Son Dakika: Kurtulmuş: Ümit ediyoruz ki Terörsüz Türkiye sürecinin gelişmesiyle terörsüz bölge hususu da gerçekleşecek
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı için bulunduğu İtalya'da, Türkiye'nin Roma Büyükelçiliği'ndeki "Türk Toplumuyla Buluşma" programına katıldı. Türkiye ve İtalya arasında özellikle son yıllarda pozitif bir gündem olduğunu belirten Kurtulmuş, "İlişkilerimiz sürekli olarak bu istikamette gelişmektedir. Kaynakların aktardığı detaylara göre, her alanda, savunma sanay
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı için bulunduğu İtalya'da, Türkiye'nin Roma Büyükelçiliği'ndeki "Türk Toplumuyla Buluşma" programına katıldı. Türkiye ve İtalya arasında özellikle son yıllarda pozitif bir gündem olduğunu belirten Kurtulmuş, "İlişkilerimiz sürekli olarak bu istikamette gelişmektedir. Kaynakların aktardığı detaylara göre, her alanda, savunma sanayinden ticarete kadar, eğitim alanında, kültürel alanda her alanda büyük bir ivme kazanmış durumdayız. Her iki ülkenin siyasi liderleri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya'nın Sayın Başbakanı Meloni gerçekten bu ivmenin daha da yukarıya gitmesi için gayretle çalışmalarına devam ediyorlar" ifadelerini kullandı. Konuya ilişkin, i̇ki ülkenin hükümetleri arasındaki olumlu ilişkilerin parlamentolar nezdinde de gelişmesi için çaba sarf ettiklerini söyleyen Kurtulmuş, İtalya Meclis Başkanı'nın daha evvelden Türkiye'yi ziyaret ettiğini kaydetti. Kurtulmuş, bu ziyaretiyle birlikte hem Meclis Başkanı ve hem Senato Başkanı ve görüşme ve karşılıklı olarak parlamenter diplomasi alanında da iş birliklerini konuşma fırsatını bulacaklarını aktardı. Avrupa Parlamento Başkanları Toplantısı'nın kritik istişarelerin gerçekleştiği bir toplantı olmasını ümit ettiğini kaydeden Kurtulmuş, dünyanın fevkalade zor bir süreçten geçtiği bu dönemde hem Avrupa ülkeleri arasındaki dayanışmanın artırılması hem de ortak menfaatler çerçevesinde müşterek bir yönelişin temin edilmesi bakımından katkı sunacağını vurguladı. Kurtulmuş, "Hakikaten dünyanın zor bir döneminden geçiyoruz. Eski döneme ait ne varsa vakit kaybetmeksizin vakit kaybetmeksizin ne varsa hiçbirisinin bundan böyle geçerli olmadığı, iki kutuplu dünya sisteminin çökmesinden akabinde, özellikle Berlin Duvarı'nın yıkılışından akabinde gelişen dünya sisteminin de bundan böyle geride kaldığı ve yepyeni bir döneme doğru girdiğimiz sürecin tam da başındayız. Bu sürecin büyük bir türbülans içerisinde dünyayı bıraktığını görüyoruz. Hemen vakit kaybetmeksizin dünyanın her bölgesinde büyük altüst oluşların yaşandığı, çatışmaların, gerilimlerin, bölgesel ve küresel sorunların yaşandığı bir dönemdeyiz ve tabiri caizse zaman hızlanmıştır ve bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacağı bir döneme doğru giriyoruz" ifadelerini kullandı. "Rusya-Ukrayna savaşı vakit kaybetmeksizin burnumuzun dibinde" Özellikle üç yılını geride bırakan İsrail hükümetinin Gazze'de devam ettirdiği soykırımın, Batı Şeria'da devam ettirdiği insanlık dışı uygulamaların dünya sisteminin çöküşünü de ayan beyan bütün insanlığa gösterdiğini vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: Avrupa kıtasıyla ilgili meselenin en kritik tarafı ise Rusya'nın Ukrayna'yı, Kırım'ı ilhakı ve birlikte başlayan süreçte yaklaşık beş yıl geride kaldı ve iki ülke yönetimi arasındaki savaş fevkalade zor koşullarda, halklar için söylüyorum, devam eden tabiri caizse büyük bir yıpratma savaşına döndü. Sonu olmayan, bir çıkışı olmayan bir labirentin içerisine Avrupa kıtası da girmiş oldu. Ve üzülerek ifade ediyorum ki Avrupa'daki bu Ukrayna-Rusya arasındaki savaş sadece iki ülkenin savaşı değil, bütün Avrupa ülkelerini yakından ilgilendiren bir çatışma haline döndü. Bu süre içerisinde Avrupa böylesine bir Rusya'nın Kırım'ı ilhakı ve birlikte başlayan süreçte herhangi bir cevap geliştiremedi. Herhangi bir cevap veremedi. Aynı zamanda NATO'nun da Avrupa ve Atlantik arasındaki fikir farklılıkları dolayısıyla Avrupa'nın güvenliğinin ciddi bir şekilde tehlike altında olduğunu hepiniz yakinen takip ediyorsunuz. Pratik olarak bu gelişmeler bizi de Türkiye'yi de ilgilendiriyor. Rusya-Ukrayna savaşı çok uzakta bir savaş değil. Aynı zamanda vakit kaybetmeksizin burnumuzun dibinde, Karadeniz'in güvenliğini de tehlikeye atan ve Karadeniz'de de ciddi yayılma potansiyeli taşıyan bir çatışma alanı oluşturuyor. Yine aynı şekilde Baltık Denizi'nin de Rusya-Ukrayna savaşından ciddi şekilde etkilendiğini, Avrupa'nın geniş anlamda güvenliğini sarstığını görüyoruz. Filistin meselesi bizim için millet olarak sahiplenmemiz gereken tarihi bir sorumluluk olduğu gibi, aynı zamanda da Türkiye'nin ve bölgenin güvenliğini yakından ilgilendiren bir mesele haline dönmüştür. İsrail maalesef sadece Filistin halkına karşı değil, aynı zamanda son üç yıldır geliştirdiği eylemleriyle bölgedeki vakit kaybetmeksizin her ülkeye saldırmıştır. Lübnan'a saldırdı, İran'a saldırdı, Yemen'e saldırdı, Katar'a saldırdı, Suriye'ye saldırdı ve bütün bölge ülkelerini tehdit altında tuttuğunu açıkça ayan beyan ifade ediyor. Bu bölgede Türkiye olarak bölgenin en büyük ülkesi, en etkili ülkesi olarak bizim iki ayaklarımız üzerinde de çok güçlü durmaktan başka bir çaremiz yoktur. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye olarak bütün bölgesel ve küresel sorunlara bakış açılarının diplomasi masasını açık tutmak, müzakereyi esas almak ve çatışmaları karşılıklı müzakerelerle sonlandıracak bir etkinliğin içerisinde olmak olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, "Ama her zaman istediğimiz olmuyor. Örnek olsun diye söylüyorum. 2022 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın inisiyatifiyle Rus ve Ukrayna heyetleri İstanbul'a ulaştı. Dolmabahçe'de bir masanın etrafında bir araya geldiler ama başka ülkeler savaşın bitmesini istemediği için savaş bugüne kadar bitmedi. Dolayısıyla özellikle küresel gelişmelerin ve bölgemizdeki bu gelişmelerin fevkalade ciddi, uyanık, dikkatli, titiz ve milli menfaatlerimizi korumak için fevkalade duyarlı olmamız gerektiği bir döneme bizi soktu" şeklinde açıklamalarda bulundu. "Terörsüz Türkiye milli önceliğimiz" Bu dönem içerisinde Türkiye'nin kendi iç sorunlarını çözmesinin, Türkiye'nin kendi problemlerini bir şekilde geride bırakmasının her bakımdan en kritik zorunluluklardan biri olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şu değerlendirmeleri gerçekleştirdi: Bu çerçevede, iki yıl evvelden başlatılan Terörsüz Türkiye meselesi, tam da bu çerçevede ele alınmış olan milli bir önceliğimizdir. Böylece Türkiye'nin, bakın, Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bıraktık. Bu ilk asrımızın içerisinde nice zorluklar gördük, nice güzellikler gördük, nice başarılar elde ettik, fevkalade büyük bedeller ödediğimiz dönemler oldu. Ama herhalde hepimiz ittifak ederiz ki Cumhuriyetimizin ilk döneminin en yakıcı sorunu, en zor meselesi terör meselesiydi. Bu 100 yılın neredeyse 50 yılı terörle uğraştık. Emperyalist güçler bir asır evvel Osmanlı cihan devletini dağıttıktan akabinde bu coğrafyada bir de halkların arasına vekalet örgütleri olarak kullandıkları örgütler, terör grupları vasıtasıyla fitne fesat sokmaya çalıştılar. Neredeyse bölgenin bütün ülkeleri, terör örgütlerinin eylemlerinden birinci derecede etkilendi. Türkiye de bunların hiç tartışmasız biçimde başında geliyor. Bu süre içerisinde on binlerce insanımız öldü. Binlerce genç evladımız şehit oldu. Türkiye en mütevazı hesaplamalarla 2 trilyon doların üzerinde büyük bir bedel ödedi. Şimdi ülke yönetimi aklıyla millet vicdanı bir araya gelerek, bu sorunun çözülebilmesi için kararlılıkla yol aldık. Çok şükür, geçtiğimiz sene 2025'nin yaz aylarından itibaren evvelden TBMM bünyesinde bir komisyon kurularak, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu marifetiyle partilerimizin vakit kaybetmeksizin vakit kaybetmeksizin tamamının uzlaştığı bir rapor yol haritası olarak ortaya konuldu. 50 kişilik yasama organı üyesi grubunun, bütün siyasi partilerin temsilcilerinin olduğu grubun, 47'si bu rapora oy sundu ve Türkiye'de demokrasi tarihinde görülmemiş bir ittifakla böylesine zor, böylesine kritik, böylesine yakıcı bir konuda bir çözüm yolu teklifi ortaya konuldu. Ardından da bildiğiniz gibi bu sene 10 Ağustos tarihinde Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Pekiştirilmesiyle ilgili bir yasal düzenleme Meclis'te 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildi. "Bu yüksek ittifak, Türkiye demokrasisi bakımından bir ilk" Bu kadar yüksek bir ittifak, TBMM bakımından, Türkiye demokrasisi bakımından bir ilktir. Milletimiz bundan böyle bu sorunun çözülmesi, terörün geride kalması için siyaseti görevlendirdi. Siyaset bu görevini fevkalade güçlü bir şekilde layıkıyla yerine getirdi ve şimdi bunun sonuçlarını elde etmeye inşallah gayret ediyoruz, çalışıyoruz. Tabii ki meselenin ilk adımı, terör örgütünün kendisini feshetmesi ve bundan böyle silahsızlanma sürecinin başlamasıdır. Bununla ilgili adımların da atılmakta olduğunu görüyoruz. Sizler de takip ediyorsunuz. Mağaraların boşaltılması, silahların terk edilmesi, silahların bırakılmasıyla ilgili süreç kendi yolunda sürmektedir. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşan bir heyet vasıtasıyla da sürecin nasıl ilerlediği, ne şekilde geliştiği kurul vasıtasıyla tek tek dosya üzerinde de bu süreç değerlendirilerek inşallah bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Ardından da önümüzdeki günlerde TBMM bünyesinde yine grubu olan partilerin tamamının katılımını sağlayacak bir teklifle yeni bir izleme kurulu da TBMM'de oluşturacağız. Dünyadaki bütün çatışma çözümleri örneğinde, yani terör örgütleri ve devletler müzakere ettiklerinde mutlaka bir üçüncü göz oluyor. Yani ya başka bir ülke yönetimi veya birtakım uluslararası kuruluşlar bu sürece müdahil oluyorlar. Bu sürecin en kritik özelliklerinden birisi, bu tamamıyla milli bir süreçtir, hiçbir dış gücün buraya müdahale etmesine müsaade edilmemiştir. Herhangi bir göz olacaksa, bu başka birileri tarafından oluşturulan üçüncü göz değil, bizzatihi millet adına duruma vaziyet edecek olan TBMM'dir. Bu özelliğiyle Türkiye Modeli adını da verdiğimiz bu model, gerçekten güzel bir şekilde şimdiye kadar işletildi. Ümit ederim, en kısa zamanda terör bütün unsurlarıyla ve bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmış olur. "Silah bırakmazlarsa zaten kabul edilen yasal düzenleme uygulamaya konulmayacak" Kurtulmuş, üç sigortayı yasanın içine yerleştirdiklerini kaydederek, terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini feshettiğinin anlaşılmasının güvenlik birimlerince tespiti ve Milli Güvenlik Kurulu'nun bunu teyit etmesinin birinci sigorta olduğunu dile getirdi. İkinci sigortanın Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın başkanlığında bakanlıkların ve üst düzey ülke yönetimi kurumlarının katılımıyla oluşan işleyişten sorumlu kurul olduğunu belirten Kurtulmuş, Meclis'te oluşturulacak izleme komisyonunun üçüncü sigorta olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, "'Ya silah bırakmazlarsa' gibi birtakım endişeler zaman zaman gündeme ulaştı vatandaşlarımızın nezdinde. Öyle bir şey yok. Silah bırakmazlarsa zaten kabul edilen bu yasal düzenleme uygulamaya konulmayacaktır. Burada ülke yönetimi olarak kendimizi, milletimizi, garanti altına aldık. Sigortalarını yasanın içerisine yerleştirmiş olduk" dedi. Bu sürecin sadece bir yasal düzenleme, bir terör örgütüyle ilgili bir mesele olmadığını, bölgenin derlenip toparlanmasıyla ilgili de kritik ve tarihi bir adım olduğunu kaydeden Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye sadece Türkiye'nin sınırlarıyla ilgili bir mesele değil, daha şimdiden bölge ülkelerine, hem Suriye hem Irak hem diğer ülkelere olumlu etkilerini gördüğümüz bir süreci başlatmıştır. Ümit ediyoruz ki Terörsüz Türkiye sürecinin gelişmesiyle birlikte terörsüz bölge dediğimiz husus da gerçekleşecek ve hem kardeşimiz, dostumuz Irak'ta hem de Suriye'de silahlı gruplar, milis gruplar tamamıyla devre dışı kalarak sadece ülke yönetimi otoritesinin elinde silahın olduğu bir yapılanmaya doğru hızla gidilecektir. Bu çerçevede, Suriye'de PYD, YPG'nin hızlı bir şekilde sisteme entegrasyonu umut verici bir durumdur. Önümüzdeki günlerde de ümit ediyoruz ki, Irak'ta milis güçlerin silahsızlandırılmasıyla ilgili süreç ortaya çıkacaktır" değerlendirmesini gerçekleştirdi. "Dünyadaki çatışma çözümleri için ışık olacak" Kurtulmuş, şunları dile getirdi: Aslında bu süreç bölgemizin derlenip toparlanmasıdır. Sadece bir yasal düzenleme meselesi değildir. Sadece bir terör örgütüyle ilgili bir mesele değildir. Emperyalist güçlerin bir asır evvel koskoca cihan devletini dağıtırken halkların arasına koymaya çalıştığı etnik fitnenin ve mezhebi fitnenin ortadan kaldırılması için atılmış kararlı bir adımdır. Bu bölgede Türkler, Kürtler, Araplar, diğer etnik unsurlar, Sünniler, Şiiler, Müslümanlar, gayrimüslimler, bütün unsurlarıyla birlikte dağıtılan bu parçaların toparlanmasıyla ilgili bir süreçtir. Ümit ediyorum. İnşallah bundan sonraki adımlar da fevkalade ciddi şekilde, tutarlı şekilde atılacak ve Türkiye önündeki en kritik bu meseleyi geride bırakacak. Bölge ülkelerine örnek olacak. Daha iddialısını söyleyeyim, dünyadaki çatışma çözümleri için ışık olacak, yol gösterecek bir model teşkil edecektir diye ümit ediyoruz ve Allah bu süreci hayırlısıyla tamamlamayı nasip etsin. İtibarı ve uluslararası alandaki konumu gerçekten güçlü bir şekilde artmış olan Türkiye'nin özellikle terörden kurtulması ve birlikte de uluslararası alanda fevkalade güçlü bir imaj kuvvetlendirmesinin içerisine gireceğini de görüyoruz. Örnek olsun diye söylüyorum. Dün Ankara'da AKPM Başkanı Sayın Petre Bayr ziyaretimize ulaştı. Bu konuları da fevkalade uzun bir şekilde müzakere ettik. Gördüğüm şu, bu yasayı, bu yasanın çıkmasından sonraki gelişmeleri, Türkiye'nin terör örgütlerinden kurtulması ve ilgili süreçleri fevkalade yakinen takip ediyorlar ve Türkiye'nin bu örnek çalışmasını dünya ölçeğinde benimsediklerini ifade eden görüşleri de bütün muhataplarımız ifade ediyor. En büyük güçlerinden birinin Türkiye içerisindeki 86 milyon yurttaş olduğu gibi, başta Avrupa kıtası olmak üzere, yurt dışında bulunan, bundan böyle çok güçlü bir hale gelmiş olan Türk diasporası olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Burada pek çok vatandaşımızın var olması, bundan böyle burada kökleşmiş bir durumda, nüfus olarak Almanya'daki gibi, Avusturya'daki gibi, Belçika'daki gibi çok yüksek rakamlarda olmasa bile, güçlü bir Türk diasporasının İtalya'da da olduğunu biliyoruz. Sizlerle dayanışma içerisinde, büyükelçiliğimiz, bütün arkadaşlarımız, bütün burada görevli kardeşlerimiz, Türkiye'nin kültürel diplomasi kurumları olarak nitelendirdiğimiz kültürel diplomasi kurumlarımızın, her yerde olduğu gibi inşallah burada da çok güçlü bir şekilde çalışmalarını sürdürmesini temenni ediyoruz" dedi. ANKA
NUMAN KURTULMUŞterörsüz türkiye"Terörsüz Türkiye sadece Türkiye'nin sınırlarıyla ilgili bir mesele değil, daha şimdiden bölge ülkelerine hem Suriye hem Irak hem diğer ülkelere olumlu etkilerini gördüğümüz bir süreci başlatmıştır”Çarşamba, Ekim 14, 2026 - 17:45Main image:
Fotoğraf: AA
HaberType: newsSEO Title: Kurtulmuş: Ümit ediyoruz ki Terörsüz Türkiye sürecinin gelişmesiyle terörsüz bölge hususu da gerçekleşecekcopyright Independentturkish:
Yorumlar 0
Yorum Yap