17.10.2026
SON DAKİKA
Gündem Yaratıyor: Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi belli oldu • Süper Lig'de 7. haftanın hakemleri duyuruldu • Önemli Açıklama: Uçan baz istasyonu test edildi: 16 km yükseklikten telefonlara sinyal ulaştı • Dikkat Çeken Gelişme: Muğla'da kamyonet ile otomobil çarpıştı: 1 ölü, 2 yaralı • Gündem Yaratıyor: Gazze'de hayatını kaybedenlerin sayısı 74 bin 254'e tırmandı • Dikkat Çeken Gelişme: 72 yıllık kulüp satılıyor: İşte güncel sahibi • Dikkat Çeken Gelişme: Barcelona'nın yıldızından kötü haber • Gündem Yaratıyor: Abdülkerim Bardakcı'dan tarihi gol! Galatasaray efsanesini geride bıraktı • Arda Turan Ukrayna'yı sallamaya sürmektedir: Shakhtar Donetsk fırtına gibi esti! • Gündem Yaratıyor: A Milli Takım'da Montella dönemi resmen sona erdi! • Gündem Yaratıyor: Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi belli oldu • Süper Lig'de 7. haftanın hakemleri duyuruldu • Önemli Açıklama: Uçan baz istasyonu test edildi: 16 km yükseklikten telefonlara sinyal ulaştı • Dikkat Çeken Gelişme: Muğla'da kamyonet ile otomobil çarpıştı: 1 ölü, 2 yaralı • Gündem Yaratıyor: Gazze'de hayatını kaybedenlerin sayısı 74 bin 254'e tırmandı • Dikkat Çeken Gelişme: 72 yıllık kulüp satılıyor: İşte güncel sahibi • Dikkat Çeken Gelişme: Barcelona'nın yıldızından kötü haber • Gündem Yaratıyor: Abdülkerim Bardakcı'dan tarihi gol! Galatasaray efsanesini geride bıraktı • Arda Turan Ukrayna'yı sallamaya sürmektedir: Shakhtar Donetsk fırtına gibi esti! • Gündem Yaratıyor: A Milli Takım'da Montella dönemi resmen sona erdi! •
49,4840 55,6436 66,0003 6.632,39
Trump'ın gözü Ankara'da: Erdoğan, Yemen savaşına müdahil olur mu?
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

Trump'ın gözü Ankara'da: Erdoğan, Yemen savaşına müdahil olur mu?

Donald Trump 13 Ekim Salı günü gazetecilere, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suudi Arabistan için destek isteyebileceğini dile getirdi ve "Başkan Erdoğan, sanırım benim istediğimi yapar" dedi. Ne tür bir destekten söz ettiğini anlatmadı. Aynı konu bağlamında, washington'ın Ankara'ya resmî bir başvuru yapıp yapmadığı da kamuoyuna yansımadı. Ankara ise aynı gün kendi hattını çizdi. Aynı konu bağlamında, e

L
Lumout Medya 17 Ekim 2026, 11:04
307 10 dk
Donald Trump 13 Ekim Salı günü gazetecilere, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suudi Arabistan için destek isteyebileceğini dile getirdi ve "Başkan Erdoğan, sanırım benim istediğimi yapar" dedi. Ne tür bir destekten söz ettiğini anlatmadı. Aynı konu bağlamında, washington'ın Ankara'ya resmî bir başvuru yapıp yapmadığı da kamuoyuna yansımadı. Ankara ise aynı gün kendi hattını çizdi. Aynı konu bağlamında, erdoğan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'la telefonda görüştü ve İletişim Başkanlığı'nın duyurduğuna göre Husilerin saldırılarını en güçlü ifadelerle kınayıp Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın yanında duracağını dile getirdi. Aktarılan ifadelerde asker veya Yemen'de bir harekât yönünde tek bir söz geçmiyor. Telefon görüşmesinin gölgesinde ise Riyad'daki Kral Halid Havalimanı duruyordu. 10 Ekim Cumartesi günkü saldırıda 13 kişi öldü, 300'den fazla kişi yaralandı. Pazar akşamı pist kenarına düşen bir mermi bir Pakistan vatandaşının canına mal oldu, 11 kişiyi de yaraladı. Bu noktada başlıktaki soruya kısa bir yanıt vermek gerekirse, Yemen'de bir savaşa girmek Ankara'nın masasında görünmüyor ama Riyad'ın yanında durmanın birden çok yolu var ve hangisinin seçileceği önümüzdeki haftaların en çok konuşulacak konusu. Mekke imzası ve Yemen cephesi arasındaki mesafe Mekke Ortak Savunma Anlaşması 7 Ağustos'ta imzalandığında en çok anılan hüküm, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üçüne birden yapılmış sayılacağıydı. NATO'nun beşinci maddesine benzetilen bu cümle Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı aynı çatı altında topluyor. İmza ve uygulama arasında ise her ülkenin kendi hukuk düzeninden geçen birkaç kapı var. Türkiye'de ilk kapı Meclis. Uluslararası anlaşmaların bağlayıcı olması için TBMM onayı gerekiyor ve Erdoğan 12 Ekim'de metni önümüzdeki günlerde Meclis'e göndereceklerini dile getirdi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de birkaç gün evvelden Dışişleri'nin çalışmalarını büyük ölçüde tamamladığını belirtmişti. Pakistan gerekli resmî işlemleri bitirdiğini aktardı, her ülke yönetimi de kendi iç hukukunun gerektirdiği adımları atıyor. Zincirin halkaları birbirine karışmıyor. Anlaşmanın onaylanması bir karar, askerin yurt dışına gönderilmesi için Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca Meclis'ten ayrıca izin alınması bir başka karar, Yemen'de saldırı harekâtına katılmak ise bambaşka bir karar. Kâğıt üzerinde bir "çifte anahtar" düzeni var ve ikinci anahtar için ortada bir tezkere görünmüyor. Mekke metnindeki ortak savunma hükmü bir tarafa yönelik saldırıyı konu alıyor. Husi füzelerinin Suudi şehirlerine düşmesi bu hükme dayandırılabilir, Suudi Arabistan'ın Yemen içinde yapacağı bir karşı harekâtı aynı hükme bağlamak ise çok daha zor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 8 Ekim'deki açıklamasına göre anlaşma savunma amaçlı ve Türkiye başka bir ülkenin topraklarına asker gönderip orada saldırı düzenlemeyecek. Riyad'da 5 Ekim'de toplanan üçlü komite, caydırıcı tedbirlerin devreye alınması ve üzerinde uzlaşılan güçlerin Suudi Arabistan'a hızla gönderilmesi konusunda anlaştı. Taahhüt her ülkenin kendi mevzuatına bağlandı; asker sayısı, görev ve komuta yapısı da açıklanmadı. Milli Savunma Bakanlığı da olası katkının Anayasa'ya göre yürütüleceğini aktardı. Trump'ın hesabı, Ankara'nın takvimi Washington'ın acelesinin nedeni Beyaz Saray'ın kendi iç hesaplarında yatıyor. Şubat sonunda başlayan İran savaşı sekiz ayı geride bıraktı, akaryakıt fiyatları tarihi doruk noktası seviyede ve 3 Kasım'da ara seçim var. Trump 8 Ekim'de seçimden evvelden İran'a saldırmayacağını yazmıştı, Riyad saldırısının ardından ise Yemen'deki rolünü yeniden düşüneceğini ve İran'a yönelik saldırıları gündeme alabileceğini dile getirdi. Muhammed bin Selman'ın eylülde doğrudan Amerikan müdahalesi istediği ama olumlu karşılık bulamadığı da bildirilmişti. Bu koşullarda Beyaz Saray'ın aradığı şey, "yük paylaşımı" yapacak bir ortak. NATO'nun ikinci büyük ordusuna ve güçlü bir savunma sanayisine sahip Türkiye, Mekke ittifakının üyesi olarak akla gelen ilk isimlerden biri. Ankara'nın takvimi ise kendi ritmiyle işliyor. Önünde Meclis onayı ve asker gönderimi için ayrı bir tezkere süreci var. Husi lideri Abdülmelik el-Husi de 7 Ekim'de Türkiye ve Pakistan'a Yemen'deki çatışmaya karışmama çağrısı gerçekleştirdi. Ayrıca iki ülkenin de ABD ve İran arasındaki arabuluculuk rollerini bırakmak istemediği biliniyor. Washington seçim saatine bakarken Ankara için zaman bir koz niteliğinde. Metnin Meclis'e hangi sırayla ve hangi güvencelerle geleceğini, Riyad'dan karşılığında görev tanımı ve komuta yapısında netlik isteyip istemeyeceğini kendi hesabına göre belirleyebilir ve böylece ipin ucunu elinde tutar. 11 Ekim'de Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın yayımladığı R4 bildirisi bu yaklaşımı yansıtıyor. Metin Riyad'ın saldırıları önlemek ve caydırmak için aldığı bütün meşru tedbirleri destekliyor ve saldırıların vakit kaybetmeksizin durdurulmasını istiyor ama kuvvet taahhüdü içermiyor. Fidan'ın daha evvelden Mısır'ın da anlaşmaya katılabileceğini söylediği hatırlanırsa, dört ülkeli bu formül ittifakın kapısının başkalarına da açık olduğunu gösteriyor. Riyad'ın ihtiyacı, Ankara'nın elindekiler Kral Halid Havalimanı saldırısının ayrıntıları Suudi açığın nerede olduğunu gösteriyor. Soruşturmaya yakın yetkililere göre Husiler evvelden pek çok insansız hava aracı gönderdi, ardından seyir ve balistik füzeler 1.000 kilometreden uzun bir yol alıp hedefe ulaştı. Suudi hava savunması ağırlıkla İran kaynaklı balistik tehdide göre kurulmuştu, Patriot ve THAAD stokları da İran savaşının ilk aylarında hızla eridi. Eksik, Türk savunma sanayisinin güçlü olduğu katmana denk düşüyor. KORKUT gibi top temelli sistemler alçaktan uçan insansız araçlara karşı pahalı önleyici füzelerden çok daha ucuz bir yanıt sunuyor, Hisar füzesi de bu katmanı tamamlayabilir. SAHA 2026 sırasında Riyad'ın bu sistemlere, Kalkan radarına ve petrol tesislerini korumak üzere altı Hisar bataryasına ilgi gösterdiği bildirilmişti. Daha uzun menzilli SİPER'in balistik füzelere karşı kabiliyeti bilinmiyor, bu nedenden ötürü Ankara Riyad'ın boşluğunu tek başına kapatamaz ve ilk aşamadaki katkı büyük olasılıkla teknik ve savunma ağırlıklı kalır. Bedel pistlerle de sınırlı değil. Lufthansa Grubu, Air France-KLM ve Etihad gibi şirketler Riyad seferlerini durdurdu, Suudi ekonomisinin içinde bulunduğumuz yıl reel olarak yüzde 3,6 küçülmesi öngörülüyor. Vizyon 2030'un turizm ve kaynak aktarımı hedefleri, hasar gören pistten çok sigortacıların ve havayollarının geri dönüş takvimine bağlı görünüyor. Suudi yönetimi için güvenlik, kaynak aktarımı ve itibar iç içe geçmiş durumda. Türkiye'nin sunabileceği savunma desteği bu nedenden ötürü askerî olduğu kadar siyasi ve ekonomik bir anlam da taşıyor. Babülmendep'in iki yakası Husiler eylülde Kızıldeniz kıyısını ele geçirip Babülmendep'in çevresine yerleşti, Suudi destekli Yemen yönetim güçleri 5 Ekim'de karşı saldırıya geçti ve boğazın denetimi hâlâ tartışmalı. Dünya deniz ticaretinin yüzde 12 ve 15'i bu Kızıldeniz koridorundan geçiyor. Süveyş hattı Türk ihracatçılar ve armatörler için de ana güzergâhlardan biri, enerjide dışa bağımlı bir ülkede petrol fiyatındaki her sıçrama cari hesaba yansıyor. Boğazın öbür yakasında Türkiye'nin kendi ayağının bastığı bir zemin var. Mogadişu'daki eğitim üssü ve Somali ve deniz güvenliği alanındaki işbirliği Ankara'ya Babülmendep'in güney çıkışında hazır bir dayanak sağlıyor, Kızıldeniz'de yolun açık kalması da Riyad'a verilecek destekten bağımsız bir çıkar. Yemen'in kendi hikâyesi bu hesaplardan çok daha eski ve ağır. Husi hareketi 2004'te Saada'da silahlı bir harekete dönüştü, 2014'te Sana'yı ele geçirdi ve 2015'ten beri hükümeti destekleyen Suudi öncülüğündeki koalisyonla on yılı aşkın süredir birbirini tüketiyor. BM verilerine göre 22 milyondan fazla Yemenli insani yardıma muhtaç ve eylülden bu yana 185 binden fazla kişi yerinden edildi. Ekim 2022'de sona eren BM ateşkesinden akabinde cephe hatları büyük ölçüde sabit kaldı, Riyad ve Husiler arasındaki doğrudan temaslar da 2023'te bir yol haritası konuşulacak noktaya ulaştı. Husi lideri Riyad'ın havalimanlarına, ithalata ve ekonomik kaynaklara kısıtlama getirdiğini öne sürüyor; dolayısıyla masadaki pazarlığın konusu cephe hattını aşıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi 12 Ekim'de Suudi mevkidaşını arayıp askerî yolda ısrarın durumu karmaşıklaştıracağını dile getirdi ve Riyad ve Husiler arasındaki diyaloğa yardım teklif etti. İki ülkenin 2023'te yeniden açtığı büyükelçilikler hâlâ çalışıyor, yani Riyad ve Tahran arasındaki kanal tümüyle kapanmış değil. Ankara'nın Tahran'la uzun bir ortak sınırı ve ticari bağları var. Husi saldırılarını kınarken bu köprüyü kullanılabilir tutması, kendi çıkarına olduğu kadar Riyad'a da fayda sağlayabilecek bir denge. Türkiye'nin sağlayabileceği katkı birlik göndermekten daha geniş bir alana yayılıyor. Hava savunması desteği Riyad'ın pistlerini açık tutabilir, Tahran'la konuşabilen bir NATO üyesi olmak da masaya oturmanın yolunu aralayabilir. Ara seçimlerden akabinde Beyaz Saray'ın dikkati başka bir cepheye kayarsa, Ankara'nın bu gün itibarıyla attığı adımların hesabı Riyad ve Tahran'la kurulan ilişkiler üzerinden görülecek. Pistlerini ve petrol tesislerini koruyabilen bir Riyad, Husilerle ve arkalarındaki Tahran'la daha rahat pazarlık eder ama bu hesabın tutması Suudi önleyici füze stoklarına ve Husilerin elinde kalan füze sayısına bağlı. Mekke Anlaşması'nı Riyad'ın seçeneklerini genişleten bir araca çevirebilen Ankara, hem Washington'ın "yük paylaşımı" arayışında hem de Tahran'la kurulacak masada söz sahibi olur. Bugünkü verilerle Erdoğan'ın Yemen savaşına taraf olarak katılması beklenmiyor ama Türkiye'nin bu savaşın nasıl biteceğine müdahil olması hiç de uzak bir ihtimal değil. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer bölge görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. ABDDONALD TRUMPTürkiyeYEMENGöktuğ Çalışkan Independent Türkçe için yazdıGöktuğ ÇalışkanCumartesi, Ekim 17, 2026 - 11:00Main image: 

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, Husilerin saldırılarının ardından bölgesel güvenlik tartışmalarının odağına yerleşti / Fotoğraf: SPA

TÜRKİYE'DEN SESLERType: newsSEO Title: Trump'ın gözü Ankara'da: Erdoğan, Yemen savaşına müdahil olur mu?copyright Independentturkish: 
Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
17 Ekim 2026, 11:04 10 dk okuma 307 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000