Gündem Yaratıyor: Jeopolitik darboğazlar arasında Türkiye ve Singapur: Bağlantısallık üzerinden yükselen bir ortaklık
Değerli Independent Türkçe okuyucuları, 18 Eylül akşamı Ankara Atakule’de Singapur Cumhuriyeti’nin 61. Milli Günü vesilesiyle düzenlenen resepsiyona katılma fırsatı buldum. Kaynakların aktardığı detaylara göre, singapur’un Ankara Büyükelçisi Kok Li Peng ev sahipliğinde gerçekleştirilen resepsiyon, Türkiye ve Singapur arasındaki ilişkileri yalnızca iki ülke yönetimi arasındaki diplomatik münasebetl
Değerli Independent Türkçe okuyucuları, 18 Eylül akşamı Ankara Atakule’de Singapur Cumhuriyeti’nin 61. Milli Günü vesilesiyle düzenlenen resepsiyona katılma fırsatı buldum. Kaynakların aktardığı detaylara göre, singapur’un Ankara Büyükelçisi Kok Li Peng ev sahipliğinde gerçekleştirilen resepsiyon, Türkiye ve Singapur arasındaki ilişkileri yalnızca iki ülke yönetimi arasındaki diplomatik münasebetler açısından değil, daha geniş bir küresel bağlantısallık ve ticaret coğrafyası içerisinde düşünmek için de güzel bir vesileydi. Resepsiyona Türkiye’den Aile Bakanı başta olmak üzere üst düzey katılımın bulunması da ilişkilerin taşıdığı önemin bir göstergesiydi. Bu noktada öne çıkan bilgiye göre, bununla birlikte, Ankara’nın simge noktalarından biri olan Atakule’de Singapur Milli Günü’nü kutlarken insan ister istemez iki ülkenin coğrafi konumları arasındaki ilginç benzerliği düşünüyor. Çünkü Türkiye ve Singapur coğrafi büyüklükleri, nüfusları ve ekonomik yapıları bakımından son derece farklı ülkeler olsalar da onları birbirine yaklaştıran temel bir özellik var: Her ikisi de küresel ticaret yollarının kritik geçiş noktalarının vakit kaybetmeksizin yanında bulunuyor. İstanbul Boğazı'ndan Malakka'ya Türkiye; Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına yargı mercii konumuyla Avrupa, Asya, Karadeniz, Kafkasya ve Ortadoğu arasındaki bağlantıların merkezlerinden biri. Singapur ise Malakka Boğazı’nın vakit kaybetmeksizin ucunda, Hint Okyanusu ve Güney Çin Denizi ve Pasifik arasındaki dünya ticaretinin en kritik arterlerinden birinin üzerinde bulunuyor. Bu nedenle Türkiye-Singapur ilişkilerini yalnızca klasik ikili ticaret rakamları üzerinden değerlendirmek eksik kalabilir. İki ülke yönetimi aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinin iki stratejik kavşağında bulunan bağlantı ekonomileri olarak görülebilir. Nitekim Singapur Ticaret ve Sanayi Bakanlığı da Türkiye’yi Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu pazarlarına açılan stratejik bir kapı olarak tanımlarken, Singapur Türk şirketleri açısından Güneydoğu Asya’ya erişim sağlayabilecek kritik bir merkez konumunda. Türkiye-Singapur Serbest Ticaret Anlaşması 2015 yılında imzalandı ve 2017’de yürürlüğe girdi. Singapur makamlarına göre bu anlaşma iki ülke yönetimi arasındaki ekonomik ilişkilerin temel sütunlarından biri durumunda. (Ministry of Trade and Industry) Ekonomik ilişkiler de küçümsenmeyecek bir düzeye ulaşmış durumda. Türkiye Dışişleri Bakanlığının verilerine göre ikili ticaret hacmi son yıllarda düzenli biçimde 1 milyar doların üzerinde seyretti; 2024'te yaklaşık 1,44 milyar dolara ulaştı. Türkiye’de yaklaşık 164 Singapur sermayeli organizasyon bulunurken Singapur’da 286 Türk sermayeli organizasyon faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde iki milyar dolar ve ötesindeki ticaret hacimleri gerçekçi bir ekonomik hedef olarak değerlendirilebilir. (Ministry of Trade and Industry)
Türkiye-ASEAN ilişkilerinde yeni dönem Singapur ve ilişkilerin önemi 2026 itibarıyla başka bir nedenle daha arttı. Türkiye, uzun yıllardır ASEAN ve ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. 2010'da ASEAN Dostluk ve İşbirliği Antlaşması'na katılan Türkiye, 2017'de ASEAN'ın Sektörel Diyalog Ortağı olmuştu. 21 Temmuz 2026'da Manila'da gerçekleştirilen 59. ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda ise Türkiye'nin statüsü yükseltildi ve ülkemiz ASEAN'ın 12. Diyalog Ortağı olarak kabul edildi. (Ministry of Foreign Affairs of Türkiye) Bu önemli olay bir dönüm noktasıdır. Çünkü ASEAN ve ilişkiler bundan böyle Türkiye açısından yalnızca Uzak Doğu'ya ve Asya’ya yönelik diplomatik açılımın bir parçası değil; ticaret, enerji, tedarik zincirleri, ulaştırma, limanlar, teknoloji ve kaynak aktarımı bağlantılarının çeşitlendirilmesi açısından da giderek önem kazanıyor. Singapur ise bu ilişkiler içerisinde özel bir konuma sahip. Haziran 2026'da Singapur Başbakanı Lawrence Wong Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve görüştü. Singapur Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre görüşmede stratejik ortaklık, Serbest Ticaret Anlaşması, ticaret, kaynak aktarımı ve ulaştırma alanlarındaki işbirliğinin geliştirilmesi ele alındı; Singapur tarafı ayrıca Türkiye'nin ASEAN ve ilişkilerini geliştirme iradesini memnuniyetle karşıladı. (Ministry of Foreign Affairs) Ankara'daki Singapur Milli Gün resepsiyonunu da bu geniş çerçeve içinde okumak mümkün. Bağlantısallık aynı zamanda dayanışmadır Günümüz dünyasında bağlantısallık yalnızca daha fazla geminin limanlardan geçmesi veya daha fazla uçağın havalanması anlamına gelmiyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, enerji güzergâhlarındaki kırılganlıklar ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kesintiler gösterdi ki ticaret yollarının güvenliği bundan böyle ekonomik olduğu kadar stratejik bir mesele. Bu nedenle İstanbul ve Çanakkale Boğazları yakınındaki Türkiye ve Malakka Boğazı çevresindeki Singapur arasında kurulabilecek bağlantının sembolik anlamı da küçümsenmemeli. Bir tarafta Avrupa, Karadeniz, Kafkasya ve Orta Asya'yı birbirine bağlayan Türkiye; diğer tarafta Hint-Pasifik ekonomisinin en kritik lojistik ve finans merkezlerinden Singapur. İki ülke yönetimi arasındaki doğrudan bağlantılar da gelişmiş durumda. Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Eylül 2025 itibarıyla Türk Hava Yolları Singapur'a haftada 17 yolcu ve 4 kargo olmak üzere 21 sefer gerçekleştiriyordu. (Ministry of Foreign Affairs of Türkiye). Ayrıca, Türk Hava Yolları gibi, Singapur Havayolları da dünya kritik ve pek çok kente uçan bir havayoludur. Türkiye-Singapur ilişkilerinin geleceği bu nedenden ötürü yalnızca iki ülkenin karşılıklı ticaretinin artırılmasında değil, Avrupa-Orta Asya-Güneydoğu Asya ekseninde yeni ekonomik ve lojistik bağlantıların kurulmasında aranabilir. Singapur'un 61. Milli Günü vesilesiyle verilebilecek mesaj: Jeopolitik darboğazların giderek daha fazla rekabet alanına dönüştüğü bir dünyada, onları çatışma noktaları yerine bağlantı ve işbirliği köprülerine çevirmek gerekiyor. Türkiye ve Singapur, birbirinden binlerce kilometre uzakta olsalar da bağlantısallık anlayışları benzer olan iki dost ülke yönetimi. Ve Türkiye'nin ASEAN ve ilişkilerinde 2026'da başlayan yeni dönem, bu ortaklığın daha ileriye taşınması için kritik bir fırsat sunuyor. Singapur'un 61. Milli Günü kutlu olsun. Kaynaklar: T.C. Dışişleri Bakanlığı — Türkiye-Singapur Ekonomik ve Ticari İlişkileri Kaynağı git
T.C. Dışişleri Bakanlığı — Türkiye-Singapur İlişkileri Kaynağa git
T.C. Dışişleri Bakanlığı — Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ve Türkiye-ASEAN ilişkileri Kaynağa git
T.C. Dışişleri Bakanlığı — 21 Temmuz 2026: Türkiye ve ASEAN arasında Diyalog Ortaklığı kurulması Kaynağa git
Singapore Ministry of Trade and Industry — Turkey-Singapore Free Trade Agreement Kaynağa git
Singapore Ministry of Foreign Affairs — Prime Minister Lawrence Wong's meeting with President Recep Tayyip Erdoğan, 19 June 2026 Kaynağa git
Anadolu Ajansı — Singapur Başbakanı Wong'un Türkiye ziyareti Kaynağa git *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer bölge görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. SİNGAPURDoç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Independent Türkçe için yazdıDoç. Dr. Ali Oğuz DiriözÇarşamba, Eylül 23, 2026 - 15:00Main image:
Fotoğraf: Singapur Denizcilik ve Liman Otoritesi (Maritime and Port Authority of Singapore - MPA)
TÜRKİYE'DEN SESLERType: newsSEO Title: Jeopolitik darboğazlar arasında Türkiye ve Singapur: Bağlantısallık üzerinden yükselen bir ortaklıkcopyright Independentturkish:
Yorumlar 0
Yorum Yap