TBMM'de güncel yasama yılı resepsiyonu: Siyasi liderler gündemi değerlendirdi
TBMM Başkanlığı tarafından yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Tören Salonu'nda resepsiyon düzenlendi. Siyasi parti genel başkanları, milletvekilleri ve davetlilerin katıldığı resepsiyonda gazeteciler, siyasetçilere gündeme ilişkin sorular yöneltti. Aynı konu bağlamında, mHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere siyasi parti liderleri, resepsiyon sırasında gazetecilerin gündeme iliş
TBMM Başkanlığı tarafından yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Tören Salonu'nda resepsiyon düzenlendi. Siyasi parti genel başkanları, milletvekilleri ve davetlilerin katıldığı resepsiyonda gazeteciler, siyasetçilere gündeme ilişkin sorular yöneltti. Aynı konu bağlamında, mHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere siyasi parti liderleri, resepsiyon sırasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bahçeli, TBMM resepsiyonunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı “Fon krizi” sonrası Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifası sorusuna Bahçeli ne dedi? Bu noktada öne çıkan bilgiye göre, dervişoğlu ve selamlaşması yeni bir başlangıç mı? Terörsüz Türkiye sürecinin 2027’de sonuçlanması bekleniyor mu? … pic.twitter.com/H3TESSdrlz
— Independent Turkish (@TurkishIndy) October 1, 2026 Bahçeli'den “fon krizi” ve yeni anayasa açıklaması MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “fon krizi”nin ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifasına ilişkin soruya, “Yorum yapmayacağım” yanıtını sundu. TBMM Başkanlığı tarafından yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Tören Salonu'nda düzenlenen resepsiyona katılan Bahçeli, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve selamlaşmasına ilişkin “Bu yeni bir şeyin başlangıcı olabilir mi?” sorusuna, “Her ekim ayında birileriyle selamlaşıyoruz, öyle düşünülebilir” dedi. “2027 yılında bu sürecin bir nihayete ermesini bekliyor musunuz?” sorusunu da yanıtlayan Bahçeli, “Onu Cumhuriyet hükümetimiz bilir. Artık bu, Cumhuriyet hükümetinin ülke yönetimi politikası haline gelmiştir. Onların alacağı tedbirleri saygıyla karşılamak lazım. Ben gelecekte umutluyum” ifadelerini kullandı. Selçuk Mızraklı'nın tahliye edilmesine rağmen Selahattin Demirtaş'ın tahliyesi konusunda bir adım atılmamasına ilişkin soruya Bahçeli, “O kadar derine giremem” karşılığını sundu. Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Bahçeli, “Anayasa tasarımız var, hazır halde. Konu gündeme geldiği zaman siyasi partilerimizle paylaşırız. Tartışmalar sonucunda, en hayırlısı neyse ona ‘evet’ deriz” dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı YENİ Parti milletvekillerinin Erdoğan’ın konuşması öncesi Genel Kurul’dan ayrılmasını nasıl değerlendirdi? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis açılışındaki konuşması ve siyasi nezaket konusunda ne… pic.twitter.com/0wqMNK4O3A
— Independent Turkish (@TurkishIndy) October 1, 2026 Kurtulmuş'tan YENİ Parti'nin Genel Kurul'dan ayrılmasına ilişkin resmi açıklama TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM'nin yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Tören Salonu'nda düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı. YENİ Parti Grubu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Genel Kurul'da konuşmasına başlamadan evvelden salondan ayrılmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, siyasetin farklı fikirlerin mücadele ettiği bir bölge olduğunu belirterek, siyasi mücadelede siyasi nezakete uyulması gerektiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milletin oylarıyla seçildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün yurttaşlarının Cumhurbaşkanı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı makamına asgari nezaket gösterilmesi gerektiğini dile getirdi. “Hiç şık olmamıştır” Kurtulmuş, Meclis'in açılış töreninin Cumhurbaşkanı'nın siyasi partilerle ilişkiye geçtiği kritik ortamlardan biri olduğunu belirterek, YENİ Parti milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasını dinlemelerini arzu ettiğini dile getirdi. Kurtulmuş, “Gönlümüz arzu ederdi ki bu sefer de YENİ Parti mensubu yasama organı üyesi arkadaşlar Cumhurbaşkanı'nın konuşmasını dinleseler ve böyle bir yola tevessül etmeselerdi. Hiç şık olmamıştır” dedi. Söz konusu davranışın demokrasi açısından protesto olarak görülebileceğini bununla birlikte demokratik nezaket içerisinde kabul edilemeyeceğini belirten Kurtulmuş, muhalefetin Meclis çalışmalarında yürütmeye yönelik eleştirilerini ve protestolarını dile getirme imkanına sahip olduğunu dile getirdi. Meclis'in açılış gününün birlik, beraberlik ve demokrasiye sahip çıkma günü olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Böyle bir güne böyle bir davranışın yakışmadığını ifade etmek isterim” diye açıklamalarda bulundu. “Herkes her işe bir mazeret üretebilir” Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti Genel Başkanı olması nedeniyle Meclis açılışında konuşmasına ilişkin muhalefetin eleştirileri ve yeni anayasa ve bu durumun değişip değişmeyeceğine yönelik soru üzerine, herkesin yaptığı işe bir mazeret üretebileceğini dile getirdi. Geçmiş dönemlerde farklı siyasi görüşlere sahip Cumhurbaşkanlarının görev yaptığını hatırlatan Kurtulmuş, siyasi partilerin Cumhurbaşkanını dinledikten akabinde Meclis çalışmalarına devam ettiğini vurguladı. Cumhurbaşkanının partili olup olmaması meselesinin yeni anayasa tartışmalarıyla ilgili olduğunu ifade eden Kurtulmuş, muhalefetin yeni anayasa konusunda teklifleri varsa bunları hazırlayarak tartışmalar başladığında gündeme getirmesi gerektiğini dile getirdi. “Muhalefetin en fazla sözünün çıktığı parlamentolardan biri TBMM” Kurtulmuş, Türkiye'deki soruşturmalar, gazetecilerin tutuklanması ve yerel yönetimlerle ilgili tartışmaların demokrasiyi gölgeleyip gölgelemediğine ilişkin soru üzerine, hukuk çerçevesinde yürütülen soruşturmaların bulunduğunu vurguladı. Türkiye demokrasisinin dünyanın en olgun demokrasilerinden biri olduğunu savunan Kurtulmuş, TBMM'nin muhalefetin en fazla sözünün çıktığı parlamentolardan biri olduğunu aktardı. Kurtulmuş, “6 Ekim'de Meclis başladığında Meclis'te yedi tane parti grubu sürekli söz alacak. Bunlardan ikisi iktidara mensup, beşi muhalefete mensup partilerdir. Dolayısıyla, zaten iktidarın önümüzdeki dönemde parlamentoda beşte iki söz hakkı var diye düşünmek lazım. 'Muhalefetin sesi kısılıyor. Muhalefet konuşamıyor' eleştirilerini doğru bulmam, rasyonel de değildir. Açık gerçeğe de aykırıdır” ifadelerini kullandı. Buldan, TBMM resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı “Terörsüz Türkiye” sürecinde İzleme Kurulu ne zaman kurulacak? DEM Parti, İzleme Kurulu’na üye verecek mi? İzleme Kurulu’nun kurulması neden kritik? Can Atalay’ın durumuna ilişkin Buldan ne dedi?… pic.twitter.com/xHv5ko0Mfn
— Independent Turkish (@TurkishIndy) October 1, 2026 Pervin Buldan: İzleme Kurulu en kısa sürede kurulmalı TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un 28. Dönem 5. Yasama Yılı dolayısıyla Meclis Tören Salonu’nda verdiği resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı. “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında Meclis’te oluşturulması planlanan İzleme Kurulu’na ilişkin değerlendirmede bulunan Buldan, kurul oluşturulduğunda DEM Parti olarak üye vereceklerini vurguladı. Buldan, “İzleme Kurulu kurulduğu zaman biz de parti olarak üye vereceğiz. Zaman kaybedilmeden en kısa sürede İzleme Kurulunun kurulması lazım” dedi. “Can Atalay bir an evvelden serbest kalmalı” Can Atalay’ın durumuna ilişkin de konuşan Buldan, Atalay’ın TBMM üyesi olduğunu belirterek, “Can Atalay bu Meclis’in bir üyesi. Bir an evvelden serbest kalması gerekiyor. Bugün parti olarak fotoğrafını kürsülere koyduk. Bu karardan bir an evvelden vazgeçilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Babacan: Yangın daha küçükken fark edilip söndürülmeliydi DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM'nin yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Babacan, fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde, kritik süreç öncesinde gerekli tedbirlerin alınmadığını belirterek, soruşturma ilerledikçe piyasa dolandırıcılığına ilişkin farklı örneklerin ortaya çıkabileceğini dile getirdi. Babacan, “Kriz öncesi dönemde belli ki gerekli tedbirler alınmamış. Bizim SPK Yasası'nda piyasa dolandırıcılığı dediğimiz bir suç var. Yani bu işler kazıldıkça, kazıldıkça arka perdesi öğrenildikçe muhtemelen o piyasa dolandırıcılığının farklı farklı örneklerini göreceğiz. Ama bunlar olmadan evvelden yangın daha küçükken fark edilip söndürülmesi lazımdı” dedi. “Meclis'te araştırma komisyonu faydalı olur” Fon soruşturmasının üç aşamada ele alınması gerektiğini ifade eden Babacan, ilk olarak kritik süreç öncesindeki denetim ve tedbirlerin incelenmesi gerektiğini dile getirdi. Yargı sürecinin yanı sıra Devlet Denetleme Kurulu'nun incelemesinin ve TBMM denetiminin de kritik olduğunu belirten Babacan, Meclis'te araştırma komisyonu kurulmasının konunun daha kapsamlı ve kamuoyuna açık şekilde incelenmesine katkı sağlayacağını aktardı. Babacan, “Yargı denetimi, yürütme organının yani Devlet Denetleme Kurulu'nun denetimi ve Meclis'in yasama organı denetimi üç koldan yapılırsa faydalı olur” diye açıklamalarda bulundu. “Tam yetkili bir görev gücü kurulması lazım” Krizin yönetilmesi ve çözümü için özel bir görev gücü oluşturulması gerektiğini savunan Babacan, mevcut yapının yeterli olmadığını dile getirdi. Sermaye piyasalarını, bankacılık sistemini ve kamu kurumlarını bilen uzmanlardan oluşacak yapının tam yetkili olması gerektiğini belirten Babacan, yatırımcıların zararlarının nasıl karşılanacağı ve hak sahiplerinin nasıl sınıflandırılacağı gibi konuların da bu ekip tarafından ele alınması gerektiğini dile getirdi. Babacan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan heyete ilişkin, “Bu böyle part-time bir iş değil. ‘Günde bir saat bakalım, yürütelim’ değil veya ‘Haftada bir toplanalım’ değil” ifadelerini kullandı. “Bahsettiğimiz rakamlar büyük rakamlar” Krizin çözümü için oluşturulacak görev gücünün tam zamanlı çalışması gerektiğini belirten Babacan, soruşturma sonucunda suçu, hatası veya ihmali bulunanlar hakkında yaptırım uygulanması ve kaybedilen paraların tahsili için mekanizma kurulması gerektiğini dile getirdi. Babacan, özellikle kaynak aktarımı konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerin de ekonomik yük gördüğünü belirterek, bu kişilerin kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini aktardı. Konunun aynı zamanda güven meselesi olduğunu söyleyen Babacan, soruşturma kapsamında atılan adımların güven oluşturma açısından yeterli olmadığını savundu. “Kaza yapan şoföre araba kullandırılmaz” Babacan, SPK ve Borsa İstanbul gibi kurumların yönetiminde bulunan isimlerin görevden ayrılması veya görevden alınması gerektiğini savundu. “Kaza yapan şoföre araba kullandırılmaz” ifadesini kullanan Babacan, kurumların başına yeni ekiplerin getirilmesi gerektiğini dile getirdi. Babacan'dan seçim açıklaması Babacan, seçimlerin zamanına ilişkin soru üzerine ise “Ufukta bundan böyle seçim görünüyor” dedi. Seçimin gelecek yıl ilkbahar veya sonbaharda veya 2028'in ilkbaharında yapılabileceğini belirten Babacan, seçim tarihine Meclis veya Cumhurbaşkanı'nın karar vereceğini dile getirdi. Bülent Arınç: Sonuna kadar gidilecektir, görelim Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, TBMM Başkanlığı tarafından yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Tören Salonu'nda düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı. “Fon krizi”ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arınç, soruşturmanın sonuna kadar götürülmesi ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini dile getirdi. Arınç, “Sonuna kadar gidilecektir, görelim. Ortaya ne çıkacak, bilelim. Bunlardan, hepsinden hesap soralım. 800 milyarlık bir kayıptan bahsediliyor. Sağdan soldan toplanacak paralar 8 milyar bile değil. Geri kalanını kim ödeyecek, kim bunun sorumlusu? Hepsinin teşhir edilmesi lazım” ifadelerini kullandı. “Türkiye bunları hak etmiyor” Türkiye'nin sorunlarının yalnızca “fon krizi”nden ibaret olmadığını belirten Arınç, yaşanan gelişmelerin kendisini üzdüğünü ve Türkiye'nin bu tür olayları hak etmediğini dile getirdi. Arınç, AK Parti'nin iktidara geldiği dönemde yaşanan 2000 ve 2001 ekonomik krizlerini hatırlatarak, o dönemde ekonomik sistemin düzeltilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü aktardı. Son yıllarda “fon krizi” veya benzeri olayların yaşanmasının üzüntü verici olduğunu belirten Arınç, Türkiye'de ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal ve etik değerlerle ilgili sorunlar bulunduğunu savundu. “İnsanlar utanma hissini kaybetmişse her şeyi yapabilir” Toplumda ahlaki ve etik değerlerde erozyon yaşandığını ileri süren Arınç, şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti. Arınç, “İnsanlar utanma hissini kaybetmişse her şeyi yapabilir” diyerek, hukuki düzenlemelerin yanı sıra kişilerin sorumluluk bilincinin de kritik olduğunu dile getirdi. Yaşanan olayların gençler açısından da olumsuz örnek oluşturduğunu belirten Arınç, bazı kişilerin dini ve İslami değerlerle ilişkilendirilmesinin bu değerlere ekonomik yük verdiğini savundu. “Hepsinden hesap soralım” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve 1978'den bu yana “dava arkadaşlığı” yaptığını ifade eden Arınç, Erdoğan'ın inandığı değerlere kendisinin de inandığını dile getirdi. Arınç, mevcut süreçte bu değerlerin siyaset, bürokrasi ve kamu yönetiminde de hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Sonuna kadar gidilecektir, görelim. Ortaya ne çıkacak, bilelim. Bunlardan, hepsinden hesap soralım” dedi. “Fon krizi” kapsamında 800 milyar liralık bir kayıptan söz edildiğini belirten Arınç, toplanabilecek kaynakların bunun yanında düşük kaldığını ifade ederek, kaybın kim tarafından karşılanacağı ve sorumluların kim olduğunun ortaya çıkarılması gerektiğini dile getirdi. Arınç, soruşturmanın sonuçlandırılması gerektiğini belirterek, “Hepsinin teşhir edilmesi lazım. Ben Cumhurbaşkanımızın sözlerine güveniyorum, bunun gerçekleşmesini diliyorum” diye açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TBMM resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı Fon Koordinasyon Kurulu’nun toplantısında hangi konular ele alınacak? Fon soruşturmasında ödeme takvimine ilişkin bir projeksiyon var mı? “Terörsüz Türkiye” sürecinde Meclis’in rolü… pic.twitter.com/FZqZPWfqdK
— Independent Turkish (@TurkishIndy) October 1, 2026 Cevde Yılmaz: “Terörsüz Türkiye sürecinde Türkiye modelimiz var” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM'nin yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Tören Salonu'nda düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Fon soruşturması kapsamında yapılacak toplantıya ilişkin resmi açıklama veren Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerçekleştirdiği toplantının ardından sürecin hızlandığını dile getirdi. Fon Koordinasyon Kurulu'nun oluşturulduğunu ve kurulun başkanlığını kendisinin yürüttüğünü belirten Yılmaz, ilk toplantının gerçekleştirildiğini, ikinci toplantının da yapılacağını aktardı. Yılmaz, kurumların kendi yetki alanlarında kararlar aldığını ve bunları kamuoyuyla paylaştığını belirterek, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) aldığı kararların da kamuoyuna açıklandığını dile getirdi. Yılmaz, yapılacak toplantıda hangi alanlarda ilave çalışmalara ihtiyaç bulunduğunun değerlendirileceğini ve toplantının ardından kamuoyuna resmi açıklama yapılacağını aktardı. “Toplantıdan akabinde açıklamalar yapılacak” Ödeme takvimine ilişkin bir projeksiyon bulunup bulunmadığı sorusuna Yılmaz, toplantının ardından kamuoyuna resmi açıklama yapılacağını dile getirdi. Yılmaz, Koordinasyon Kurulu'nun genel koordinasyonu yürüttüğünü, ilgili kurumların ise kendi yetki alanlarında bağımsız olarak karar aldığını belirterek, bu kurumların açıklamalarının beklenmesi gerektiğini aktardı. “Üçüncü göz yok” Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin soruya, sürecin mevcut mekanizmalar üzerinden devam ettiğini dile getirdi. Meclis'te de izleme amacıyla bir komisyon oluşturulacağını belirten Yılmaz, “Bizim terörsüz Türkiye sürecinde Türkiye modelimiz var. Üçüncü göz yok. Meclisimizin takibinde yürüyen bir süreç” dedi. Sürecin Türkiye'nin kendi şartları içerisinde oluştuğunu ifade eden Yılmaz, “Bunun en kısa sürede tamamlanmasını arzu ediyoruz” diye açıklamalarda bulundu. “Takvimden bahsetmeyi doğru görmüyorum” Yılmaz, sürecin yıl sonundan evvelden tamamlanacağına ilişkin bir işaret bulunup bulunmadığının sorulması üzerine ise bu aşamada kesin bir takvim açıklamanın doğru olmayacağını dile getirdi. Sürecin kendi mecrasında ilerlediğini belirten Yılmaz, gerçekleştirilen tespitlerin Milli Güvenlik Kurulu'na raporlanacağını, kurulun değerlendirmesinin ardından ilk aşamanın tamamlanmış olacağını aktardı. Yılmaz, “Ama bu aşamada takvimden bahsetmeyi doğru görmüyorum” dedi. Dervişoğlu tebrikten vakit kaybetmeksizin akabinde ayrıldı İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Tören Salonu'nda konukları karşılayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve tokalaştıktan vakit kaybetmeksizin akabinde konukların bulunduğu salona yönelmeden resepsiyondan ayrıldı. Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ve salondan çıkan Dervişoğlu, ANKA Haber Ajansı'nın neden erken ayrıldığını sorması üzerine, "Tebrik ettik, gidiyoruz" dedi. Dervişoğlu, kapıdan çıkarken AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ve karşılaştı. İkili selamlaşırken Dervişoğlu, yeni yasama yılının hayırlı olmasını diledi. Independent Türkçe, ANKA
TBMM Başkanlığı tarafından yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Tören Salonu'nda resepsiyon düzenlendi. Siyasi parti liderleri, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladıPerşembe, Ekim 1, 2026 - 22:15Main image:
Fotoğraf: AA
HaberType: newsSEO Title: TBMM'de yeni yasama yılı resepsiyonu: Siyasi liderler gündemi değerlendirdicopyright Independentturkish:
Yorumlar 0
Yorum Yap