Son Dakika: Türkiye'yi zincire vuran karanlık tertip: 12 Eylül Darbesi
Türkiye'nin eksenini değiştiren darbeye uzanan süreç, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın vakit kaybetmeksizin ardından şekillenmeye başlangıç yaptı. Harekâtın ardından Türkiye'nin maruz kaldığı silah ambargosu ve ekonomik baskı, siyasi istikrarsızlığı da beraberinde getirdi. ABD ve derin NATO'nun, Türkiye'nin veto ettiği Yunanistan'ın NATO'ya dönüşünü sağlamak amacı
Türkiye'nin eksenini değiştiren darbeye uzanan süreç, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın vakit kaybetmeksizin ardından şekillenmeye başlangıç yaptı. Harekâtın ardından Türkiye'nin maruz kaldığı silah ambargosu ve ekonomik baskı, siyasi istikrarsızlığı da beraberinde getirdi.
ABD ve derin NATO'nun, Türkiye'nin veto ettiği Yunanistan'ın NATO'ya dönüşünü sağlamak amacıyla düğmeye bastığı bu dönemde sağ ve sol gruplar yasal düzenleme dışı yollarla silahlandırılarak ülke yönetimi adım adım bir iç savaş ortamına sürüklendi.
Küresel çetelerin emrindeki mafya ve terör örgütlerinin ise uyuşturucu ve silah kaçakçılığından elde ettikleri milyonlarca dolarla sokaklardaki kaosu körüklediği aktarıldı.
Edinilen bilgilere göre, aBDİ İPEKÇİ VE GÜN SAZAK SUİKASTLARI: CIA'NIN KAOS PLANI
İlgili kaynakların aktardığına göre, dönemin Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak, CIA ve derin NATO'nun gümrükler üzerinden yürüttüğü öne sürülen kaçakçılık trafiğini deşifre ederek kritik bir adım attı. Bu noktada öne çıkan bilgiye göre, sazak, topladığı üç klasör belgeyi yayımlaması için Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi'ye teslim etti.
Başkan Erdoğandan 12 Eylül mesajı BAŞKAN ERDOĞAN'DAN 12 EYLÜL MESAJI Ancak Türkiye üzerinde karanlık hesaplar yaptığı öne sürülen güçler vakit kaybetmeksizin devreye girdi. CIA Türkiye Masası Şefi Paul Henze'nin, "Gazeteci Abdi İpekçi'yi silah kaçakçılığını yazmaması konusunda uyardığı" sözleriyle İpekçi üzerinde baskı kurduğu öne sürüldü. Meselenin ayrıntılarına bakıldığında, bu gelişmenin ardından 1 Şubat 1979'da Abdi İpekçi suikasta uğradı. Olayın ardından yakalanan tetikçi Mehmet Ali Ağca, "Abdi İpekçi'ye 5-6 el ateş ettim." ifadelerini kullandı.
Elde edilen bilgilere göre, i̇pekçi'nin öldürülmesinden bir yıl akabinde ise hedefte, belgeleri teslim eden Gün Sazak vardı. Sazak, Dev-Sol militanlarının düzenlediği saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Gelen bilgilere göre, "BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI" DEDİLER, TÜRKİYE'Yİ AÇIK HAVA HAPİSHANESİNE ÇEVİRDİLER
12 Eylül 1980'de gece saat 03.00'te tankların sokaklara inmesiyle Türkiye'nin üzerine kara bir bulut çöktü. Darbenin gerçekleştiği saatlerde Washington'da yankılanan sözlerin ise müdahalenin uluslararası boyutuna ilişkin tartışmaları beraberinde getirdiği belirtildi.
CIA Türkiye Masası Şefi Paul Henze'nin, 12 Eylül askeri darbesini ABD Başkanı Jimmy Carter'a "Bizim çocuklar başardı." diyerek resmi açıklama verdiği aktarıldı.
Seçimle işbaşına gelen meşru hükümetin devrildiği bu süreçte Türkiye adeta açık hava hapishanesine dönüştürüldü. 1 milyon 683 bin kişi fişlenirken, 171 kişi işkence gördüğü sırada hayatını kaybetti.
EVREN CUNTASINDAN NATO'YA TAVİZ VE EKONOMİK YIKIM
O karanlık günün sabahında TRT radyosunda İstiklal Marşı'nın ardından Harbiye Marşı çalındı ve dönemin Genelkurmay Başkanı ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzalı 1 numaralı resmi açıklama okundu.
Darbeci Kenan Evren ve cuntasının ilk icraatlarından birinin, Türkiye'nin yıllardır karşı çıktığı Yunanistan'ın NATO'ya dönüşüne onay vermek olduğu belirtildi. Kanlı müdahalenin ardından yıllar akabinde konuşan darbeci Kenan Evren'in, ülkenin üzerinden silindir gibi geçen 12 Eylül darbesini savunduğu ifade edildi.
Meclisin lağvedildiği, anayasanın rafa kaldırıldığı ve sıkıyönetim ilan edildiği bu dönemde Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki pek çok sivil toplum kuruluşunun faaliyetleri yasaklandı. Cunta yönetiminin baskıları sonucu Türk Lirası'nın da darbe koşullarında bir gecede yüzde 100 değer kaybettiği aktarıldı.
Yorumlar 0
Yorum Yap