Tehlike Aralık’ta biliniyordu: Kriz bu Eylül’de patladı... Dokuz ay neden beklendi
Londra finans piyasasında büyük sorun patladı. Ülkenin en tanınmış fon yöneticilerinden Neil Woodford’un yönettiği fondan yatırımcılar hızla çıkmaya başladı... Para isteyen yatırımcı çoğaldıkça sıkışma büyüdü ve fondaki işlemler durduruldu. On binlerce kişi parasını alamadı... Sonraki incelemelerde, fondaki yatırımların sadece yüzde 8’inin bir hafta içinde satılıp paraya çevrilebileceği ortaya çıktı. Türkiye'deki fon krizine benziyor mu? Fark bundan sonrasında: İngiltere’de tartışma denetleyici kurumlara da yöneldi. İngiltere Parlamentosu Hazine Komitesi, finans sisteminin gözetiminden soruml
Londra finans piyasasında büyük sorun patladı. Ülkenin en tanınmış fon yöneticilerinden Neil Woodford’un yönettiği fondan yatırımcılar hızla çıkmaya başladı...
Para isteyen yatırımcı çoğaldıkça sıkışma büyüdü ve fondaki işlemler durduruldu. On binlerce kişi parasını alamadı... Sonraki incelemelerde, fondaki yatırımların sadece yüzde 8’inin bir hafta içinde satılıp paraya çevrilebileceği ortaya çıktı. Türkiye'deki fon krizine benziyor mu? Fark bundan sonrasında:
İngiltere’de tartışma denetleyici kurumlara da yöneldi. İngiltere Parlamentosu Hazine Komitesi, finans sisteminin gözetiminden sorumlu kurumları parlamentoda sorgulama yetkisine sahipti. Bunların başında İngiltere'nin finans piyasalarını denetleyen Finansal Davranış Otoritesi/FCA vardı.
Komite, FCA’nın iki üst düzey yöneticisini karşısına aldı: Yönetim Kurulu Başkanı Charles Randell ile kurumun CEO’su Andrew Bailey milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
-FCA fonun nakit sıkıntısını ne zaman fark etti? -Woodford’un yatırım tercihlerindeki riski neden daha önce durduramadı? -Fonun gözetiminden sorumlu kuruluşlar görevini yerine getirdi mi? -Sorun kötü yönetimden mi kaynaklandı, yoksa denetim kuralları mı yetersiz kaldı? İngiliz Parlamentosu salt para kaybettiren fon yöneticisini değil, onu gözetmekle yükümlü sistemi de masaya yatırdı.
Gelen bilgilere göre, konuyu Türkiye’ye getireceğim: Türkiye'de bugün yaşanan fon krizini anlayabilmek için eylül ayındaki tasfiye kararlarından geriye gitmek şart: Sermaye Piyasası Kurulu/SPK, bazı fonlardaki olağandışı hareketleri aylar önce fark etti. Sonraki dokuz ayda fon piyasasını doğrudan etkileyen bir dizi kararname aldı...
Ama önce SPK’daki değişime bakalım: İbrahim Ömer Gönül’ün dört yıllık başkanlık süresi 18 Nisan 2026’da sona erdi. Yerine 9 Mayıs’ta Mahmut Sütcü atandı. Bu, SPK yönetiminin bütünüyle değiştiği anlamına gelmiyor. Yeni isim sadece Ahmet Aksu’ydu ve ikinci başkanlığa getirildi...
Başkan değişti ama kararname organı bir değişiklikle yerinde kaldı. “Yeni yönetim geldi, sorunu gördü” diye açıklamak mümkün değil... Ayrıca, sorun başkan değişikliğinden yedi ay önce biliniyordu:
2 Aralık 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi, bazı fonların düşük dolaşımlı hisselerde olağandışı fiyat hareketleri yaratmasını görüştü.
Ertesi gün SPK, alınabilecek önlemleri hazırlamak için çalışma grubu kurdu… 18 Aralık’ta, serbest fonlar gibi herkese açık olmayan yatırım ürünlerine girebilen “nitelikli yatırımcı” için gereken finansal varlık tutarı, 1 milyon liradan 10 milyon liraya çıkarıldı.
Devletin elinde artık salt şüphe değil, tedbir alınmasını gerektirecek kadar somut sorun vardı. Asıl konu şimdi başlıyor: Tehlike görülmüştü: SPK yeni fon kurallarını hazırlayıp 28 Ocak 2026’da Hazine ve Maliye Bakanlığı’na götürdü. Bakanlık, yeni kurallar yürürlüğe girmeden önce portföy yönetim şirketleri ile sermaye piyasası kuruluşlarının görüşünün alınmasını istedi...
Ardından taslak, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’ne gönderildi. Keza: Yatırımcıların hisse ve fon kayıtlarını elektronik ortamda tutan Merkezi Kayıt Kuruluşu/MKK’nın fikri alındı.
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ile Takasbank, yeni kurallar yürürlüğe girmeden önce fon alım satım sistemi TEFAS’ta değişiklik yapılmasını istedi...
SPK, gelen görüşler doğrultusunda TEFAS’ın işleyişinde değişiklik yaptı. Yeni sistem 17 Haziran’da onaylandı, 20 Temmuz’da uygulanmaya başladı...
Değerlendirmelere göre, 23 Temmuz’da SPK, bazı fonların değerinin olduğundan yüksek görünmesine yol açabilecek hesaplama yöntemini değiştirdi. Ardından yeni fon kurallarına son şekli verildi. Nihai düzenleme 28 Ağustos 2026’da yayımlandı...
İlk tespitten son düzenlemeye, yaklaşık dokuz ay süre geçti. -Tehlike 2025 sürecin tamamlanmasıyla görülmüşse, dokuz ay boyunca riskin daha fazla büyümesini önlemek için neden sert önlemler alınmadı? Bu soru Türkiye’ye özgü değil...
Fransa’da H2O fonları sarsıldığında Fransız senatosu Finans Komisyonu sadece fon yöneticilerini değil, ülkenin sermaye piyasalarını denetleyen Finansal Piyasalar Otoritesi/AMF’nin başkanını da karşısına aldı.
Bilindiği üzere, fonlardan büyük para çıkışları yaşanırken işlemlerin neden daha önce sınırlandırılmadığını, bu kadar karmaşık fonların küçük yatırımcıya satılmasının doğru olup olmadığını vs. sordu...
Fransız Parlamentosu sadece parayı yöneten kadar, zamanında denetleyip denetlemediği konusunda devletten de açıklama istedi… Bizde konu buralara gelmedi henüz.
Yorumlar 0
Yorum Yap