Türk kozmetik sektöründeki ihracat artışı iç pazara da ivme kazandırıyor
Kritik süreçte öne çıkan gelişmede; dikkat çeken bilgilere göre; EkonomiTürk kozmetik sektöründeki ihracat artışı iç pazara da ivme kazandırıyorTürk kozmetik sektörü, 2026'nın ilk yarısında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 yükseltti. İhracat odaklı büyüme, iç pazarın hareketlenmesine, üretim kapasitesinin artmasına ve yeni istihdam alanlarına katkı sağlıyor.
EkonomiTürk kozmetik sektöründeki ihracat artışı iç pazara da ivme kazandırıyorTürk kozmetik sektörü, 2026'nın ilk yarısında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 yükseltti. İhracat odaklı büyüme, iç pazarın hareketlenmesine, üretim kapasitesinin artmasına ve yeni istihdam alanlarına katkı sağlıyor.Kaan Ulu28 Eylül 2026•Güncelleme: 28 Eylül 2026İSTANBULAA muhabirinin İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinden (İKMİB) aldığı bilgiye göre, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yılın ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracatla tarihinin en yüksek ilk yarı ihracatına ulaşırken, aynı dönemde kozmetik ve yıkama müstahzarları ihracatı ise 100'den fazla ülkeye 1 milyar 563 milyon dolar olarak yaşandı.
Kozmetik ürünleri ihracatı yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9 artışla 1 milyar 178 milyon dolara ulaşırken, bu durum sektörün genel ihracat performansına güçlü katkısını ortaya koydu.
Kozmetik ürünlerinin yılın ilk 6 ayındaki ihracatına bakıldığında ise parfümde yüzde 18,1, sanayide kullanılan koku verici maddelerde yüzde 15,4, güzellik, makyaj ve cilt bakım ürünlerinde ise yüzde 12,3'lük tırmanış yaşanırken, Avrupa, Orta Doğu, Amerika ve Afrika başta olmak üzere geniş bir ihracat coğrafyasına ulaşılması da sektör temsilcileri tarafından Türk kozmetik sektörünün farklı pazarların beklentilerine cevap verebilen üretim gücünü gösterdiğine işaret ediliyor.
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Kozmetik Komite Başkanı Necdet Mot, "2026 yılının ilk 6 ayında Türk kozmetik sektörü, küresel pazarlardaki etkinliğini artırarak güçlü bir ihracat büyümesi gerçekleştirdi. Habere ilişkin edinilen son bilgilere göre, yetkili çevrelerin aktardığına göre, sektörün bu dönemdeki ihracat performansı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık olarak yüzde 9 oranında bir tırmanış gösterdi." dedi.
Mot, Türkiye'nin bu dönem itibarıyla 100'den fazla ülkeye kozmetik ürünü ihraç eder konuma geldiğini, Orta Doğu, Balkanlar ve Orta Asya gibi geleneksel olarak güçlü olunan pazarların yanı sıra Avrupa ve Kuzey Amerika pazarlarındaki pazar payının da bu dönemde tırmanış göstermeye devam ettiğini dile getirdi.
Dikkat çekici bir kritik önemli olay olarak, türkiye'nin kozmetik ihracatında son dönemde bir dönüşüm yaşandığını ve bundan böyle yalnızca üretim yapan değil, markalaşarak yurt dışına açılan bir sektör görüldüğüne işaret eden Mot, "Türkiye kozmetik sektörü bundan böyle yalnızca fason üretim yapan bir yer olmaktan çıkıp, kendi markalarını dünya sahnesine çıkaran köklü bir dönüşüm süreci yaşıyor. Sektör, fiyata dayalı rekabet yerine kalite, marka algısı ve inovasyon odaklı holistik bir yaklaşıma geçiş yapıyor." ifadelerini kullandı.
Yetkili çevrelerin açıklamalarına göre, mot, Türk kozmetik ürünlerinin küresel pazardaki başarısının, geçmişte büyük ölçüde "uygun fiyat" avantajına dayandığını, bu gün itibarıyla bu durum yerini kalite, esnek üretim yeteneği ve AR-GE gücünün oluşturduğu çok boyutlu bir rekabetçiliğe bıraktığını belirterek, "Dünya genelindeki tüketiciler ve distribütörler için Türkiye, bundan böyle sadece 'ekonomik bir alternatif' değil, aynı zamanda yüksek standartlarda inovasyon sunan stratejik bir partner olarak konumlanmaktadır." diye açıklamalarda bulundu.
Belirtmek gerekir ki, yılın ikinci yarısı için Türk kozmetik sektörünün oldukça pozitif bir görünüm sunduğunu ve yıl sonunda yeni bir ihracat rekorunun kırılmasına kesin gözüyle bakıldığını vurgulayan Mot, yılın ilk yarısında yakalanan yüzde 9'luk büyüme ivmesinin ve Eylül 2026 itibarıyla açıklanan güncel kimya sektörü verilerinin kozmetikteki bu pozitif gidişatın son çeyrekte de artarak devam edeceğine işaret ettiğini dile getirdi.
Öte yandan, mot, ihracattaki bu hareketliliğin iç pazardaki üretim ve satışlara olumlu yansıdığını vurgulayarak, "İhracattaki bu güçlü hareketlilik, iç pazarda üretimin şahlanmasını, ölçek ekonomisinin yakalanmasını ve firmaların üretim kapasitelerini kitlesel olarak artırmasını beraberinde getiriyor. Bilindiği üzere, gelişmeye yakından bakıldığında, kozmetikte dış pazarlardan gelen yoğun talep, iç piyasadaki dinamikleri doğrudan ve olumlu bir şekilde etkiliyor." şeklinde açıklamalarda bulundu.
Son dönemde küresel ve yerel makroekonomik dalgalanmalara rağmen, tüketicilerin kozmetik ve kişisel bakım harcamalarında dikkate değer bir büyüme ve dönüşüm gözlemlendiği belirten Mot, kozmetik sektörü harcamalarının şaşırtıcı bir şekilde yüksek bir direnç gösterdiğini kaydetti.
Gündeme gelen gelişmeye göre, mot, sektörde özellikle yerli üretimin ve yerli markaların iç pazardaki payında gözle görülür bir değişim görüldüğüne dile getirerek, "2026 yılı sektörel analizleri, geçmişte çok uluslu ithal markaların mutlak hakimiyetinde olan Türkiye iç pazarının, bundan böyle yerli markalar lehine köklü bir yapısal değişim geçirdiğini gösteriyor." dedi.
Kozmetik sektöründeki büyümenin kadın istihdamına da yansıdığını belirten Mot, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kozmetik ve kişisel bakım sektörü, Türkiye'de kadın istihdamını hem nicelik hem de nitelik olarak en güçlü şekilde sırtlayan kalelerin başında geliyor. Sektörün küresel ve yerel ölçekteki büyümesi, kadın çalışan sayısında ve kadınların yönetim kademelerindeki ağırlığında gözle görülür bir sıçramayı beraberinde getirdi. Özellikle doğal içerikli, dermokozmetik ve temiz güzellik odaklı startupların kurucu veya üst düzey yönetici koltuklarında kadınların oranı yüzde 40'ları aşmış durumda. Bu, küresel ortalamaların (yaklaşık yüzde 36) oldukça üzerinde bir performansa işaret ediyor."
Necdet Mot, ihracatın artmasıyla firmaların yeni çalışan ihtiyacının ortaya çıktığını ve bunun özellikle kadın istihdamını da desteklediğini vurgulayarak, "İhracat odaklı büyüme, kozmetik sektöründe çarkların daha hızlı dönmesini sağlarken, doğrudan yeni ve nitelikli çalışan ihtiyacını doğuruyor ve bu dinamik en çok kadın istihdamını besliyor." ifadelerini kullandı.
Kozmetik sektöründeki ihracat artışının sadece finansal bir başarı getirmekle kalmadığını, fabrikadaki paketleme işçisinden laboratuvardaki kimya mühendisine, e-ihracat uzmanından marka müdürüne kadar her kademede yeni istihdam alanları oluşturduğuna dikkati çeken Mot, sektörün genetik kodlarında kadın iş gücünün baskın olması sebebiyle açılan bu yeni pozisyonların en büyük kazananı ve taşıyıcısının yine kadınlar olduğunu dile getirdi.
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz. 💡 Neden Önemli? Ekonomik gelişmeler, vatandaşların alım gücünü, işletmelerin maliyet yapısını ve ülkenin genel rekabet gücünü doğrudan etkiler. Finansal okuryazarlık, bu tür haberleri doğru yorumlamak için kritik bir beceridir. Merkez bankası kararları, mali plan politikaları ve küresel piyasa hareketleri, ekonomik tablonun şekillenmesinde belirleyici rol oynar.
Yorumlar 0
Yorum Yap