NATO’yu alarma geçiren hamle! Putin neyi test etti? Denizin yüzlerce metre altında ne oldu?
Arktik’teki bir Rus tatbikatı, görünenden çok daha büyük bir güvenlik tartışmasını beraberinde getirdi. Batılı yetkililerin dikkat çektiği gizli teknoloji, deniz tabanında uzanan kritik altyapıyla ilgili yeni soru işaretleri doğurdu. İngiltere, Norveç ve ABD’nin operasyonu yakından izlemesiyle birlikte gözler bölgenin derinliklerine çevrildi. Şimdi herkes aynı sorunun yanıtını arıyor: Rusya neyi denedi? Rus dış politikası üzerine çalışmaları bulunan Dr. Öğretim Üyesi Murat Jane Hurriyet.com.tr’ye özel açıklamalarda bulundu.
HABERLERDünya HaberleriNATO’yu alarma geçiren hamle! Putin neyi test etti? Denizin yüzlerce metre altında ne oldu?Güncelleme Tarihi: Eylül 12, 2026 09:20
Arktik Okyanusu’nun buzlarla kaplı sularında yaşanan ve ilk bakışta sıradan bir askerî tatbikat gibi görünen hareketlilik, Batılı istihbarat birimlerinin dikkatini çekti. Çünkü bu kez mesele bir geminin rotası ya da bir denizaltının hareketinden ibaret değildi. Norveç’in Svalbard takımadaları çevresindeki sularda yürütüldüğü öne sürülen faaliyet, deniz tabanında görünmeyen ancak modern dünyanın işleyişi açısından kritik öneme sahip bir altyapıyı gündeme getirdi.Daily Mail’de yer alan haberde Batılı iki yetkiliye göre Rusya, bölgede daha önce kamuoyuna ayrıntıları açıklanmayan bir teknolojinin kullanımını test etti. Teknolojinin nasıl çalıştığı konusunda güvenlik gerekçesiyle ayrıntı verilmezken, tatbikatın olası hedeflerinden birinin denizaltı kablolarına yönelik yeni bir müdahale yöntemini sınamak olduğu değerlendiriliyor.İngiltere, Norveç ve ABD’nin Rus unsurlarını takip ederek tatbikatın tamamlanmasını engellediği öne sürülürken, olayın arkasındaki asıl soru şu: Rusya Arktik’in derinliklerinde tam olarak neyi test etti? Konuya yakından bakalım…RUSYA’NIN GİZLİ TATBİKATINDA NELER OLDU?Daily Mail’de yer alan habere göre operasyonun, Rusya’nın askerî istihbarat faaliyetleri ve özel denizaltı operasyonlarından sorumlu Derin Deniz Araştırmaları Ana Müdürlüğü (GUGI) tarafından yürütüldüğü belirtildi. Batılı yetkililerin verdiği bilgilere göre tatbikatta gelişmiş derin deniz araçları kullanıldı. Ancak operasyonun en dikkat çekici yönü, kullanılan sistemlerin yalnızca keşif veya gözetleme amacı taşıyıp taşımadığı. Yetkililer, Rusya’nın kritik denizaltı altyapısına yönelik yeni bir teknolojinin nasıl konuşlandırılabileceğini test ettiğini değerlendiriyor.Rus unsurlarının herhangi bir kabloya zarar vermediği ve tatbikatın esas olarak teknolojinin konuşlandırılmasını simüle etmeye odaklandığı öne sürüldü. İngiltere, Norveç ve ABD’nin operasyonu denizden takip ettiği, Rus gemilerinin tatbikatı tamamlamasına izin verilmediği ve daha sonra bölgeden ayrıldığı belirtildi.‘NATO İLE RUSYA ARASINDAKİ GERİLİMİ ARTIRABİLECEK BİR GELİŞME’İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde görev yapan ve Rus dış politikası üzerine çalışmaları bulunan Dr. Öğretim Üyesi Murat Jane, tatbikatın NATO açısından ciddi bir güvenlik başlığı oluşturduğunu belirterek, “Batı’nın Rusya’nın kapasitesini biraz abarttığını düşünüyorum. Ancak burada bir tatbikatın gerçekleştirilmesi ve Rusya’nın yeni bir teknoloji geliştirdiğine ilişkin iddialar NATO açısından ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturuyor. Rusya, NATO’nun sınırlarını ve tepkisini test ediyor. Baltık bölgesi uzun süredir hem Rusya hem de NATO açısından egemenlik ve güç mücadelesinin yaşandığı bir alan. Bugün ise büyük ölçüde Baltık bölgesinin NATO’nun kontrolü altına girdiğini görüyoruz” dedi.Tatbikatta kullanıldığı öne sürülen teknolojinin kapasitesine ilişkin belirsizliğe de dikkat çeken Dr. Jane, “Böyle bir teknolojinin kullanılması elbette ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturabilir. Ancak söz konusu silahın kapasitesinin ne olduğu konusunda şu aşamada net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle yalnızca mevcut iddialar üzerinden teknolojinin ne ölçüde etkili olduğunu söylemek mümkün. Bununla birlikte bölgede böyle bir tatbikatın gerçekleştirilmesi ve Rus denizaltılarının takip edildiğine ilişkin iddialar, NATO ile Rusya arasındaki gerilimi artırabilecek bir gelişme” ifadelerini kullandı.SVALBARD'IN ALTINDA KRİTİK BİR İLETİŞİM HATTI BULUNUYORRusya’nın faaliyet gösterdiği öne sürülen bölgenin önemi, Svalbard’ın yalnızca askerî ve coğrafi konumundan kaynaklanmıyor. Norveç’in kuzeyindeki takımadaları Norveç anakarasına bağlayan yaklaşık 1400 kilometrelik fiber optik kablo bulunuyor. Bu kablolar, deniz tabanının yaklaşık 2700 metre altında uzanıyor. Söz konusu hatlar, dünyanın en büyük uydu yer istasyonlarından biri olan ‘SvalSat’ üzerinden aktarılan yüksek miktardaki verinin taşınmasında kritik rol oynuyor. Bu nedenle denizin altında meydana gelebilecek bir kesinti, yalnızca bir iletişim hattının devre dışı kalması anlamına gelmeyebilir. Denizaltı kabloları bugün internet trafiğinden finansal işlemlere, telekomünikasyondan devletler arasındaki iletişime kadar çok geniş bir sistemin temelini oluşturuyor.Modern dünyanın büyük bölümü gökyüzündeki uydulara bağlıymış gibi görünse de kıtalar arasındaki veri akışının önemli bir kısmı hâlâ deniz tabanından geçen kablolar üzerinden gerçekleşiyor. Bu da onları giderek daha önemli bir stratejik hedef haline getiriyor.Dr. Murat Jane, denizaltı kablolarına yönelik olası bir müdahalenin iletişim ve kamu hizmetlerinde aksamalara neden olabileceğini ancak mevcut iddiaların küresel internet veya finans sistemlerini tamamen felç edecek ölçekte bir etki yaratacağını söylemek için erken olduğunu belirtti ve şu yorumda bulundu:“Böyle bir teknolojinin kullanılması halinde elbette internet bağlantılarında kesintiler ve kamu faaliyetlerinde çeşitli aksamalar yaşanabilir. Ancak mevcut iddialar üzerinden küresel internetin veya finansal sistemin tamamen ortadan kalkacağını ya da büyük ölçüde işlevsiz hale geleceğini söylemek için henüz erken. Bunun, örneğin Hürmüz krizi nedeniyle enerji ve gıda fiyatlarında yaşanan artışlar gibi küresel ölçekte büyük bir ekonomik etki yaratacağını söylemek şu aşamada mümkün değil.” SAVAŞLARDA KABLOLARIN ÖNEMİ YENİ DEĞİLDenizaltı iletişim hatlarının hedef alınması aslında yeni bir savaş yöntemi değil. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında telgraf ve telefon iletişim hatlarının kesilmesi, deniz tabanındaki kabloların askerî açıdan ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştu. Bugün ise aynı altyapının taşıdığı veri miktarı ve ekonomik değeri geçmişle kıyaslanamayacak kadar büyük.İnternet bağlantıları, bankacılık sistemleri, şirketler arasındaki veri transferleri ve devletlerin iletişim altyapısı bu hatlara bağlı. Dolayısıyla tek bir kablonun devre dışı bırakılması küresel interneti tamamen çökertmeyebilir. Ancak kritik bir hatta meydana gelecek hasar, belirli bölgelerde ciddi iletişim ve veri aktarımı sorunlarına yol açabilir. Özellikle alternatif güzergâhların sınırlı olduğu bölgelerde risk daha da büyüyor.NATO NEDEN ALARMA GEÇTİ?Rusya’nın Arktik’teki faaliyetleri, Batılı ülkelerin son yıllarda artan sabotaj endişelerinin üzerine geldi. Nisan ayında İngiltere ve Norveç, Arktik sularda Rus unsurlarının gizli faaliyetlerini tespit ettiklerini açıklamıştı. Ancak o dönemde operasyonun ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılmamıştı. Şimdi ortaya çıkan bilgiler, söz konusu faaliyetlerin kritik denizaltı altyapısına yönelik olası senaryolarla bağlantılı olabileceği değerlendirmesini güçlendirdi.Norveç Savunma Bakanı Tore Sandvik de operasyonun ardından Rusya’ya açık bir mesaj verildiğini söyledi. Sandvik, ortak operasyonla Rusya’ya gizlice faaliyet gösteremeyecekleri konusunda mesaj verildiğini belirterek kritik altyapıya yönelik girişimlerin tespit edileceği ve sonuçlarının olacağı uyarısında bulundu.Ancak burada NATO açısından daha büyük bir problem bulunuyor. Deniz tabanındaki yüzlerce hatta binlerce kilometrelik kablo ağını her an ve her noktada izlemek son derece zor. Bir kablonun yerini bilmek başka, o kablonun çevresinde hareket eden her gemiyi ve denizaltı aracını takip etmek ise çok daha farklı bir mesele.Dr. Murat Jane de NATO’nun denizaltı kablolarını tamamen korumasının oldukça güç olduğunu belirtti. NATO’nun kritik altyapının korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü ancak deniz tabanındaki geniş ağın tamamının fiziksel olarak korunmasının mümkün olmadığını söyleyen uzman isim, “NATO’nun bu kabloları ne ölçüde koruyabileceği çok büyük bir soru işareti. Çünkü milyonlarca kilometrelik bir kablo ağı bulunuyor ve tek bir kablodan söz etmiyoruz. Dolayısıyla mutlak bir korumadan bahsetmek mümkün değil. Bu, bir füze kalkanı gibi belirli bir noktayı savunmaya benzeyen bir sistem değil. NATO bu nedenle kritik altyapının korunması konusunda üyelerin ulusal dayanıklılıklarını artırmalarına ve kamu kurumlarıyla özel sektör arasındaki koordinasyonu güçlendirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.RUSYA NATO'NUN SINIRLARINI MI TEST EDİYOR?Batılı istihbarat servislerinin endişesi yalnızca tek bir kablonun zarar görmesi değil. Asıl korkulan senaryolardan biri, Rusya’nın doğrudan savaş ilan etmeden NATO ülkelerinin kritik altyapılarını hedef alan sınırlı operasyonlarla ittifakın tepki eşiğini test etmesi. Böyle bir saldırının ardından en önemli soru, NATO’nun nasıl karşılık vereceği olur.Çünkü bir denizaltı kablosunun koparılması, açık bir askerî saldırıdan farklı şekilde değerlendirilebilir. Bu da Moskova’ya daha düşük maliyetli ve inkâr edilebilir operasyonlar yürütme imkânı sağlayabilir. Son yıllarda Polonya, Litvanya ve Romanya dahil olmak üzere çok sayıda Avrupa ülkesi farklı güvenlik ihlalleri ve şüpheli sabotaj girişimleri bildirdi. Almanya’da Leipzig/Halle Havalimanı çevresindeki insansız hava aracı faaliyetleri de Rusya kaynaklı tehditlere ilişkin endişeleri artıran gelişmeler arasında yer aldı.Batılı kaynaklar ayrıca CIA Direktörü John Ratcliffe’in ağustos ayında Moskova’daki istihbarat yetkilileriyle temas kurduğunu ve Avrupa’daki sabotaj faaliyetlerinin tırmandırılmaması konusunda Rusya’ya uyarı verildiğini öne sürdü. Bu noktada NATO’nun olası bir hibrit saldırıya vereceği karşılık da önem kazanıyor. Zira ittifakın 5. maddesi, bir üyeye yönelik silahlı saldırının tüm üyelere yönelik kabul edilmesi ve ortak savunma mekanizmasının işletilmesi ilkesine dayanıyor. Ancak kritik altyapıya yönelik sabotaj veya hibrit operasyonların hangi koşullarda bu kapsamda değerlendirileceği konusunda belirsizlik bulunuyor.Dr. Murat Jane, NATO’nun 5. madde konusunda doğrudan bir otomatiklik bulunmadığına dikkat çekerek, “NATO’nun 5. maddesi ortak savunma ilkesine dayanıyor. Ancak hibrit operasyonların hangi noktada 5. madde kapsamında değerlendirileceği konusunda bir belirsizlik var. 2024 Washington Zirvesi’nde hibrit operasyonların silahlı saldırı seviyesine ulaşması halinde 5. maddenin gündeme gelebileceği ifade edildi. Fakat her hibrit operasyonun otomatik olarak 5. maddeyi devreye sokacağını söylemek mümkün değil. Burada saldırının niteliği kadar ortaya çıkardığı zararın boyutu da önem taşıyor” dedi.ARKTİK’TEKİ TATBİKAT DAHA BÜYÜK BİR GERİLİMİN HABERCİSİ Mİ?Rusya’nın Svalbard çevresindeki faaliyetlerinin gerçekten bir sabotaj hazırlığı olup olmadığı henüz kesinleşmiş değil. Tatbikat sırasında herhangi bir kablonun zarar görmediği de belirtiliyor. Ancak Batılı ülkelerin Rus unsurlarını takip ederek operasyonu tamamlamalarını engellemesi, olayın NATO tarafından sıradan bir askerî faaliyet olarak görülmediğini ortaya koyuyor.Buradaki temel mesele de yalnızca tek bir tatbikat değil. Arktik’ten Baltık Denizi’ne, Kuzey Denizi’nden Atlantik’e kadar deniz tabanındaki kritik altyapı giderek daha fazla stratejik rekabetin parçası haline geliyor. Rusya’nın bu altyapıyı izleme, haritalama veya gerektiğinde müdahale etme kapasitesini geliştirmesi halinde NATO’nun karşı karşıya kalacağı risk de büyüyecek.Bununla birlikte Dr. Murat Jane, mevcut gelişmelerin NATO ile Rusya arasında yakın vadede geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmesini beklemediğini belirtti: “Svalbard ve Baltık Denizi gibi bölgelerde denizaltı altyapısına yönelik faaliyetlerin artmasının geniş çaplı bir gerilime dönüşeceğini düşünmüyorum. Bunun yerine NATO ile Rusya arasındaki mevcut gerilime yeni bir başlık eklenmesi daha olası. Ancak burada asıl önemli mesele, hibrit saldırılara karşı NATO’nun nasıl bir tepki vereceği ve hangi noktada ortak savunma mekanizmalarını devreye sokacağıdır.”
Yorumlar 0
Yorum Yap