20.09.2026
SON DAKİKA
48,7543 55,9992 65,3125 6.865,06
Trabzonspor-Galatasaray derbisini yazdılar: Salahiyet, acziyet! Teslim oldu
SPOR SON DAKİKA MANŞET

Trabzonspor-Galatasaray derbisini yazdılar: Salahiyet, acziyet! Teslim oldu

Süper Lig'in 6. haftasında Trabzonspor, Galatasaray'ı 4-0'lık skorla devirdi. Mohamed Salah, attığı goller ve yaptığı asistle gecenin parlayan yıldızı oldu. Maç sonrası Hürriyet spor yazarları, dev derbiyi değerlendirdi. HABERLERSpor HaberleriFutbol HaberleriTrabzonspor-Galatasaray derbisini yazdılar: Salahiyet, acziyet! Teslim olduGüncelleme Tarihi: Eylül 20, 2026 09:58 Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Trabzonspor'a deplasmanda 4-0 mağlup olarak bu sezonki ilk lig mağlubiyetini yaşadı. Süper Lig'in ilk 5 haftasında 4 galibiyet ve 1 beraberlik alan Galat

L
Lumout Medya 20 Eylül 2026, 07:16
16 8 dk

HABERLERSpor HaberleriFutbol HaberleriTrabzonspor-Galatasaray derbisini yazdılar: Salahiyet, acziyet! Teslim olduGüncelleme Tarihi: Eylül 20, 2026 09:58

Takip eden süreçte, galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Trabzonspor'a deplasmanda 4-0 mağlup olarak bu sezonki ilk lig mağlubiyetini yaşadı. Süper Lig'in ilk 5 haftasında 4 galibiyet ve 1 beraberlik alan Galatasaray, 13 puanla 6. haftaya lider girdi.

Öte yandan, papara Park'ta Trabzonspor ile karşılaşan Galatasaray, rakibinin 4, 44 ve 80. dakikalarında Muhammed Salah ve 39. dakikada Noah Saviolo'nun attığı gollerle sahadan 4-0 mağlup ayrıldı.

Gündeme gelen gelişmeye göre, bu sezon Süper Lig'deki ilk mağlubiyetini yaşayan Galatasaray, 13 puanda kaldı. Hürriyet spor yazarları, tarihi skor sonrası her iki tarafı da yorumladı. BANU YELKOVAN: FUTBOLCUNUN EN YANILTICI İSTATİSTİĞİ! Galatasaray topla oynamayı tercih ederken Trabzonspor boş alanları kovaladı.

Futbolun en yanıltıcı istatistiklerinden biri topa sahip olma oranı herhalde. Çünkü bazen top sizin, oyun başkasının olabilir. Bunu geçen sezon nisan ayında Trabzon’da 2-1 kaybettiği maçta da görmüştü Galatasaray; dün akşam da daha acı bir skorla tekrarını yaşadı.

Takip eden süreçte, daha 3. dakikada Salah’ın golüyle öne geçen ev sahibi, sonrasında topu Galatasaray’a bırakmakta hiçbir sakınca görmedi. Çünkü Thomas Reis’ın takımının ihtiyacı top değil; alandı. Galatasaray her pasla biraz daha öne çıktı, Trabzonspor her top kazanışında biraz daha geniş alan buldu. İlk yarı 3-0 bittiğinde tabeladan daha çarpıcı olan buydu: Sayılanı, sayılmayanı, tehlikelisi direkten döneni derken gol kokan hemen her an Trabzonspor’a aitti.

Değerlendirmelere göre, i̇lk golü, bu sezon Trabzonspor’un 9 lig golünün 4’ünü atan Salah kaydetti. Maç sürecin tamamlanmasıyla hanesinde 3 gol daha vardı. 4-0’lık skor 8 yıl önce, yine eylülde, yine Trabzon’da, Galatasaray yine ilk yarıyı 3-0 geride kapattığı ve yine 4-0 biten maçın ilginç bir tekrarı oldu.

Maç öncesi iki takımın da planları belliydi aslında. Galatasaray rakibini yukarıda yakalamayı, Trabzonspor rakibinin yukarı çıkmasını bekliyordu. İkinci plan kazandı. Reis’ın takımını hazırlamak için günleri bile değil, saatleri vardı. Böyle zamanlarda teknik direktörlerin yapabileceği en akıllıca şeyi yaptı: Oyuna yeni şeyler eklemek yerine gereksiz şeyleri çıkardı.

Trabzonspor’un Galatasaray’dan daha fazla pas yapması gerekmiyordu. Daha fazla topa sahip olması gerekmiyordu. Rakibini kendi ceza sahasına hapsetmesi hiç gerekmiyordu. Galatasaray’ın öne gelmesini bekleyip kazandığı anda mümkün olduğunca az pasla Salah’a ve önündeki boşluğa ulaşmaya çalışması yeterliydi. 3. dakikada gelen gol maçın kullanım kılavuzu oldu.

Galatasaray yenilmeye alışkın değil, doğru. Ama belki bu mağlubiyeti değerlendirirken kendilerine sormaları gereken soru farklı. Galatasaray’ın geriye düştüğü ve oradan çevirdiği maçlar yok değil. Mesele Galatasaray’ın geriye düştüğünde oynayamaması değil. Okan Buruk’un ilk çözümünün çoğu zaman aynı oyunun dozunu artırmak olması: Daha fazla top, daha fazla oyuncuyla hücum, bekleri biraz daha yukarı çıkarmak, rakibi biraz daha geriye itmek.

Tek gollük dezavantajlarda ve kendi ceza sahasının önüne çekilen rakiplere karşı bunun işe yaradığı çok maç var. Ama Trabzonspor’un istediği tam olarak buydu: Galatasaray her eşitlik arayışında sahayı biraz daha büyüttü, Trabzonspor’un hücumcularına biraz daha fazla metre bıraktı.

'Salahiyet' yetki ve bir şeyi yapmaya hakkı veya izni olma durumudur. Oyun, rakip ve atmosfer Salah'a 'salahiyet' verdi.

Onana 5-0’lık Gençlerbirliği maçında ilk yarıda 4, o maça kadar 4’te 0 çekmiş Konyaspor maçında ise 3 kurtarış yapmıştı. Dün gece aynı periyotta bu sayı 1’de kaldı. Sanırım Galatasaray’ın aczini anlatan en kritik done buydu. 21’de Sane vurdu, 37’de Jakobs’un şutunu kaleci ve direk kurtardı. Tel tel dökülen bir Galatasaray yani. Kendi kullandığı taç atışından 3’te yediği gol zaten direncini kırmışken, Trabzon önündeki oyunun Kocaeli’den gelişkin olması gerektiği netti. Tabii ki genç Deniz yerleşik Kocaeli savunmasına etkili olur. Elbette dar alandaki starınız size Körfez ekibi önünde ayak maharetiyle Leao’luk yapar.

Oyun genişledikçe Osimhensizlik yareler! Canını yakar. Öyle ki 3-0’a rağmen 9’da Salah’ın kaçırdığı, 42’de Dju’nun kaçırdığı ile ilk yarının 5 olmamasına duacı olursun. En acısı da 43’te Dju’nun geçerli sayılmayan golünün aynı pozisyonlarının maçta birçok kez tekrar edilmesidir. Yedek 9, orijinal olmayan 10 ile ilk yarı 3-0 iyi bile... Ne hücumu ne savunmayı başarabilen Galatasaray ikinci yarı ne yapabilecek? iyi bile... Ne hücumu ne savunmayı başarabilen Galatasaray ikinci yarı ne yapabilecek?

Sureti haktan 10 dakika yalancı baskı! Barış’ın santrfor olabileceğine inanan bir hoca aklı! Tabii ki Trabzonspor büyük avantajını kullandı. Tabii ki Salah ”Ben buradayım” dedi. Salahiyet, Türk Dil Kurumu’na göre yetki ve bir şeyi yapmaya hakkı veya izni olma durumu demektir. Oyun, gidişat, rakip, atmosfer ona SALAHİYET verdi. Galatasaray aczi onu her dakika arkadaşlarıyla birlikte güçlendirdi... Deplasman ekibi hiçbir şey yapamadığı gibi teslim oldu...

Deniz Gül-Barış değişikliğinden medet uman, Batrakov’u aklına 70’te getiren, Kazımcan’dan sağ bek fantezisi üreten bir yedek kulübesinin hakkı inanın bu farktan fazlasıydı...

Milli takım arasına hezimetle giren Galatasaray’ın en büyük şansı bu hafta Barcelona ile Şampiyonlar Ligi’nde karşılaşmaması... Takdir edersiniz ki Hansi Flick’in talebeleri, Thomas Reis’inkilerden daha acımasız olurdu.

Son bir not da Okan Buruk için... Galatasaray Teknik Direktörü için dirayet kritik bir kavram olsa gerektir... Kazanınca da, kaybedince de... Size 4 sezondur sunulan şefkat ikliminin kıymetini bileceğinizi sanıyorum değerli dostum...

UĞUR MELEKE: THOMAS REIS BUNU HAALAND VE LEWA'YA YAPMIŞTI! Bundan yaklaşık bir ay önce, Samsunspor-Göztepe maçı sonrası yaptığımız Süper Lig programında Thomas Reis’ın geçen sezon haksızlığa uğradığını, Konferans Ligi’ndeki müthiş başlangıcı sonrası birçok sakatı olduğu için kötü gidişatı durduramadığını anlatmıştım. Thomas Reis gibi değerli bir teknik adamın tekrar Türkiye’de olması bence lig için büyük kazanç.

Reis’ı uzun yıllardır tanıyan ve yakından takip eden bir sporsever olarak hatırlatmak isterim: İkinci ligden çıkardığı Bochum’la da, Schalke ile Almanya’da spektaküler işlere imza atmış bir teknik adamdı. Haaland’lı-Bellingham’lı Dortmund’u geriden gelip 4-3, Bayern Münih’i 4-2 yenmişliği var. Yani dün belki Leao-Sane gibi global yıldızları sahadan sildi ama daha önce Haaland’a da, Lewandowski’ye de yapmışlığı var bunu Samsunspor’la da Dinamo Kiev ve Legia Varşova’yı yenerek açmıştı geçen sezonu. Hem cesur, hem çalışkan, hem de büyük maçlar özelinde strateji geliştirmede uzman bir teknik adam.

Dün de, sadece iki gün geçirdiği Trabzonspor’a yaptığı tüm dokunuşlar doğru idi. Paul Onuachu ile havadan denemeye mecbur hisseden takımı, Franculino ile yerden oyuna ikna etmiş.

Geçen sezon 22, bu yılın başında Avrupa’da 4 gol atarak Trabzon’a gelen Franculino dün bir asist, bir de iptal golle oynadı. Reis’ın diğer tercihi Saviolo da bir golle mahcup etmedi hocasını.

Tabii ki bir özel parantezi de Muhammed Salah’a açmak lazım. Liverpool’la geçirdiği dokuz sezonun sekizinde 30 üzeri gol+asist katkısı yapan bir canavar. Daha önce Arsenal’a veya Manchester United’a karşı da tek başına kazandığı büyük maçlar var. Trabzon’da da zaten bunu yapması kaçınılmazdı. Dün bir Salah klasiğiydi yani Trabzon’da yaşanan.

Galatasaray için kâbus gibi geçen dünün en dikkat çekici detayı bence şu idi: Galatasaray’ın önde baskısı ne zaman kırılıyor, sarı kırmızılılar o zaman çaresiz kalıyor. Sporting Lizbon önünde de ikinci yarıda benzinleri bittiğinde yaşadılar bunu. Dün de Onana-Fabinho ikilisinin çıkıştaki ustalıkları kırdı Galatasaray’ın pres kozunu.

Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
20 Eylül 2026, 07:16 8 dk okuma 16 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000