OECD, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyümesini bekliyor
EkonomiOECD, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğumuz yıl yüzde 2,7 büyümesini bekliyorEkonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğumuz yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini tahmin ederken, küresel ekonomide büyümenin yüzde 2,9 olacağını öngördü.Nuran Erkul Kaya23 Eylül 2026•Güncelleme: 23 Eylül 2026LONDRAOECD, ara dönem Ekonomik Görünüm raporunu "Arka Arkaya Ş
EkonomiOECD, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğumuz yıl yüzde 2,7 büyümesini bekliyorEkonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğumuz yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini tahmin ederken, küresel ekonomide büyümenin yüzde 2,9 olacağını öngördü.Nuran Erkul Kaya23 Eylül 2026•Güncelleme: 23 Eylül 2026LONDRAOECD, ara dönem Ekonomik Görünüm raporunu "Arka Arkaya Şoklarla Başa Çıkmak" başlığıyla yayımladı.
Konuya ilişkin, rapora göre, küresel ekonomi 2025'te yüzde 3,4 büyüdü. Ekonomik büyüme hızı bu yılın ilk yarısında yavaşladı bu gelişmeyle paralel olarak Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin olumsuz etkilerine rağmen ekonomide büyüme birçok ülkede dayanıklılığını korudu.
Sosyal medyada da geniş yankı bulan gelişmede, yapay zeka alanındaki gelişmelerin güçlü seyrini sürdürmesi de kaynak aktarımı, üretim ve ticareti destek verdi. Bu bağlamda, ancak küresel ekonomik görünüm, büyük ölçüde Orta Doğu'daki savaşta kalıcı bir çözüm yolu bulunup bulunmamasına bağlı olmaya sürmektedir. Üretimdeki darboğazlardan kaynaklanan yüksek rafineri marjları, tüketici fiyatları ve işletme maliyetleri üzerinde ek bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Enerji fiyatlarının yanı sıra bazı tarım ürünlerinin fiyatları da aşırı hava koşullarının arz üzerindeki etkisiyle yüksek seyretmeye sürmektedir.
Gümrük vergileri ve ihracat kısıtları dahil olmak üzere, ticaret politikalarında süregelen değişiklikler politika belirsizliğini artırarak arz kesintilerine katkıda bulunuyor.
Yapılan açıklamaya göre, uzun vadeli mali riskler ve yapay zeka şirketlerinin yoğun tahvil ihracı konusundaki endişelerin artmasıyla, birçok ekonomide uzun vadeli faiz oranları en az 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Bu gelişmelerin etkisiyle OECD, içinde bulunduğumuz yıl için küresel ekonomik büyüme tahminini hazirandaki öngörüsüne göre 0,1 puan artırarak yüzde 2,9'a yükseltirken, 2027 için tahminini ise 0,1 puan düşürerek yüzde 3'e revize etti.
Gündeme gelen gelişmeye göre, artan fiyat baskıları, reel kazanç artışındaki zayıflama ve yüksek faiz oranlarının, birçok ekonomide kısa vadeli büyüme ivmesini yavaşlatacağı tahmin ediliyor. Habere ilişkin edinilen son bilgilere göre, ancak yapay zeka alanında yatırımların sürmesi ve enerji fiyatlarında beklenen gerileme nedeniyle ekonomik faaliyetin 2027'de hafif güçlenmesi bekleniyor.
Yapılan açıklamaya göre, enflasyonun küresel çapta, emtia fiyatlarındaki artışları yansıtacak şekilde kısa vadede hızlanacağı bu gelişmeyle paralel olarak enerji fiyatlarında beklenen yavaşlama ve sıkılaştırılan para politikasının genel fiyat baskılarını sınırlamaya yardımcı olmasıyla 2027'de kademeli olarak yavaşlayacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan OECD, özellikle enerji piyasalarındaki olası gelişmeler nedeniyle söz konusu tahminler konusunda "kritik bir belirsizlik" olduğu uyarısında da bulunuyor.
Kuruma göre, petrol ve doğal gaz fiyatlarının seyri, arz kesintilerinin süresine, üreticilerin ve tüketicilerin uyum sağlayabilme derecesine ve jeopolitik gelişmelere büyük ölçüde bağlı.
Enerji piyasalarının daha hızlı bir şekilde normale dönmesi, enflasyonist baskıları hafifletirken, ekonomik faaliyeti destekleyebilir. Buna karşın, yeniden ortaya çıkabilecek veya daha uzun süreli aksaklıklar, enflasyonun hızlanmasına ve büyümenin zayıflamasına yol açabilir.
Bu kapsamda, enerji fiyat şoku ve hedefin üzerinde seyreden enflasyon karşısında, merkez bankalarının para politikasında ilave ayarlamalar yapmasının gerekebileceği tahmin ediliyor.
OECD, 2025'te yüzde 3,7 büyüyen Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğumuz yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini öngördü. Kurumun 2027 için büyüme tahmini ise yüzde 3,6 oldu. Bu oranlar, kurumun hazirandaki tahminlerine göre 2026 için 0,4 ve 2027 için 0,2 puan aşağı yönlü revize anlamına geliyor.
OECD, Türkiye'de enerji ve gübre fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan olumsuzluklara rağmen, dezenflasyonun devam edeceğini, enflasyonun içinde bulunduğumuz yıl yüzde 31,5 ve 2027'de ise yüzde 24,7 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor.
Dezenflasyonun sürmesiyle Türkiye ve Brezilya gibi bazı gelişmekte olan ülkelerde para politikasındaki gevşemenin, ekonomik büyümeyi desteklemesi bekleniyor.
OECD'ye göre, ABD'de ekonomik büyümenin içinde bulunduğumuz yıl yüzde 2,2 ve 2027'de yüzde 2,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Avro Bölgesi'nde ekonomik büyümenin içinde bulunduğumuz yıl ve 2027'de yüzde 1 olacağı, Çin'de ise bu oranın sırasıyla yüzde 4,5 ve 4,2 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.
Bu yıl en yüksek ekonomik büyüme oranının yüzde 7,8 ve Hindistan'da görüleceği, bunu yüzde 5,2 ve Endonezya'nın izleyeceği tahmin ediliyor.
En büyük ekonomik daralmanın ise eksi yüzde 1,8 ve Suudi Arabistan'da gerçekleşeceği değerlendiriliyor. Bu oran, OECD'nin hazirandaki büyüme tahminine göre eksi 5 puan aşağı yönlü revizeye karşılık gelirken, savaş sonrası Suudi Arabistan'ın özellikle petrol üretimi ve ihracatındaki düşüşü ekonomik daralmada belirleyici rol oynuyor.
Yorumlar 0
Yorum Yap