Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Kozinoğlu soruşturmasında ifade verdi: Kayıp notlar soruldu
Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alındı. Perinçek’e, Kozinoğlu’nun cezaevinde bulunduğu dönemde kendisine gönderdiği mektuplar ile ölümünden önce tuttuğu ve kayıp olduğu değerlendirilen notlar soruldu.
Eski MİT Asya Bölgesi Başmüşaviri Kâşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de "Oda TV kumpası" kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde, ilk duruşmasına yalnızca on gün kala şüpheli koşullarda hayatını kaybetmişti. Dönemin adli mercilerince "kronik iskemik kalp hastalığına bağlı kalp durması" denilerek 2012'de takipsizlikle kapatılan dosya, aradan geçen 15 yılın ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri Kanunu'na muhalefet" suçları kapsamında yeniden açıldı.
Yeniden açılan soruşturma kapsamında Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Silivri Adliyesi'nde "bilgi sahibi" sıfatıyla yaklaşık iki saat boyunca savcılığa ifade verdi. Savcılık sorgusunun ayrıntıları kamuoyuna tam olarak yansımazken, sorguda Perinçek'e cezaevinde kaybolduğu iddia edilen el yazısı notların sorulduğu öğrenildi.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında bilgi sahibi sıfatıyla ifade verdi. (Fotoğraflar: Takvim Fotoğraf Arşivi)
Kozinoğlu, cezaevinde bulunduğu dönemde güvenliğinin kalmadığını belirterek kaleme aldığı gizli notları ve mektupları Doğu Perinçek'e ulaştırmış, bu metinler ölümünün hemen ardından "Kaşif Kozinoğlu'nun Mezara Götürmediği Sırlar" başlığıyla kitaplaştırılmıştı. Perinçek, bu ölümün basit bir kalp krizi olmadığını, mahkemedeki savunmasıyla kumpas mekanizmasını çökerteceğini belirten Kozinoğlu'nun planlı bir suikasta kurban gittiğini savunmuştu.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, savcılığın Perinçek'e yönelttiği en kritik başlığı, cezaevinde buharlaştırıldığı iddia edilen savunma notları oluşturdu. İddialara göre Kozinoğlu; MİT operasyonları, Orta Asya'daki para transferleri ve bürokrasiye sızan örgüt kadrolarının listesini içeren yaklaşık 1500 sayfalık el yazısı hazırlamış, bununla birlikte bu dokümanlar cezaevi yönetimi tarafından engellenerek adli emanete kaydedilmeksizin ortadan kaldırılmıştı. Başsavcılık, dönemin kayıtları ve firari cezaevi personeli üzerinden bu kayıp arşivin izini sürüyor.
Perinçek, Kozinoğlu'nun 22 Ekim 2011 tarihli notlarında kaleme aldığı "Öldürmek dâhil her şeyi yaptırabilir" uyarısını hatırlatarak, cinayet kastının açık olduğunu daha önce söylemişti.
Soruşturmanın koğuş boyutunda, Kozinoğlu'nun fenalaştığı saatlerde yanında bulunan emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ve emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım gözaltına alındı. İki isim, yaş ve sağlık durumları gözetilerek "kasten öldürme" suçlamasıyla ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbirine tabi tutuldu.
Güvenlik kamerası kayıtlarında koğuş ortak alan aydınlatmasının yaklaşık 14 dakika kapalı kalması, Uğur'un odadan çıkış görüntüleri ve Kozinoğlu'nun kullandığı kahve bardağının yıkanması delil karartma şüphesi olarak dosyaya girdi. Uğur ifadesinde ışığın gündüz vakti söndürüldüğünü savunurken, 15 Kasım 2011 tarihli ilk tutanağında yer alan görevlilerin kusursuz çalıştığı yönündeki beyanını yeni sorgusunda "O ifadeler bana ait değildir" diyerek reddetti.
Soruşturmanın casusluk ağına uzanan ayağında, cezaevinde bulunan eski MİT mensubu Enver Altaylı "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla tutuklandı.
Altaylı'nın dijital materyallerinde ele geçirilen ve örgüt elebaşına yazıldığı saptanan mektuptaki şu ifadeler doğrudan suikast iradesi sayıldı:
Konu hakkında yapılan değerlendirmelerde, "Kaşif Kozinoğlu MİT Müsteşarı olmaya çalışıyor. Eğer böyle bir şey olursa Allah memleketi, devleti, Fethullah Hoca Efendi'yi, cemaatin önde gelenlerini korusun. Bu tam bir felaket olur... Bu adam hizmet elemanlarını hedef gösteriyor. Bu kişinin etkisiz hale getirilmesi sağlanmalıdır."
Adli tıp süreçlerindeki şüpheleri gidermek amacıyla Ümraniye Kocatepe Mezarlığı'nda feth-i kabir işlemi icra edildi; naaştan alınan örnekler toksikolojik analiz için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'na gönderildi.
Konunun arka planına bakıldığında, 2011 yılındaki ölümü yüzeysel bir soruşturmayla takipsizlik vererek kapatmış olan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve cezaevi savcısı Necip Doğan "örgüt üyeliği" suçlamasıyla tutuklandı. Kozinoğlu'nu televizyon dizisindeki "Kazım Kaşifoğlu" karakteri üzerinden hedef alan kurguyu yönettiği saptanan eski emniyet müdürü Bayram Özbek de "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan cezaevine gönderildi.
Soruşturma, adli tıp heyetinden gelecek kesin toksikoloji raporu doğrultusunda çok yönlü devam etmekte.
Yorumlar 0
Yorum Yap