Yarı insan yarı fare beyni geliştirildi
GÜNCEL SON DAKİKA MANŞET

Yarı insan yarı fare beyni geliştirildi

Stanford Üniversitesinden araştırmacılar, insan beyin dokusunun canlı bir organizmada nasıl geliştiğini ve hastalıklardan nasıl etkilendiğini incelemek amacıyla insan beyin organoidlerini genetik olarak değiştirilmiş farelerin beyinlerine nakletti. Araştırmaya göre, bilim insanları, farelerin beyinlerindeki serebral korteks ve hipokampusun gelişimini genetik müdahaleyle büyük ölçüde sınırlandırarak insan beyin dokusunun büyüyebileceği alan oluşturdu. Daha sonra laboratuvarda, bağışlanan deri hücrelerinin yeniden programlanmasıyla elde edilen insan beyin organoidlerinden hücreler yeni doğan fa

L
Lumout Medya 17 Eylül 2026, 15:34
0 3 dk

Stanford Üniversitesinden araştırmacılar, insan beyin dokusunun canlı bir organizmada nasıl geliştiğini ve hastalıklardan nasıl etkilendiğini incelemek amacıyla insan beyin organoidlerini genetik olarak değiştirilmiş farelerin beyinlerine nakletti.

Konuya ilişkin, araştırmaya göre, bilim insanları, farelerin beyinlerindeki serebral korteks ve hipokampusun gelişimini genetik müdahaleyle büyük ölçüde sınırlandırarak insan beyin dokusunun büyüyebileceği alan oluşturdu.

Dikkat çekici bir gelişme olarak, daha sonra laboratuvarda, bağışlanan deri hücrelerinin yeniden programlanmasıyla elde edilen insan beyin organoidlerinden hücreler yeni doğan farelerin beyinlerine nakledildi.

Her enjeksiyonda yaklaşık 100 bin insan beyin hücresi kullanılırken, nakiller sonucunda fare beyninde yaklaşık 4 milyon insan beyin hücresinin geliştiği ve bu hücrelerin beynin hacim olarak yaklaşık yarısını oluşturduğu belirtildi.

Nakilden yaklaşık 3 ay sonra insan beyin dokusunun farelerin kan dolaşımına bağlandığı ve fare beyninde kendisi için oluşturulan alanın büyük bölümünü doldurduğu tespit edildi. Bazı insan nöronlarının farelerin beyin hücreleri ve omurilikleriyle bağlantı kurduğu görüldü.

Söz konusu gelişmeye göre, araştırmacılar, oluşturdukları fare modelinin şizofreni, epilepsi, serebral palsi, zihinsel engellilik ve nadir demans türleri gibi hastalıkların araştırılmasında kullanılabileceğini belirtti.

Guardian gazetesinin haberine göre, çalışmayı yöneten Stanford Üniversitesi Psikiyatri Profesörü Sergiu Pașca, yaptığı açıklamada, insan beyninin karmaşık yapısı ve canlı insan beynine erişimin mümkün olmaması nedeniyle nöroloji ve psikiyatride hastalıkların araştırılması ve yeni tedavilerin geliştirilmesinin zor olduğunu belirtti.

Pașca, çalışmanın insan beyninin gelişimi ve işlevinin bazı yönlerini araştırmacılar için erişilebilir hale getirmeyi amaçladığını ifade etti.

Öte yandan insan beyin organoidlerinin hayvanlara nakledilmesi, hayvan refahı ve bu dokuların bilinç veya acı hissedip hissedemeyeceğine ilişkin etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulundan hukuk profesörü Emily Jackson, hayvan refahının kritik bir konu olduğunu belirterek, nakledilen dokunun hayvanlar üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Cambridge'deki MRC Moleküler Biyoloji Laboratuvarından Madeline Lancaster ise yöntemin özellikle hastalıkların ve tedavilerin canlı bir organizma üzerinde incelenmesini gerektiren araştırmalarda kullanılabileceğini bununla birlikte insan beyninin doğal gelişimini anlamada modelin sınırlı kalabileceğini kaydetti.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, araştırmanın sonuçları "Nature" dergisinde yayımlandı.

Bu haberi paylaş: Facebook Twitter WhatsApp
L
Bu Haberi Hazırlayan
Lumout Medya
Lumout Medya haber ekibi tarafından derlenen bu haber, editoryal standartlarımız çerçevesinde hazırlanmıştır.
17 Eylül 2026, 15:34 3 dk okuma 0 görüntülenme

Yorumlar 0

Yorum Yap

0 / 1000