Uzmanından 10 altın tavsiye: Yapay zekâyı nasıl kullanmalı
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

Uzmanından 10 altın tavsiye: Yapay zekâyı nasıl kullanmalı

Türkiye’de 6-15 yaş grubundaki çocukların internet kullanım oranı yüzde 91.3’e yükseldi. Düzenli internet kullanan çocukların 75’i ise ödev, öğrenme veya çevrimiçi ders için yapay zekâdan faydalanıyor. Prof. Dr. Tuncay Dilci de yapay zekâda dikkat edilmesi gerekenleri 10 maddede sıraladı... HABERLERGündem HaberleriUzmanından 10 altın tavsiye: Yapay zekâyı nasıl kullanmalıGüncelleme Tarihi: Eylül 12, 2026 07:00 TÜİK verilerine göre Türkiye’de 6-15 yaş grubundaki çocukların internet kullanım oranı 2021’de yüzde 82.7 iken 2024’te yüzde 91.3’e yükseldi. Düzenli yapay zekâ kullana

L
Lumout Medya 12 Eylül 2026, 07:00
1 4 dk

HABERLERGündem HaberleriUzmanından 10 altın tavsiye: Yapay zekâyı nasıl kullanmalıGüncelleme Tarihi: Eylül 12, 2026 07:00

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 6-15 yaş grubundaki çocukların internet kullanım oranı 2021’de yüzde 82.7 iken 2024’te yüzde 91.3’e yükseldi. Düzenli yapay zekâ kullanan çocukların yüzde 75’i internetten ödev, öğrenme veya çevrimiçi ders izlemeyi amaçlıyor. Üretken yapay zekâ araçlarının da eğitim hayatına hızla girmesiyle öğrenciler için üretilen bilgiyi sorgulaması, doğrulaması ve etik biçimde kullanması önem kazanıyor. TÜİK’in Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, çocukların dijital dünyayla temasının ulaştığı boyutu ortaya koyuyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, yapay zekâ okuryazarlığının doğru komut yazmak anlamına gelmediğini ve eleştirel düşünme, güvenilir bilgiye ulaşma, mahremiyeti koruma ve teknolojiyi ölçülü kullanma becerilerini de kapsadığını belirtti. Dilci, aileler ve öğrenciler için yapay zekâ kullanırken dikkat edilmesi gerekenleri 10 başlıkta sıraladı:

Öğrenci, bir soruyu doğrudan yapay zekâya yöneltmeden önce kendi bilgisini ve çözüm önerisini ortaya koymalı. Yapay zekâ düşünmenin yerine geçen değil, düşünmeyi geliştiren bir yardımcı olarak kullanılmalı.

Yapay zekâ son derece ikna edici görünen yanlış veya eksik bilgiler üretebilir. Verilen bilgiler en az iki güvenilir kaynaktan; ders kitabı, akademik yayın, resmi kurum ya da öğretmen üzerinden kontrol edilmeli.

Öğrenciler yapay zekâdan yalnızca yanıt değil, kullandığı kaynakları ve bu kaynakların tarihlerini de istemeli. Ancak yapay zekânın verdiği kaynak adlarının da gerçek olup olmadığı kontrol edilmeli.

Yapay zekâya ödevin tamamını yazdırmak yerine “Bu konuyu bana örnekle açıkla”, “Hangi noktayı yanlış anlamış olabilirim?” veya “Beni bu konudan sınar mısın?” gibi öğrenmeyi destekleyen sorular yöneltilmeli.

Yapay zekâdan alınan metni olduğu gibi teslim etmek öğrenmeyi engeller. Öğrenci bilgiyi anlamalı, kendi düşüncesini eklemeli ve metni kendi anlatımıyla yeniden oluşturmalı.

Ödev veya projede yapay zekâdan yararlanıldıysa bunun hangi aşamada ve ne amaçla yapıldığı belirtilmeli. Başkasına ait düşünceyi kendisininmiş gibi sunmak, akademik dürüstlük ilkelesine ters düşer.

Ad-soyad, okul, adres, telefon numarası, şifre, sağlık bilgisi, kimlik belgesi, özel fotoğraf ve aileye ilişkin bilgiler yapay zekâ sistemlerine yüklenmemeli. Aileler de çocuklara hangi verilerin neden paylaşılmaması gerektiğini anlatmalı.

Bir görüntünün gerçekçi görünmesi, gerçek olduğu anlamına gelmez. Kaynağı belli olmayan fotoğraf, video ve ses kayıtları paylaşılmadan önce farklı haber kaynaklarıyla karşılaştırılmalı; mümkünse tersine görsel arama yapılmalı.

Yapay zekâ sistemleri toplumsal önyargıları, kalıplaşmış yargıları ve tek taraflı bakış açılarını yeniden üretebilir. Öğrenciler aynı soruyu farklı biçimlerde sormalı, karşıt görüşleri araştırmalı ve son kararı kendi değerlendirmeleriyle vermeli.

Yapay zekâ kullanımı çocuğun yaşına uygun, açık ve anlaşılır aile kurallarına bağlanmalı. Kullanım süresi, kullanılabilecek uygulamalar ve paylaşılmayacak bilgiler birlikte belirlenmeli. Yapay zekâ; uykunun, hareketin, yüz yüze iletişimin ve gerçek sosyal ilişkilerin önüne geçmemeli.

- Çocukları yapay zekâdan tamamen uzaklaştırmanın kalıcı bir çözüm olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tuncay Dilci, ailelerin çocuklarla birlikte uygulamaları deneyerek doğru ve yanlış kullanım örneklerini konuşması gerektiğine dikkat çekti. Dilci, yapay zekâ okuryazarlığının temelinde ise “Bu bilgiyi kim üretti, hangi kaynağa dayanıyor, doğru olmayabilir mi ve paylaşmam güvenli mi?” sorularının bulunduğunu belirtti.

Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
12 Eylül 2026, 07:00 4 dk okuma 1 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000