Önemli Açıklama: Mustafa Sarıgül olayı fon vurgununu geri plana atmasın
Sürekli Mustafa Sarıgül konuşuluyor, konuşturuluyor. Belediyelere operasyonlar, soruşturmalar ve davalar gündemde tutuluyor. İlgili kaynaklardan edinilen bilgilere göre, başlarda çok konuşulan "fon vurgunu" ise şimdilerde sadece yeni bir tutuklama, gözaltı veya görevden alma olunca şöyle bir görünüyor, akabinde kayboluyor. Mustafa Sarıgül, SHP'li, DSP'li, CHP'li, Türkiye Değişim Partili, tekrar CH
Sürekli Mustafa Sarıgül konuşuluyor, konuşturuluyor. Belediyelere operasyonlar, soruşturmalar ve davalar gündemde tutuluyor. İlgili kaynaklardan edinilen bilgilere göre, başlarda çok konuşulan "fon vurgunu" ise şimdilerde sadece yeni bir tutuklama, gözaltı veya görevden alma olunca şöyle bir görünüyor, akabinde kayboluyor. Mustafa Sarıgül, SHP'li, DSP'li, CHP'li, Türkiye Değişim Partili, tekrar CHP'li, ardından Yeni Partili ve şimdilerde ise bağımsız olmuş bir siyaset insanı özelliğiyle biliniyor. Öte yandan, görüldüğü üzere partiden partiye koşmuş olan Sarıgül, en çok Şişli Belediye Başkanı kimliğiyle tanınıyor. Her zaman, her yerde ve her şekilde gündemde olmaya çalışan, bunu da hep başarmış bir isim. Kimi zaman kavga görüntüleriyle, kimi zaman hakkındaki iddialarla, kimi zaman gazetecilere dağıttığı hediyelerle, kimi zaman özel hayatına ilişkin dedikodularla, kimi zaman da akçeli işlerle anılmış bir figürdür Sarıgül. Siyasi yanı mı, sosyal kimliği mi, İstanbul iş dünyasıyla ilişkileri mi veya magazin dünyasında yer bulması mı kritik? Bunları sormaya gerek yok. Çünkü her yanı ve her kimliğiyle ortada gözükmekten hoşlanan bir siyasetçiden bahsediyoruz. Mustafa Sarıgül hakkında hem özel hayatı hem de akçeli işleriyle ilgili çok kritik iddialar var. Özellikle özel hayatıyla ilgili iddiaları okumak bile çok rahatsız edici. Ama biz konuşmak istemesek de toplum maalesef belden aşağı iddialara yoğun ilgi gösteriyor. “Mustafa Sarıgül hakkında uzun yıllardır var olan bu iddialar, neden Fon Vurgunu sürecinde hızla gündeme taşındı?” sorusunu sıklıkla duyuyorum. Soruşturmada, oğlu Emir dâhil adı geçenlerin itirafları ve iddiaları üzerinden hareket edenler için Mustafa Sarıgül suçludur. Ama hukuk böyle işlemiyor, daha sürecin başındayız. Bekleyelim, izleyelim ve ortaya nelerin çıkacağını görelim. Hepsinden önemlisi Sarıgül, iddialara, suçlamalara hangi yanıtları verecek, ne tür belgeler sunacak? Emir Sarıgül'ün açıklamalarına itiraf mı yoksa iddia mı diyeceğiz, bilemedim. Ama Emir Sarıgül'ün sözleri çok kritik. Her zaman babasıyla yan yana görünen bir oğulun söylediklerinde gerçek payı vardır herhalde. En çok aklıma takılan ise “Can güvenliğim yok” sözü. Bunu dediğine göre, kendisini hedef alacak kişi veya kişileri de biliyordur. Konuya açıklık getirmesi iyi olurdu. Mustafa Sarıgül'le yollarımız DSP ve CHP'de kesişti. Ama bugüne dek bir kez olsun aynı ortamda bulunmadık, karşı karşıya gelmedik, konuşmadık, el sıkışmadık, selamlaşmadık. Gazetecilere gönderdiği söylenen hediyelerden biri bile bana nasip olmadı. O hediyeleri dört gözle beklediği söylenen söz konusu gazetecilerinden, özellikle de İstanbul'dakilerinden hep uzak dururum. Ankaralı gazeteci olmam ve resepsiyonlarına katılmam nedeniyle birkaç büyükelçilikten yılbaşı dönemlerinde sadece takvim gelirdi. Şimdilerde o da gelmez oldu. Sarıgül'ün siyaset yapma tarzı bana hep itici gelmiştir. İçeriği boş, daldan dala atlayan, ne dediği belli olmayan tarzdaki konuşmalarını dinlememeyi tercih ettim. Siyasette iddialı olan, büyük hedefler koyan bir siyaset insanı, özel hayatına, parasal ilişkilerine, ticaretine, kısacası attığı her adıma dikkat etmelidir. Mazisinde, gelecekte kendisine karşı kullanılabilecek hiçbir olumsuzluk bırakmamalıdır. Güç zehirlenmesi yaşamamalı ve buna bağlı olarak da "Bundan akabinde bana bir şey olmaz" duygusuna kapılmamalıdır. Özetlemeye çalıştığım bu siyaset kuralına Mustafa Sarıgül'ün ne kadar uyduğunu bilemiyorum. Geçmişinden gelen bazı sinyaller, siyaset yaptığı çevrelerdeki yorumlar, söylentiler, her gün ortaya atılan yeni iddialar Sarıgül'ün pek dikkatli olmadığını işaret ediyor. Evet, Mustafa Sarıgül soruşturmasıyla ilgili tüm resmi açıklama ve belgeler kamuoyuyla paylaşılsın ama Fon Vurgunu'nun üzerine de aynı kararlılıkla gidilsin. Bu vurguna katılanlar, nereye ve kime yakın olduklarına bakılmaksızın açıklanmalı, hak ettikleri cezalar verilmelidir. Çünkü sadece kamuoyunun genelinde değil, özellikle AK Parti seçmen tabanında bu yönde büyük bir beklenti var. Bunu AK Parti'ye yakın birçok tanınmış isim de söylüyor. Kamuoyunda Fon Vurgunu sürekli konuşuluyor ve giderek büyüyen bir öfke var. İktidar kanadı bunu mutlaka görmelidir. Aksi takdirde önümüzdeki seçimlerde bunun faturası ağır olur. AK Partili bazı isimlerden duyduğuma göre, Fon Vurgunu süreci AK Parti'ye en az yüzde 5 oy kaybettirmiş. Belli ki bazı kamuoyu araştırmaları yapılmış. Tekrar Sarıgül'e dönecek olursak, Mustafa Bey hakkındaki iddialara en iyi yanıtı, dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyerek verebilir. Bu, "Ben suçsuzum" demenin en inandırıcı yoludur. Sarıgül, kamuoyunda hakkında oluşan olumsuz düşüncelerin daha da büyümesini istemiyorsa bunu yapmalıdır. Çünkü süreç böyle devam ederse, çevresinde kimse kalmaz. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer bölge görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. mustafa sarıgülFON KRİZİGürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı Gürbüz EvrenSalı, Kasım 3, 2026 - 10:15Main image:
Fotoğraf: X
TÜRKİYE'DEN SESLERType: newsSEO Title: Mustafa Sarıgül olayı fon vurgununu geri plana atmasıncopyright Independentturkish:
Yorumlar 0
Yorum Yap