, lastik neden bahsediyorsun Ekrem, diye halkım düşünecektir. Savunmasına devam eden İmamoğlu, iddianameyi "iftiraname" olarak nitelendirerek, şunları dile getirdi: Her mahkemede ifade ettiğim gibi burada da ifade ediyorum ki benim için iddia makamı yok hükmündedir. İddia makamı, Türkiye yargısını temsil edemeyecek seviyesizliktedir. Kazanç sütunu yine boş bırakılmış. Yani eğer bir sanık buraya çıkıyorsa, lehine olan ne varsa yine yok sayılmış ve gider sütunu üzerinden Türk yargısı adına mazot, bakım, lastik, toplam 122 bin 305 lira... Yine 12 yıl öncesine dönelim. Hatırlatayım. O dönem Beylikdüzü Belediyesi için yerel yönetim başkanı seçildiğimden birkaç ay akabinde aylık 7 bin 200 lira bedeli ve araç kiralanmak üzereydi. Yani bir belediye başkanına hizmet aracı olarak tasarlanan bir aracın aylık 7 bin 200 lira bedeli ve kiralanması söz konusuydu. Bunu ben hem o dönem evrakta gördüm hem de bana araç gösterilerek aylık kirası ifade edildi. Bugüne geldiğimizde daha iyi anlaşılması için hatırlatayım. Aylık 250-300 bin lira arası bir kiraya tekabül ediyor. “Böbürlenmedim” Milyarlarca lira kazandıktan akabinde tövbe hesabı kurulup, para yatırıp affedilenlerin bu pozisyonunu da bu iddianameyi yazan akla havale ediyorum. Bakayım onlara suç duyurusunda bulunabilecek mi bu iddia makamı? Diğer mahkemede de söylemiştim. Tövbe istiğfar makamı Yaradan’la kul arasındadır. Memleketin mahkemesinde veya memleketin kanununda 'tövbe hesabı' diye bir şey olmaz. O araç 4 yıl 2 ay Beylikdüzü sokaklarında dolaştı. Pazara, okula, taziye evine hareket etti; sokak sokak ilçeyi arşınladı. O aracım eskidi, yenilemek zorunda kaldık çünkü yüzbinlerce kilometre oldu. Şirketim ikinci arabayı aldı. O ikinci arabayla da 6 yıl daha, yine kendi aracımla İstanbul'da hizmet etmeye sürdürdü. Yani ben İstanbul döneminde de mazotunu da bilmem neyini de ödeyerek kendi aracımla görevimi yaptım. Bunu da ben hiçbir yerde anlatmadım, mecbur kaldım açtığınız dava yüzünden anlatmak zorunda kaldım, anlatıyorum. Bundan da böbürlenmedim. Dolayısıyla İstanbul'un her kilometresine hizmet mücadelesinde kamu yararına hizmet etme amaçlı bir uygulamayı kendimce felsefe edindim. “500 bin insan soyulurken terazi neredeydi?” Bu dosyanın deposunu mazot değil, siyaset doldurmuştur. Yoksa 11 yıl evvelden verilmiş, 1 kuruş kazanç sağlamamış, tersine belediyeye tasarruf ettirmiş bir olur, bu kadar yol yapması mümkün değildi. Çoktan mazotu biterdi yani ama siyasetle dolunca maşallah gidiyor yani. Devletin bütün gücü 12 yıl önceki bir arabanın lastiğine bu kadar dikkatle bakarken 500 bin insan soyulurken, vurgun yapılırken o terazi neredeydi? Ben teraziyi iyi bilirim. Terazinin kefesinde ürün satmayı iyi bilirim. O terazide adaleti sağlamayı şükürler olsun büyüklerimden iyi öğrendim. Terazinin eşit olmasını, ekonomik yük edeceksek işletme etsin ama müşteri etmesin diyen akıldan esnaflık terbiyesini aldım ben ama ne yazık ki o terazi hep aleyhte, kamunun lehine değil, aleyhine çalışan bir düzenle karşı karşıyayız. O büyük kamu zararlarının olduğu yerde müfettişler neredeydi, SPK neredeydi; başkanı, üyeleri, Maliye Bakanı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanı neredeydi? “Türkiye'de yeni bir makam aracı var, rozet. Rozetin ne olduğunu herkes biliyor” İsim vermeden AK Parti’ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a yönelik te eleştirilerde bulunan İmamoğlu, şöyle sürdürdü: Mesela bir örnek daha vereceğim. Geçen gün Ankara’da kurultay davası diye tanımlanan mahkemede bir mütalaa okundu. Aynı kurultay, aynı iddianame, aynı suçlama; bana ve arkadaşlarıma hapis istendi. Aynı dosyada yargılanan bir başka kişi için ise beraat istendi. Ne değişti, biliyor musunuz? Delil mi? Hayır. Hatta çok yakın zamanda o arkadaşla biz böyle şey mektuplaştık gibi yani. O bir şeyler dile getirdi, ben bir şeyler söyledim, aynı şeyleri söyledik. 'Böyle delilsiz suçlama mı olur.' vesaire... Ne oldu, biliyor musunuz? Tek şey, rozet değişti. Yani 7 Ekim’de yakasına başka bir rozet takıldı, 21 Ekim’de beraat istendi. Ne tesadüf? Yani 7 Ekim’de rozeti tak, 21 Ekim’de beraat istensin. Arada 14 gün var. Bu davada da mazot konuşuyoruz. Oysa bu ülkede insanı taşıyan asıl makam aracı, sistem değişti, yeni bir sistem kurdular; rozettir. Araba taşımıyor. Artık yeni makam aracı var, rozet. Türkiye'de yeni bir makam aracı var, rozet. O rozetin ne olduğunu herkes biliyor. “Cumburlop düşecekler yere” Bilmiyorlar ki o rozetle bir adım gidemezler. Cumburlop düşecekler yere. Gidiyor zannediyorlar. Var ya bazı filmlerde böyle sahneler çekilir, arabanın içinde sallanırsın, gidiyor zannedersin ama aslında gitmezsin. Öyle bir halüsinasyon içindeler. Öyle bir yansıma içerisindedirler. Aslında gitmiyorlar. O kadar milletten koptular. Şimdi gidelim İzmir’e, muhtemelen sokakta gezemiyordur bu arkadaş. Ben size iddiayla söylüyorum, bu kapıdan çıkayım, İstanbul’a yürümeye başlayayım, 6 saat içinde İstanbul’da 10 milyonla buluşurum ben. 10 milyon diyorum. Abartmıyorum. Az söylemişsin de diyebilirler. Aradaki fark bu. Rozet aracı mı? Yoksa böyle bir hayali bir yaşam mı? Vallahi şükürler olsun hâlimden memnunum. O rozet aracına binen, ilk evvelden gerçekleştirilen işlem hızla aklanıyor. Püripak oluyor, tertemiz. Niye? Bir kişinin kararıyla çünkü. Gerçekte mi aklanıyor? Asla. Binmeyene de diyorlar ki, 'sen Silivri’ye git.' Bu adalet değildir. “Sembolü olan ampülü kendi elleriyle patlattılar” Ekrem İmamoğlu, yaklaşık 40 dakika süren savunmasını şöyle tamamladı: Yıllar evvelden bir siyasi hareket kendine ampulü sembol seçti. 'Aydınlığa açık, karanlığa kapalıyız' dediler. Şimdi yargı organı salonuna giren kameraya bile tahammülleri yok. Canlı yayınlansın, hayırlı olur, dediler. Yalanlarının, iftiralarının ortaya çıkacağını kulaktan kulağa duyunca topuklayıp kaçtılar. Sebebi belli, bundan böyle ışıktan, aydınlıktan, şeffaflıktan tir tir korkuyorlar. Sembolü olan ampulü kendi elleriyle patlattılar. Çünkü öylesine kirlendiler ve kirlettiler ki, o bir avuç muhteris, az evvelden dediğim bini geçmeyen insan gerçek hâlleriyle pislik içindeki durumlarıyla görünmek istemiyorlar halka. Çok net. Onun için ampulü patlattılar. Kendileri patlattılar bununla birlikte kaçamayacaklar. Esenyurt'taki para kuleleri de kamu yöneticilerinin evlerindeki külçe külçe altınlar da belediye yöneticilerinin kendi yöneticilerinin elindeki binlerce tapularıyla da bakanının hesabındaki 4 ayda kazanılmış milyarlarıyla da fon vurgunundaki 100 milyarlarca eş, dost, akraba sistemi içerisindeki bolluk içinde olduğunu düşünen insanlar da bundan böyle ayan beyan ortada. Bu daha da devam edecek. “Gazetecilerin yanında olun” Benim kıymetli halkım, uyanık olmak, harekete geçmek zorundayız. Yarın Türkiye'nin illerinde, İstanbul Kadıköy'de gazeteciler haklarını savunacak, yanlarında olun. Destek olun, gidin. 29 Ekim'de Cumhuriyetimizi ülkemizin her yerinde kutlayalım ama bu bir başka kutlama. Kutlama olduğu kadar büyük tehdit altında olan cumhuriyeti, demokrasiyi, adaleti hep birlikte buluşalım, organize olalım, örgütlü olalım ve koruyalım. "Vatanımızı bu vurgunculardan koruyun" Koruduğumuzun gücünü Cumhuriyet Bayramı'nda 87 milyon yurttaş olarak bu güzel demokratik düzenden uzaklaşanlara, milletin, bu vatanın sahibi olduğunu gösterelim. Sevgili halkım, kendinizi, cebinizi, emeğinizi, alın terinizi, diplomanızı, şirketinizi, çocuklarınızı, hanenizi, geleceğinizi, şehirlerimizi, doğayı, devletimizi, milletimizi, vatanımızı bu vurgunculardan koruyun. Allah sizi de korusun. Görev milletimizdedir. Halkımızın sesini yükseltmesini talep ediyorum.”   ANKA ekrem imamoğluEkrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin “makam aracı” davasında yaptığı savunmada, davaların hukuki zeminden yoksun olduğunu savunarak muhalif siyaset insanı ve gazetecilerin hedef alındığını söylediCuma, Ekim 23, 2026 - 16:15Main image: 

Fotoğraf: AA (Arşiv)

HaberType: newsSEO Title: İmamoğlu'nun "makam aracı" davası: Bu davaların hiçbirisi hukuki bir zeminde hazırlanmış davalar değildircopyright Independentturkish: 
Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
23 Ekim 2026, 16:12 12 dk okuma 181 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000