Piyasalardaki düşüş sonrası Finansal İstikrar Komitesi'nden açıklama: Yapısal risk yok, tedbirler uygulanacak
Piyasalardaki sert düşüşten sonra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında bu sabah olağanüstü toplanan Finansal İstikrar Komitesi, piyasalarda yapısal bir risk bulunmadığını ve gerekli tedbirlerin uygulanacağı paylaştı. Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın. Piyasalardaki sert düşüşten sonra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında bu sabah olağanüstü toplanan Finansal İstikrar Komitesi'nden yapılan açıklamada piyasalarda yapısal bir risk bulunmadığı ve gerekli
Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.
Kamuoyunda yankı uyandıran bu gelişmede, piyasalardaki sert düşüşten sonra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında bu sabah olağanüstü toplanan Finansal İstikrar Komitesi'nden gerçekleştirilen açıklamada piyasalarda yapısal bir risk bulunmadığı ve gerekli tedbirlerin uygulanacağı belirtildi.
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinde düşüş dört gündür devam ediyor. Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 173,74 puan ve %1,32 azalışla 12 bin 948,83 puana indi. Düşüş 16 Eylül Salı günü hızlanmış, endeks günü %5,54 kayıpla 13 bin 122,58 puandan tamamlamıştı. Bunun üzerine devre kesiciler çalışmış ve yerel saatle 16:04'te işlemlere 10 dakika ara verilmişti.
Bilindiği üzere, ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı, Finansal İstikrar Komitesi'nin finansal piyasalardaki gelişmeleri değerlendirmek üzere 17 Eylül Salı sabahı saat 08.00'de toplanacağını açıkladı.
Komitenin görüşme sonrasında yaptığı yazılı açıklamada, piyasalardaki hareketliliğin bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığı belirtildi.
Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarında yapısal bir risk bulunmadığı, fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaşan sorunun "geçici ve yönetilebilir" olduğu ifade edildi.
Edinilen bilgilere göre, likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin süratle uygulanacağı bildirildi. Merkez Bankası da TL likidite yönetimine yönelik yeni adımları açıkladı. Haftalık repo ihaleleriyle sağlanacak fonlama artırılırken, bankaların borçlanma limitleri güncellenecek ve teminat iskonto oranları azaltılacak.
Endeks en son Mayıs ayında 15 binli seviyeleri test etmiş fakat daha sonra düşmüştü. Son zirvesini ise 9 Eylül'de 14 bin 700 ile yapmıştı. Böylece dünkü düşüşle birlikte bir haftada borsadaki değer kaybı %10'a yaklaştı.
16 Eylül'de bankacılık endeksinde %4'ü, mali ve bilişim endekslerinde %5'i aşan kayıplar görüldü. Finansal faktöring şirketlerindeki kayıp ise %9'u geçti.
Değerlendirmelere göre, son bir hafta içinde Ortadoğu'daki gerilimin artması, Yemen'de Husilerin küresel ticaret için kritik öneme sahip Kızıldeniz'in girişinde yer alan bir adayı ele geçirdiklerini açıklaması gibi nedenler petrol fiyatlarını yükseltirken bu durum Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için olumsuz bir gelişme olarak görülüyor.
Gündemin en çok konuşulan başlıklarından biri olan bu konuda, yapay zekanın risklerine dair tartışmalar da pek çok ülkenin borsasında bu hafta düşüşlere yol açtı. Yapay zekaya büyük yatırım yapan ve maddi olarak henüz karşılığını alamayan teknoloji şirketlerinin yanı sıra onlara çip üreten şirketler de değer kaybetti.
Bir ay önce 30 bin 100'ün üzerinde bulunan ABD'deki NASDAQ 100 endeksi, %3'ün üzerinde düşüşle 28 bin 900 puan civarına geriledi.
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan GCM Yatırım Başekonomisti Evren Kırıkoğlu, teknoloji şirketlerinin değerinin düşmesi durumunda bu şirketlere kredi sağlayan özel kredi fonlarının da değer kaybedebileceğini, bunun geçen yıldan beri sorgulandığını söylüyor ve ekliyor:
"Bunlara bir de Amerikan faizlerindeki yükseliş eklendi: 10 yıllık tahvil faizi %5, 30 yıllık %6'ya yaklaşıyor.
"Uzun vadeli faizler Fed faizinden farklı olarak yatırım ve proje finansmanı kredi faizleri için baz teşkil ediyor. Bunlar yükseldiği zaman yatırım kredilerinin faizi yükseliyor Fed faizinden bağımsız olarak."
Kırıkoğlu Ortadoğu'daki savaşın gidişatı, petrol fiyatlarının yükselişi, Yemen'de Husilerin ilerleyişinin petrol tedariği üzerinde yarattığı risklerin de diğer faktörler olduğunu söylüyor.
Türkiye özelinde Pusula Portföy'ün Eylül boyunca karşılaştığı yoğun satış baskısı da düşüşte etkili oldu. Pusula 15 Eylül'de yatırımcılarına paralarını ödeyemeyerek temerrüde düştü.
Bunun üzerine nakit ihtiyacı olan yatırımcıların, borsadaki diğer hisselerini satarak bu ihtiyacını karşılaması diğer hisselerin de değer kaybetmesine yol açtı.
Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız 15 Eylül'de tutuklandı. Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan hakkında da yurtdışı çıkış yasağı verildi.
GCM Yatırım'dan Evren Kırıkoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yatırım fonlarına dair düzenlemesinin ardından hisse senetlerinde, özellikle de BIST 30 endeksinde olmayan ama değeri çok yükselmiş hisse senetlerinde çıkış yaşandığını söylüyor.
Bunun Borsa İstanbul'daki düşüşe dair Türkiye kaynaklı ilk neden olduğunu belirten Kırıkoğlu, ikinci nedeni ise şöyle anlatıyor:
"Hisse senetlerindeki düşüşle birlikte yatırımcılar paralarını çekmek istedikçe fonlar, özellikle kaldıraçlı işlem yapan fonlar bu likidite ihtiyaçları için BIST 30 hisselerini de satmaya başladılar, orada öyle bir likidite ihtiyacı hasıl oldu.
"Genel algı kötü, sorun olmayan fonlarda da sırf diğer fonlardaki durumu gören yatırımcı parasını çektikçe onlarda da satışa yol açıyor."
Eskiden İYİ Parti'nin Ekonomi Politikaları Başkanı olan ekonomist Prof. Bilge Yılmaz, 16 Eylül'de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Başta SPK olmak üzere denetleme görevi olan kamu kurumlarının görevlerini layıkıyla yerine getirmemekte ısrar etmesi yüzünden finansal piyasalarda istenmeyen sonuçlarla karşılaşma riski her gün biraz daha artıyor" dedi ve ekledi:
"Bu işlerin para piyasası fonlarına sıçraması çok riskli. Denetimsizliğin yaratacağı tahribat kaybedilecek parayla da sınırlı kalmaz ve uzun vadede piyasalarda kalıcı sorunlara yol açar.
"Siyasiler ve bu işi denetlemekle sorumlu kurumlarda çalışan görevliler ihmallerinin yarattığı risklerin ne kadar büyük bir problem olduğunun farkında bile değiller. Ama çok yakında hepsi öğrenir. Kaybeden ise yine vatandaşlarımız olur."
A1 Capital Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Baki Atılal 16 Eylül'de yaptığı değerlendirmede "Son günlerdeki performansa bakıldığında BIST'in yalnız küresel satışlara eşlik etmediği, negatif yönde ayrıştığı görülüyor. Satışın arkasında beş temel iç dinamik var" diyor ve bunları şöyle sıralıyor:
Evren Kırıkoğlu, Türkiye'de borsa ve fonlardaki değer kaybı sonucu bazı yatırımcıların zarar edeceğini fakat bunun piyasalarda kalıcı bir etki bırakmayacağını da ekliyor:
"Özel yatırımcı para kaybetti diye sistematik risk olmaz. Medyada sıkça yer alır, çok tartışılır ama Türkiye ekonomisine sistemik bir risk vermez. Birileri borsada para kaybetmiş gibi bir etki yaratır.
"Bankacılık sisteminin sermaye kaybetmesi, likiditede sıkıntıya girmesi, kredilerde geri çağırmalar ve şirketlerin kredi ödeyemediği için batması gibi durumlar yaşansa kalıcı etkilerden bahsedilebilir ama öyle bir durum yok."
Öte yandan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da 16 Eylül'de Macaristan'daki Budapeşte Finans Zirvesi'nde yaptığı konuşmada enerji şoklarının ilk etkilerinin alınacak tedbirlerle sınırlandırılabileceğini, sonraki aşamalarda ise sürecin daha karmaşık hale gelebileceğini söyledi.
Şokların ücret ve fiyatlara yansımasının enflasyon üzerindeki baskıyı daha kalıcı hale getirebildiğini ifade eden Karahan, birden fazla şokun aynı dönemde yaşanmasının da yönetimi zorlaştırabileceğini belirtti.
Karahan, küresel ekonomik entegrasyonun uzun yıllar boyunca verimliliği artırdığını ve dezenflasyonist etkiler yarattığını, fakat ekonomik bağların giderek jeopolitik rekabetin bir parçası haline gelmesiyle önceki dönemin koşullarının sürdürülebilir olduğunun varsayılamayacağını ifade etti.
Yorumlar 0
Yorum Yap