Türkiye ile Yunanistan BM oturumunda karşı karşıya geldi: Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Yıldız'dan Atina'nın iddialarına net yanıt
Türkiye ile Yunanistan'ın Birleşmiş Milletler (BM) daimi temsilcileri, BM'nin "Gelişen Teknolojiler ve Deniz Güvenliği" konferansında Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'na ilişkin konuştu. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Yunan mevkidaşı Aglaia Balta'nın anlaşmanın geçersiz olduğu iddialarına yanıt vererek "uluslararası hukukun bir haritaya veya slogana indirgenemeyeceğini" aktardı.
HABERLERDünya HaberleriTürkiye ile Yunanistan BM oturumunda karşı karşıya geldi: Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Yıldız'dan Atina'nın iddialarına net yanıtGüncelleme Tarihi: Ekim 30, 2026 11:21
TwitterFacebookLinkedinWhatsappFlipboardLinki KopyalaHABER MERKEZİ/AAOluşturulma Tarihi: Ekim 30, 2026 11:21Türkiye ile Yunanistan'ın Birleşmiş Milletler (BM) daimi temsilcileri, BM'nin "Gelişen Teknolojiler ve Deniz Güvenliği" konferansında Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'na ilişkin konuştu. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Yunan mevkidaşı Aglaia Balta'nın anlaşmanın geçersiz olduğu iddialarına yanıt vererek "uluslararası hukukun bir haritaya veya slogana indirgenemeyeceğini" vurguladı.Haberlerimizi Google’da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google’da tercih edilenkaynak olarak ekleyinHaberin Devamı"Gelişen Teknolojiler ve Deniz Güvenliği" konulu BM Güvenlik Konseyi toplantısında, Türkiye-Libya mutabakatı tartışması yaşandı. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yıldız, Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının 2019'dan beri yürürlükte olduğunu ifade ederek, mutabakatın tarafları arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenlediğini kaydetti. Yunanistan'ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Aglaia Balta ise mutabakat zaptını hem coğrafyaya hem de uluslararası hukuka aykırı diye niteleyerek kesin bir dille reddetti.
Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız 'BU KONSEY BİR DENİZ SINIRLANDIRMA MAHKEMESİ DEĞİLDİR'
Konuyla ilgili değerlendirmelere göre, yıldız, "Yeni teknolojiler ve deniz güvenliği: barış ve güvenlik açısından etkileri" başlığı altında açık tartışma için toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde söz aldı.
Söz konusu gelişmeye göre, toplantının sabahki oturumunda Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Türkiye ile Libya arasında gerçekleştirilen deniz yetki muhtırasını gündeme getirerek eleştirmesine karşılık veren Yıldız, "Bu Konsey bir deniz sınırlandırma mahkemesi değildir. Bir harita bir iddiayı gösterebilir bununla birlikte onu yargılayamaz" diye konuştu.
'EGEMEN AYRICALIK ÜÇÜNCÜ BİR DEVLETİN İTİRAZIYLA REDDEDİLEMEZ' Yıldız, iki egemen devlet arasında imzalanan Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın 2019'dan beri yürürlükte olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye ve Libya, her biri uluslararası anlaşmalar yapma hakkına sahip iki egemen devlettir. Bu egemen ayrıcalık, yalnızca üçüncü bir devletin sınırlandırmaya itiraz etmesi veya sonucuna katılmaması nedeniyle reddedilemez. Türkiye-Libya Mutabakatı, tarafları arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenler, taraf olmayan devletlerin haklarını belirlemez veya etkilemez. Türkiye'nin diğer denizcilik düzenlemeleriyle ilgili olarak sürekli olarak savunduğu ilke tam olarak budur. Bu düzenlemeler Türkiye aleyhine kıta sahanlığı haklarını azaltmak için kullanılamaz. Aksi yöndeki iddialar, devletlerin anlaşma yapma konusundaki egemen kapasitelerini sorgulamak yerine, diyalog ve adil sınırlandırma yoluyla ele alınmalıdır."
Yunan Başbakanı'nın Mutabakat Zaptı'nın "coğrafyaya aykırı" olduğu yönündeki iddiasına da cevap veren Yıldız, uluslararası içtihadın, kıyı yapısı ve ilgili koşullar ne olursa olsun Ege'deki her adaya otomatik olarak tam yetki tanımadığını vurguladı.
Değerlendirmelere göre, yıldız, "Türkiye, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (UNCLOS) kritik bir araç olarak kabul etmekle birlikte bu sözleşmeye taraf değildir. Sözleşme ne evrensel ne de tek belirleyici hukuki metindir ve taraf olmayan bir ülke aleyhine ileri sürülen her hükmün bağlayıcı örfi hukuk teşkil ettiği varsayılamaz" dedi.
Elde edilen bilgilere göre, türkiye'nin bu hususun diyalogla çözülmesinden yana olduğunu dile getiren Yıldız, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ay BM Genel Kurulu konuşmasında belirttiği gibi Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun olarak çözülmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı. Yıldız, "Bu konuda yapıcı bir şekilde görüşmeye hazırız. Ancak kapsayıcı ve kalıcı bir yaklaşımın, Kıbrıs Türklerinin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin meşru hak ve çıkarlarını da dikkate alması gerektiğini anlıyoruz" açıklamasını yaptı.
'DİPLOMASİ FARKLILIKLARI ANLAŞMAZLIKLARA DÖNÜŞTÜRMEDEN ELE ALABİLMELİ' Türkiye'nin çok taraflı deniz güvenliğine olan bağlılığını Bulgaristan ve Romanya ile bölgesel düzeyde, Somali ve Lübnan'da küresel düzeyde yaptığı çalışmalarla pratikte gösterdiğini belirten Yıldız, "Donanmalarımız BM yetkisi altında etkili bir işbirliği sergilemiştir, bu nedenle diplomasi de farklılıkları anlaşmazlıklara dönüştürmeden ele alabilmelidir" diye konuştu.
Yıldız, "Çözülmemiş sınırlandırma sorularını düşmanlık olarak göstermek deniz güvenliğine hizmet etmez. Evet, coğrafya yeniden yazılamaz bununla birlikte uluslararası hukuk da bir haritaya veya slogana indirgenemez. Türkiye, eşitlik, karşılıklı saygı ve iyi komşuluk ilkeleriyle yönlendirilen anlamlı müzakerelere hazırdır" değerlendirmesinde bulundu.
Gelişen teknolojilerin denizcilik alanında farkındalığı, arama ve kurtarmayı, seyir güvenliğini ve kritik denizaltı altyapısının korunmasını güçlendirebileceğini anlatan Yıldız, siber saldırılar, seyir ve iletişim sistemlerine müdahale ve otonom teknolojilerin kötüye kullanımının da aksama ve istenmeyen tırmanma riskleri oluşturabileceğini dile getirdi.
Yıldız, teknolojinin gelişim ve kullanımının BM Şartı ve geçerli uluslararası hukuka uygun olması gerektiğini vurgulayarak, bu konuda anlamlı insan gözetimi, hesap verebilirlik ve uygun güvencelerin şart olduğuna dikkat çekti.
Yunanistan'ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Aglaia Balta ise Türk-Libya mutabakat zaptının hem coğrafyaya hem de uluslararası hukuka aykırı olduğunu iddia etti. Balta, mutabakat zaptının Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmış olmasının, zaptın "geçersiz olma" niteliğini değiştiremeyeceğini ve ona hukuki bir etki kazandıramayacağını savundu.
"Coğrafya yeniden şekillendirilemez. Bu bir slogan değil" diyen Yunan yetkili, iki devlet arasındaki hiçbir anlaşmanın üçüncü bir devletin egemenlik haklarını etkileyemeyeceğini de sözlerine ekledi.
Skai'nin haberine göre, Yunanistan Büyükelçisi bunun yanı sıra uluslararası hukukun tek taraflı iddialara hizmet etmek için seçici bir şekilde uygulanamayacağını belirterek, Yunanistan'ın İtalya ve Mısır ile yaptığı deniz sınırlandırma anlaşmalarına da atıfta bulundu. Türkiye'nin Güvenlik Konseyi'nde konunun görüşülmesine yönelik itirazına yanıt veren Balta, deniz güvenliğinin temelinde deniz hukukuna saygının yattığını kaydetti.
Gün boyu devam eden BM Güvenlik Konseyi'nin sabahki oturumunda Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, 2019'da Libya ve Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasının geçersiz olduğunu savunmuş, anlaşmanın uluslararası deniz hukuku ilkelerini ihlal ettiğini iddia etmişti.
💡 Neden Önemli? Uluslararası haberler, küresel dengelerin ve diplomatik ilişkilerin seyrini yansıtır. Türkiye'nin dış politika öncelikleri ve uluslararası konumlanması açısından bu gelişmeleri yakından takip etmek büyük önem taşır. Küresel olaylar, ekonomik ilişkilerden güvenlik politikalarına kadar geniş bir yelpazede etkiler yaratabilir.
Yorumlar 0
Yorum Yap