Türkiye'de çocuk nüfus oranı dünya ortalamasının altında kaldı
Birleşmiş Milletler'in 2025 verilerine göre, dünya genelinde çocuk nüfus oranı yüzde 29,3 iken, Türkiye'de bu oran yüzde 24,8 olarak belirlendi. Türkiye, dünya ortalamasının altında çocuk nüfus oranına sahip. Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin Kaynak ekle Birleşmiş Milletler'in 2025 verilerine
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin Kaynak ekle Birleşmiş Milletler'in 2025 verilerine göre dünya genelinde çocuk nüfus oranı yüzde 29,3 olurken, Türkiye'de bu oran yüzde 24,8'de kaldı.
Türkiye, çocuk nüfus oranıyla dünya ortalamasının altında yer aldı. Birleşmiş Milletler'in (BM) 2025 Dünya Nüfus Beklentileri ile TÜİK'in Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, dünya genelinde çocuk nüfus oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı.
Değerlendirmelere göre, türkiye'de ise çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 seviyesinde gerçekleşerek dünya ortalamasının altında kaldı. Verilere göre çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler büyük ölçüde Afrika kıtasında yer aldı.
Sosyal medyada da geniş yankı bulan gelişmede, listenin ilk sırasında Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2 ile bulunurken, onu Nijer (yüzde 53,3), Somali (yüzde 53), Mali (yüzde 52,9) ve Çad (yüzde 52,7) izledi.
Bu gelişmeye paralel olarak, i̇lk 10'da bunun yanı sıra Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Burundi, Mozambik, Angola ve Uganda da yer aldı. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler arasında ise gelişmiş ekonomiler öne çıktı.
Listenin son sırasında Güney Kore yüzde 12,9 ile yer alırken, Japonya yüzde 14, Singapur yüzde 14,4, İtalya yüzde 14,6, Andorra yüzde 14,8, San Marino yüzde 15,1, Malta yüzde 15,5, Portekiz yüzde 15,6, İspanya yüzde 15,8 ve Bosna Hersek yüzde 15,9 oranına sahip oldu.
Yetkili çevrelerin açıklamalarına göre, türkiye'nin yüzde 24,8'lik çocuk nüfus oranı, yüzde 29,3 olan dünya ortalamasının 4,5 puan altında kaldı. Uzmanlar, çocuk nüfus oranındaki düşüşün doğurganlık hızındaki gerileme ve nüfusun yaşlanmasıyla yakından ilişkili olduğuna dikkat çekerken, bu eğilimin uzun vadede iş gücü, eğitim, sosyal güvenlik ve ekonomik büyüme üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini belirtiyor.
Yorumlar 0
Yorum Yap