Mansur Yavaş CHP’den istifa etti
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti. Yavaş açıklamasında, "Siyasette bazı kararlar vardır öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir" dedi. Öte yandan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, istifaya ilişkin yorumu, “CHP'ye kazandırdığım değerli bir siyasetçidir. Kendi siyasal tercihi” oldu. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Bundan sonra da belediye başkanlarımızın alacağı karara saygılıyız. Alacakları her türlü karara saygılı olacağımı söylemiştim. Kendisine başarı diledim" ifadelerini kullandı. CHP Sözcüsü Sarı ise "Bize, 'hayırlı uğurlu olsun' demek düşer" dedi. Yavaş'ın ardından birçok belediye başkanı da istifasını paylaştı
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından, CHP'den istifa ettiğini duyurdu. Yavaş, "Yoluma bağımsız olarak devam edeceğim" dedi.
Yavaş'ın istifa kararının ardından, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, istifayı şöyle değerlendirdi:
Konu hakkında yapılan değerlendirmelerde, "Kendisiyle telefonla görüştük ve kararına duyduğumuz saygıyı ifade ettim, başarı diledim. Kararının, memleket için de kendisine de hayırlı olmasını diledim. Bundan sonra da belediye başkanlarımızın alacağı karara saygılıyız. Alacakları her türlü karara saygılı olacağımı söylemiştim.
Yetkili çevrelerin açıklamalarına göre, butlan yönetiminin yaptığı açıklamayla, 'başka partinin genel başkanına nasıl bilgi verirsin', ya benimsin ya kara toprağın diye bir şey yok. Butlan yönetiminin kaprisleriyle Sayın Yavaş'ın terbiye edilmesi olmaz.
Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, sayın Yavaş, tarihin doğru tarafından durmuştu. Kendisinin birinci sorumluluğu Ankaralılara karşıdır. Maksat iktidarı değiştirmekse herkesin bu sorumluluk içinde üzerine düşeni yapması gerekiyor. Kendisine tekrar hayırlı olsun diyorum."
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa etmesi üzerine açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
Belirtmek gerekir ki, “Sayın Mansur Yavaş, benim Cumhuriyet Halk Partisine kazandırdığım değerli bir siyasetçidir. Sayın Yavaş, kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır:
'İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.'
Gündeme gelen gelişmeye göre, sayın Mansur Yavaş’ın bu değerlendirmelerine biz de aynen katılıyoruz.” CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın istifası hakkında konuştu. Kılıçdaroğlu'nun, “İstifa tek taraflı bir işlemdir. Kendi siyasal tercihi” dediği aktarıldı.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise "Sayın Mansur Yavaş 86 milyonun onur duyduğu, halkçı belediyeciliği ile öne çıkan belediye başkanımızdır. Kendi takdirleridir. Ayrıca bir açıklama yapma gereği duyarsa kendisi yapacaktır” ifadelerini kullandı.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Mansur Yavaş'ın istifa kararı hakkında, "Bize, 'hayırlı uğurlu olsun' demek düşer. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasal kimliği içinde, siyasal kurumsal kimliği içinde siyaset yapmasını tercih ederdik. Bu konuda defalarca düşüncelerimizi dile getirdik. O, bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde kaldığını söylüyordu. Dolayısıyla kendi değerlendirmesi" dedi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı, 9 Eylül'de CHP'nin törenine katılmaması ve bu kararını da YENİ Parti lideri Özgür Özel'e bildirmesini eleştirip tepki göstermişti. Sarı, "CHP’nin kurumsal kimliği hepimizin üstündedir, önündedir. Hiç kimse CHP’den üstün değil. Bir belediye başkanımız bir işlem yaparken kendi genel başkanı dışında, ‘Başka bir partinin genel başkanına da bilgi verdim’ diyemez” demişti.
"Sevgili Hemşerilerim, Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sürecin tamamlanmasıyla Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım kararname da böyle bir karardır.
19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım. Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık. Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde gerçekleştirilen kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok kritik bir gerçek vardır: Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
Biz bunu Ankara’da başardık. Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir. Her zaman şunu söyledim: Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün gerçekleştirilen bazı değerlendirmeler nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım. Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.
Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.
Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.
Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır... Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.
Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir. Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.
Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım. Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir. Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir."
Mansur Yavaş'ın CHP'den istifa etmesinin ardından Polatlı, Beypazarı, Kalecik ve Güdül belediye başkanları da CHP'den istifa etti.
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak ve Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay istifa kararlarını X hesapları üzerinden duyurdular.
Yorumlar 0
Yorum Yap