Nobel ödüllü Meldal'dan yan etkisiz kanser tedavisine umut olacak çalışma
Nobel ödüllü Meldal'dan yan etkisiz kanser tedavisine umut olacak çalışmaSağlıkNobel ödüllü Meldal'dan yan etkisiz kanser tedavisine umut olacak çalışma"Klik kimyasının" temelini atan Prof. Morten Meldal, "Kanser hücrelerini öldüren ilacı çok seçici şekilde kanser hücrelerine ulaştırmanın yeni bir yolunu bulduğumuzu düşünüyoruz." dedi.Şeyma Güven, Buğrahan Ayhan26 Nisan 2026•Güncelleme: 26 Nisan 2026Fotoğraf: İsmail Kaplan / AAAnkaraNobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Morten Meldal, kanser tedavisinde yan etkileri ortadan kaldıran bir yöntem üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Hayalimiz, kanserin diğer hastalıklar gibi, tercihen mevcut kanser tedavisinde görülen yan etkileri olmayan bir ilaçla tedavi edilmesidir." dedi.
Danimarkalı Meldal, moleküllerin birbirine hızlı ve verimli bir şekilde kenetlenmesini sağlayan "klik kimyası"nın temelini atan ve bu reaksiyonların canlı hücreler içinde doğal süreçleri bozmadan gerçekleşmesine imkan tanıyan "biyoortogonal kimya" alanındaki buluşlarıyla 2022'de Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü.
Meldal, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) bir dizi etkinliğe katılmak üzere geldiği Türkiye'de, klik kimyasının kanser ve Alzheimer tedavisindeki potansiyeli, ilaç üretimindeki zehirli atık oluşumunu engelleyen su bazlı sentezleme yöntemleri, yapay zekanın bilimsel keşif süreçlerindeki geleceği ve Nobel sonrası değişen özel yaşantısını AA muhabirine anlattı.
Türkiye'de üniversite öğrencileriyle bir araya geldiniz. Bu ziyaretten edindiğiniz başlıca izlenimler neler?
ODTÜ'deki birçok genç yetenekle tanışma ayrıcalığına sahip olduğum için çok mutluyum. Hem üniversitenin araştırma olanaklarından hem de buradaki eğitim yapısından, tüm müfredattan çok etkilendim. ODTÜ'nün sahip olduğu yüksek kaliteli eğitimin sürdürülmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Öğrencilerle yaptığım soru-cevap bölümünde yönelttikleri sorular gerçekten mükemmeldi, onlar da kıvılcımı arıyor, bu ilk adım. Bu kıvılcımı nasıl bulacağımızı, nasıl ulaşacağımızı ve sorunlardan nasıl kaçınacağımızı tartıştık, sanırım söylediklerime çok katıldılar. Bilimdeki birçok sorun, başarısızlıkla ve tasarlandığı gibi çalışmayan projelerle ilişkilidir. Öğrenciler de sorun yaşıyorlar ve bunun üstesinden gelmek zorundalar. Benim çözümüm, ilerideki hedef molekülden ziyade eldeki molekülle ve anla ilgilenmektir. Yani süreçle ilgilenirsiniz, son adıma giden yolda küçük başarılar yaratır ve bunların her birini gerçekten iyi başarılar olarak görürsünüz. Bu yüzden öğrencilerin yaptıkları işe gerçekten çok ilgi duyduklarını görüyorum. Bizim yarattığımız çevre krizi nedeniyle gelecekleri konusunda endişeliler, bunu gelecekleri için gerçek bir sorun olarak görüyorlar. Araştırmalarıyla bu konuyu takip etmek ve yardımcı olup olamayacaklarını görmek istiyorlar. Genç neslin daha az değil, daha fazla eğitim alması çok önemli. Daha fazla eğitim son derece önemli çünkü eğitim, bütün yatırımlardan daha yüksek getiri sağlıyor. Bir toplumda, uzun vadede en yüksek getiriyi eğitim sağlar.
Kimileri klik kimyası kavramını "moleküler bir lego seti" olarak açıklıyor. Bu benzetmeye katılıyor musunuz? Siz klik kimyasını basit bir benzetmeyle açıklayacak olsaydınız bu ne olurdu?
Legoya da benzetebilirsiniz ama bence cırtcırta daha çok benziyor. Cırtcırt birbirine uyan iki bileşenden oluşur, çevredeki diğer malzemelere yapışmaz ama birbirlerine yapıştırıldığında tutar. Klik kimyası da aynı şekilde ve aslında bu çok karmaşık yeni moleküler yapılar oluşturmamızı sağladı. Genellikle ilaçlarda olduğu gibi, molekülün tek bir işlevinin olduğu moleküler oluşumlarımız vardı. Mesela bir proteinle etkileşime girerek anksiyeteyi gideren bir molekül veya ağrıyı gideren bir molekül gibi. Ama şimdi, adeta küçük moleküler robotlar gibi birkaç farklı işlevi yerine getirebilen moleküller oluşturabiliyoruz. Bu da işlevsel molekülleri tek tek birbirine bağlayabilmemizle mümkün oluyor. Çok daha doğru, hızlı ve sürecin tamamı suda gerçekleştiği için bir bakıma daha çevreci şekilde yapılıyor.
Bu çalışmanızın Nobel ödülü ile sonuçlanacağını tahmin etmiş miydiniz, ödülü aldığınızı ilk duyduğunuzda neler hissettiniz?
Çok yoğun duygular yaşadım çünkü Nobel ödülü bilimde elde edebileceğiniz en yüksek takdir ve onur. Elbette çok mutluydum. Hatta hayatımı bir gecede değiştirdi çünkü bir bilim insanı olarak neler yapabileceğiniz ve nerelere davet edildiğiniz konusunda çok etkili. Araştırmalarım da Nobel ödülü sayesinde mümkün oldu. Araştırmalarıma devam edebiliyorum, şu an 72 yaşındayım ve hala çok aktif bir şekilde araştırma yapıyorum. Bunun gerçek bir ayrıcalık olduğunu ve muhtemelen Nobel ödülü sayesinde gerçekleştiğini düşünüyorum.
Çalışmamın Nobel ödülü kazanacağını tahmin etmedim, çünkü asıl niyetim hiçbir zaman bu olmadı. Niyetim anı yaşamak. Şu anda yaptığım araştırmalarla tamamen anda kalarak çalışıyorum. Gelecekteki uygulamalara pek kafa yormuyorum. Bu reaksiyonun önemini de ancak 4 yıl sonra, birincil çalışmamıza yapılan atıflar katlanarak artmaya başlayınca keşfettim. Bu da elbette özel bir şey olduğunun iyi bir göstergesi. Dolayısıyla keşiften hemen sonra bu araçtan faydalanmaya başladık, her türlü moleküler yapı ve sentezde kullandık. Klik kimyasının bu kadar ilgi görmesinin nedeni, birçok farklı alanda çok faydalı olması. Tıpta, vücuttaki diğer hücreleri etkilemeden, belirli bir hastalığa karşı daha yüksek özgüllüğe, daha yüksek seçiciliğe sahip yeni ilaç türleri üretebilirsiniz. İlaç sentezlemek için klik kimyasını kullanabilir ve bunu çevre dostu şekilde gerçekleştirebilirsiniz, çünkü bu reaksiyonlar suda yapılıyor. Klik kimyasını, iletken malzemelerin yüzeyindeki moleküller aracılığıyla güneş ışığını yakalayabilen malzemeler gibi tamamen yeni malzemeler üretmek için de kullanabilirsiniz. Çeşitli alanlarda kullanılabiliyor, bu yüzden bu kadar popüler hale geldi.
Evrimsel Kimyasal Biyoloji Merkezi'ndeki mevcut araştırmalarınızın temel odak noktası nedir? Bilimsel literatüre önemli katkı sağlayacak yeni bulgular elde ettiniz mi?
Ettiğimizi düşünüyorum, son zamanlarda peptit alanında çok iyi sonuçlar aldık. Peptitler, proteinlerin küçük parçalarıdır. Peptitleri suda sentezleme yöntemi geliştirdik, yani bunları tamamen suda üretebiliyoruz. Ayrıca şu anda onkoloji üzerine de çalışıyoruz, kanserde hedefe yönelik tedavilerin yeni yollarını bulmaya çalışıyoruz. Bence orada da çok iyi sonuçlar elde ediyoruz ve gelecek için çok güzel planlarımız var.
Onkoloji alanında, özellikle kanser üzerine çalıştığınızı belirttiniz, bunu detaylandırabilir misiniz?
Detay vermeme taraftarıyım, çünkü bu oldukça yeni bir konu ve yayınlamadan önce haberi ifşa etmek istemeyiz. Ancak size söyleyebileceğim şey, kanser hücrelerini öldüren ilacı, çok seçici şekilde kanser hücrelerine ulaştırmanın yeni bir yolunu bulduğumuzu düşünüyoruz. Hayalim, kanserin diğer hastalıklar gibi, tercihen mevcut kanser tedavisinde görülen yan etkileri olmayan bir ilaçla tedavi edilmesidir. Yani hayattaki diğer tüm süreçlerle uyumlu olup saç dökülmesine ve bununla ilişkili diğer şeylere yol açmayan bir kanser ilacı.
Yan etkileri ortadan kaldırmayı mı kastediyorsunuz?
Yan etkileri ortadan kaldırmak ve hastanın kesin tedavisini sağlamak. Tercihen birçok kanser türüne genellenebilecek bir yöntemle bunu yapmak. Çünkü kanser tek bir hastalık değil, çok farklı hastalıklardan oluşuyor. Kanserde hedef alabileceğiniz bazı ortak etkenler var. Modern toplumdaki diğer büyük engel ise kardiyovasküler hastalıklar, Alzheimer, bunama ve diğer nörodejeneratif hastalıklar. Bence bu çok önemli bir alan, çünkü bununla alakadar olmazsak önümüzdeki yıllarda dramatik şekilde artacak. 2050'de dünyada 150 milyon insanın Alzheimer'dan etkileneceği tahmin ediliyor. Şu anda bunun neredeyse yarısına ulaştık, yani gerçekten ciddi bir sorun ve sürekli artıyor.

Yorum Yap