Uluslararası Gazetecilik Profesörü Gusman: Güney Kafkasya yeni fırsatlar alanına dönüştü
Azerbaycanlı Uluslararası Gazetecilik Profesörü Mihail Gusman, Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış anlaşmasına yönelik sürecin ilerlemesiyle bölgenin yeni ulaşım koridorları ve ekonomik bağlantılar açısından kritik fırsatlar sunduğunu söyledi. Güney Kafkasya'nın geçmişte çatışmalarla özdeşleştiğini hatırlatan Gusman, bugün ise dünyanın önde gelen aktörlerinin ilgisini çeken bir bölge haline geldiğini ifade etti. Gusman, "Bugün durum köklü şekilde değişti. Her şeyden önce Azerbaycan işgal altındaki topraklarını kurtarabildi. Azerbaycan ve Ermenistan barış anlaşmasının imzalanması
Güney Kafkasya'nın geçmişte çatışmalarla özdeşleştiğini hatırlatan Gusman, bugün ise dünyanın önde gelen aktörlerinin ilgisini çeken bir bölge haline geldiğini ifade etti.
Gusman, "Bugün durum köklü şekilde değişti. Her şeyden önce Azerbaycan işgal altındaki topraklarını kurtarabildi. Azerbaycan ve Ermenistan barış anlaşmasının imzalanmasının eşiğinde ve bu anlaşma zaten parafe edildi. Güney Kafkasya artık yeni fırsatlar alanına dönüştü." dedi.
Yeni ulaşım koridorları ve ekonomik bağlantılar nedeniyle Güney Kafkasya'nın ABD, Çin ve Rusya gibi dünyanın en büyük aktörlerinin ilgi gösterdiği bir bölgeye dönüştüğünü söyleyen Gusman, "Güney Kafkasya'da Türkiye için de büyük fırsatlar açılıyor. Burada Hazar Denizi'ne çıkış, Orta Koridor var. Yani bugün bu artık pratik bir gerçeklik." ifadelerini kullandı.
Azerbaycan'ın 2. Karabağ Savaşı'nın ardından egemenliğini yeniden tesis etmesinin ülkenin bölgesel ve küresel konumunu güçlendirdiğini belirten Gusman, bu süreçte Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in politikalarının kritik rol oynadığını vurguladı.
Elde edilen bilgilere göre, gusman, Azerbaycan'ın farklı ülkelerle geliştirdiği ilişkilere dikkati çekerek, "Azerbaycan çok kritik bir bağımsız jeopolitik aktör oldu." ifadesini kullandı.
Azerbaycan'ın ABD ile stratejik ortaklık ilişkisine, Rusya ile 2022'de varılan stratejik anlaşmaya ve Türkiye ile ilişkilerine değinen Gusman, Bakü'nün İran'la da istikrarlı ilişkiler yürüttüğünü söyledi.
Gusman, Avrupa'nın Azerbaycan'ın imkanlarına giderek daha fazla ilgi gösterdiğini belirterek, özellikle Avrupa'nın Rus hidrokarbonlarından vazgeçmesinin ardından Azerbaycan'ın enerji alanında da etkili bir aktör haline geldiğini ifade etti.
Söz konusu gelişmeye göre, azerbaycan'ın Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerinin de aktif şekilde geliştiğini belirten Gusman, Cumhurbaşkanı Aliyev'in Özbekistan ve Kırgızistan ziyaretleri ile ikili ve geniş formatlı görüşmelerin yoğunlaştığını kaydetti.
Gusman, Zengezur Koridoru'nun Azerbaycan ile Nahçıvan arasındaki ulaşım bağlantısının geliştirilmesi açısından önem taşıdığını belirterek, bu güzergahın gelecekte bölgenin en kritik ticaret yollarından biri olabileceğini söyledi.
Zengezur Koridoru'nun Türkiye açısından da yeni yollar ve imkanlar oluşturacağını ifade eden Gusman, "Zengezur Koridoru bir barış koridoru olabilir." dedi.
Gündeme gelen gelişmeye göre, türkiye açısından Zengezur Koridoru'nun Anadolu'dan Orta Asya'ya uzanan coğrafyada ekonomik ve siyasi varlığın güçlendirilmesi açısından fırsatlar sunduğunu belirten Gusman, Orta Asya ülkelerinin kritik ekonomik potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Güney Kafkasya'nın ABD ve Avrupa açısından da yeni fırsatlar sunduğunu belirten Gusman, enerji, ulaştırma bağlantıları ve Orta Asya pazarlarına erişim alanlarının önem taşıdığını kaydetti.
Gusman, Güney Kafkasya'nın farklı ülkelerin çıkarlarının karşılıklı fayda temelinde kesişebileceği bir alan olması gerektiğini ifade ederek, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattını buna örnek gösterdi.
Gusman, Azerbaycan Ulusal Lideri Haydar Aliyev'in girişimiyle hayata geçirilen BTC projesinin farklı ülkeleri bir araya getirdiğini belirterek, davet edilen herkesin kazandığını kaydetti.
Edinilen bilgilere göre, bTC'nin bugün de başarılı şekilde işlemesinin, farklı ülkelerin çıkarları arasında denge kurulmasından kaynaklandığını belirten Gusman, ABD, Rusya, Fransa, İngiltere ve Türkiye'nin projede kendi çıkarlarını bulduğunu söyledi.
Gusman, "Şimdi Güney Kafkasya'da ortaya çıkan bu yeni fırsatlarda da herkesin kendi çıkarını bulması gerektiği yönünde bir benzerlik görüyorum." ifadesini kullandı.
Rusya-Ukrayna savaşının yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, daha geniş bir coğrafyayı etkilediğini belirten Gusman, savaş nedeniyle ticaret güzergahlarının, enerji akışlarının ve hava ulaşımının değiştiğini söyledi.
Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin iki kardeş ülke arasındaki bağların ötesinde bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını belirten Gusman, Türkiye'nin 2. Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan'a gösterdiği dayanışmaya dikkati çekti.
Gusman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Zafer Geçidi'ne katılımını hatırlatarak, bunun Azerbaycan halkının hafızasında yer ettiğini söyledi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki yakın ve güvene dayalı ilişkiye de değinen Gusman, "İki lider arasındaki kişisel uyum, zor meselelerde ve çok hassas şekilde çözülmesi gereken bir düğüm olduğunda belirleyici rol oynuyor." dedi.
Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin temel belgelerinden biri olarak Şuşa Beyannamesi'ne işaret eden Gusman, belgenin iki ülke arasındaki ittifak ilişkilerinin niteliğini uzun yıllar boyunca belirlediğini söyledi.
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.
Yorumlar 0
Yorum Yap